18-05-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow "...ya, bu İslam ne kadar kolay bir din.!"
"...ya, bu İslam ne kadar kolay bir din.!" PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 11
KötüÇok iyi 
Yazar Fahri YURTSEVER   
01-01-2013
"...ya, bu İslam ne kadar kolay bir din.!" 

                                         Fahri YURTSEVER
Ünlü bir gazeteci-televizyoncumuz, meramını anlatabilmek için, bir Hristiyan arkadaşının Müslüman oluşunun hikayesini anlatıyor. "Kelime-i Şahadet getir olursun" demiş. İtiraz gelmiş ve camide, imamın huzurunda yapmak, onay almak istemiş müstakbel müslim. Camiye gitmişler. Hoca, kelimei şahadet getirmesini istemiş, icabet etmiş, "tamam bu kadar, artık sen Müslüman oldun, hayırlı olsun" demiş. Bunun üzerine yeni müslim, "ya, bu İslam nekadar kolay bir din.!" şeklinde, hayretini dile getirmiş..

Gerçektende, bilindiği üzere İslam dini, pek çok inanışa göre kolay ve kolaylaştırıcıdır. Ama mevzuu bu noktada bitmemeli.!

İslam din olarak kolay, yalındır, hiç bir işi zora sokmaz, cevapsız bırakmaz. Evet, kelimei şahadet getirmekle bu dinin dairesine gireriz, ancak Müslümanlık bu kadarcık tarife sığmamalı, yetinilmemeli. Çünkü, bilakis, asıl zorluk bundan sonra başlar.

Kelime-i Şahadet getirmekle, bir nevi Allah ile aramızda ikili-sözlü bir akit yapmış, ben bundan sonra "senin" kurallarına -Kuranı Kerim'e- uyacağım sözü vermiş oluruz. Verdiğimiz söz nedir.? Neleri içerir ve bu sözü niçin, ne karşılığı veririz.? Sözümüzde ne kadar samimiyiz.?

Bir Müslüman, herşeyden önce doğru dürüst bir insan olmak durumundadır. Kendine karşı dürüst olmak zorundadır. İnancında, itikatında, ibadetinde, her an, her durumda içtenlik-samimiyet, dürüstlük gerektirir. Ahirette hesap göreceği, ancak o gün "ödüllendirileceği" rabbine karşı her an, her işinde dürüst olması mutlaktır. İlk şart budur.Ve izaha gerek yok, bu şartların en zor olanıdır. Bir düşününüz, mükafat alacağınız zaman-mekan, öbür dünyadır, ta kıyamet günü Allah katıdır. Bu dünyada, iyi bir Müslüman olduğunuz için kimse sizi alkışlayamayacak ve bir ödül veremeyecektir. Riyadan, gösteriş için ibadetten men edilmişsinizdir. Kimseyi incitmeyecek, kurda kuşa, karıncaya, ota dahi luzümsüz yere zarar veremeyeceğiniz gibi, onlarında hakkını teslim edecek, ayıracaksanız. Kötülükten, heva hevesten sakınacak, daima "hayırlı amel işleyeceksiniz." Miskin olmayacak, başkasının hakkını yemeyecek, namusuna uzanmayacaksınız. Çalışkan ve üretken, iyi bir insan, adam gibi adam olacaksınız.

Bütün bu "zorluklara" Allah rızası için katlanacak ve derdinizi sadece O'nunla, sessizce paylaşabileceksiniz. Ve O size, gönül gözünüz yoluyla cevap verecek. Bundan daha büyük bir müşkülü tahmin eden beri gelsin.

Yorum
Yazar girisim açık 2013-01-04 18:12:58
Fahri bey iyi bir noktaya temas etmişsiniz. 
Müslüman olmak kolay tabiiki ama islam, müslüman olmakla bitmiyor. Amaç müttaki yani Allah'tan onu görüyormuşcasına korkan, kamil insanlar yetiştirmektir. Günümüzde maalesef sadece müslüman olmanın tüm problemi çözdüğünü düşünen bir zihniyet hakim. Dil ile söyleyip kalben inadığınız zaman kimse size müslüman değilsiniz diyemez. Ancak yakinen bilmek için mesafe katedmek gerekir. Takdir edilmesi gerekenler de onlardır. Günümüzde siyasal islamcılık revaçta olduğu için, siyasi olarak İslam'ı tercih eden herkesi aynı kefeye koyan bir anlayış var.
Yazar Fahri açık 2013-01-07 03:01:39
Yorum yazma nezaketiniz için teşekkür ederim. 
Ben aşağıdaki, konuya uygun bir fıkrayla, fıkara gibi, cevap vermiş olayım. 

DEVRİM BÖYLE OLUR! 
Humeyni Devrimi'nin ülkede yeni bir hayatı başlattığı yıllarda İran'da bir aileye soruluyor: 
- Devrim hayatınızda neyi değiştirdi? 
Aile reisi yanıtlıyor: 
- Eskiden dışarıda içer, evde ibadet ederdik, şimdi evde içiyor, dışarıda ibadet ediyoruz... 
Bu Bir İman Manifestosudur.
Yazar peyami açık 2013-01-09 23:05:20
Sayın yazarı bu iman manifestosundan ötürü kutluyoruz.  
 
Ayrıca 2. yorumda İran'daki menfi değişim ironik biçimde çok güzel açıklanmış. Din kisvesi altında malı götüren dünyacı mollaların eseri başka türlü olabilir miydi?
Yazar Fahri açık 2013-01-13 03:08:06
DUANIN GÜCÜ mü.! 
Küçük kasabanın birinde, bir kilisenin tam karşısında arazisi olan adam, bir gece kulübü açmaya karar vermiş ve inşaata başlamış. Rahip ve cemaati buna şiddetle karşı çıkmışlar.  
Ancak, mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına dair yasal engel yokmuş, engelleyememişler.  
Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, rahibin öncülüğünde bu gece kulübü için her pazar beddua etmekten öteye pek geçememiş.  
 
İnşaat ilerlemiş ve açılış gününe denk gelen Pazar ayininden hemen sonra,  
nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu gece kulübü yerle bir olmuş.  
Kilisenin rahip ve cemaati, sevinçle bu ‘kutsal’ olaydan duydukları büyük memnuniyeti yüksek sesle ve alenen göstermekten, dillendirmekten, laf çarpmaktan kaçınmamışlar. 
 
Gece kulübü açacak kişi, rahip ve cemaatin direkt veya endirekt olarak bu hasardan ve zararından sorumlu oldukları iddiası ile, kiliseye karşı yüklü bir tazminat davası açmış.  
 
Rahip ve cemaati, polis ve savcılığa verdikleri ifadelerinde, bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı cihetiyle, suçlamayı şiddetle redetmişler. Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını kabul etmemişler.  
Savcılıkça, gerekli belgeler tamamlanıp, dosya tamamlanmış, ön mahkemeye hakim karşısına çıkarılmışlar. Hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:  
- Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi inanın bilemiyorum. Çünkü, dosyadaki tutanaklara bakarsak, ortada oldukça tuhaf bir durum var. 
1-Davacı taraf, duanın gücüne kesinlikle inanan bir gece kulübü işletmecisi,  
2-Davalı ise, duanın gücüne inanmakta tereddüt eden, hatta ret eden saygıdeğer rahip ve cemaati...!  
 
sn.peyami'ye
Yazar Fahri açık 2013-02-08 02:32:45
sevgili ve saygıdeğer insan, selami beyefendi aklıma geliyor benimse.. 
keşke, şahsi manifestom olabilseydi, herhal 'düşkün' sayılmalıyım.! :-)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 01-01-2013 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
82152259 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net