15-04-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Nurcular'a SORULAR!(arşivlik)
Nurcular'a SORULAR!(arşivlik) PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 0
KötüÇok iyi 
Yazar Bir takipçi...   
03-03-2012
Nurcular'a SORULAR!(*)

(arşivlik: http://www.risale-inur.com.tr/tr.html kaynakları buradan tek tek inceleyebilirsiniz.)

1. Risalei Nur denen kitaplar kutsal mıdır, değil midir?
    Risalei Nur denen kitaplar kutsal ise Allah Kurandan sonra bir başka ilahi kitap göndermiş olurki bu idda yeni bir din,yeni bir ilahi kitap ve yeni bir peygamber demek değil midir? Risalei Nur denen kitaplar kutsal değildir deniyorsa öyleyse; Şualar, Birinci Şua, c. I, s. 833.de geçen Resailin Nur dahi ne şarkın malûmatından, ulûmundan ve ne de garbın felsefe ve
fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki semavî olan Kur'an'ın, şark ve garbın fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir. Cümlesinin ne anlama geldiğini düşünüp Said Nursiye göre bu risalelerin arştan inen kitaplar olduğunu öğrenmeleri gerekmez mi?

2. Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden mi edinmiştir?
Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden edinmişse Kurana göre böyle bir bilginin gerçekliği, güvenilirliği ve sahihliği ne ölçüde doğrudur? Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden değil de alimlerden edinmişse ( bunlar kim ve eğitimi kaç yıl sürmüştür?) öyleyse; Emirdağ Lahikası, c. II, ‎s. 1 1768. de geçen Yeni Said'in hususî üstadı olan İmamı Rabbanî, Gavsı Azam ve İmamı Gazalî, Zeynelâbidîn (R.A.) hususan Cevşenül Kebir münacatını bu iki imamdan ders almışım ve Hazreti Hüseyin ve İmamı Ali'den (Kerremallahü Vechehu) aldığım ders, otuz seneden beri, hususan Cevşenül Kebir'le daima onlara manevî irtibatımda, geçmiş hakikatı ve şimdiki Risale-i Nur'dan bize gelen meşrebi almışım. sözüyle Said Nursi kendini kutsallaştırma çabalarına mı girmiştir?

3. Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi midir?
Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi ise: Her zaman her şeyi bilen sadece Allah değil midir? Böyle bir inanç şirk, küfür değimlidir? Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi değilse; Bediuzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, c. II, s. 2123-2124 de geçen Rüyasında Peygamberimizden ilim istemiş, o da ümmetine soru sormamak şartıyla ona Kurân ilminin öğretileceğini müjdelemiş, bu sebeple daha çocukken asrın bilgini olarak tanınmış ve kimseye soru sormamış, ama sorulan bütün sorulara mutlaka cevap vermiştir cümlesi Said nursinin her zaman her şeyi bildiğini anlatmıyor mu? Said Nursinin ilim hayatını üç ayda tamamladığı, sorulan her soruya, tereddütsüz ve derhal cevap verdiği ve bu özelliğin ona rüyasında Peygamberimiz tarafından verildiği iddiası, isbatı olmayan büyük bir yalan mı yoksa onu kutsallaştırma çabası mıdır?

4. Said Nursi Peygamberlik iddasında bulunmuş mudur? Kuranda Hz.Muhammede açıklanmadığı halde Said Nursiye açıklanmış gizli gerçekler var mıdır? Risalei Nur; Kurannın gizli gerçeklerinin arştan inen kesin delili midir?
Bu sorulara cevabınız evet ise Said Nursi yeni bir peygamber, Risaleler ise yeni bir ilahi kitap, Kuran sırlarla dolu açıklanmamış gizli bir kitap, Hz.Muhammed ise Kuranın sırlarından habersiz veya haberi varsa bunları ümmetten saklamış bir peygamber olur ki böyle bir iddia küfür olmaz mı? Bu sorulara cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmi dördüncü Ayet ve Ayetler, Üçüncü Nokta, c. I, s. 842. de geçen Kuranın gizli hakikatleri Risale-i Nur ile birlikte bize iniyor!! Tenzilül-Kitab cümlesinin sarih bir manası asrı saadette vahiy suretiyle Kitab-ı Mübîn'in nüzulü olduğu gibi, manayı işarîsiyle de, her asırda o Kitabı Mübin'in mertebe-i arşiyesinden ve mu'cize-i maneviyesinden feyz ve ilham tarîkıyla onun gizli hakikatları ve hakikatlarının bürhanları iniyor, nüzul ediyor... sözü büyük bir hayal mi yoksa Said nursiyi ve Risaleleri kutsallaştırma çabaları mıdır?

5. Risale Nurlar; Kuranı tasdik eden,tefsir eden,( varsa) sırlarını açıklayan ilahi bir kitap mıdır? Veya Risale Nurlar; Kurândaki âyetlerin âyetleri midir?
Bu soruya cevabınız evet ise Kuranın son ilahi kitap olduğunu ret etmiş olmaz mısınız? Bu soruya cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmi ikinci Ayet ve Ayetler, c. I, s. 841 de geçen Resailin-Nur denilen otuz üç aded Söz ve otuz üç aded Mektub ve otuz bir aded Lem'alar, bu zamanda, Kitabı Mübin'deki âyetlerin âyetleridir. Yani, hakaikının alâmetleridir ve hak ve hakikat olduğunun bürhanlarıdır. Ve o âyetlerdeki hakaiki imaniyenin gayet kuvvetli hüccetleridir. Sözüyle ve yukarda geçen sözleriyle Said Nursi, Allahın Vay o kimselere ki, kendi elleriyle kitap yazarlar, sonra bu Allah katındandır derler. Hedefleri, onun karşılığında bir şeyler almaktır. Vay o ellerinin yazdığından dolayı onlara! Vay o kazandıklarından dolayı onlara!. (Bakara 2/79) ayetinin muhatabı olmuş olmaz mı?

6. Said Nursî; Hz. Aliye Sekine adında bir kitap indiğini, geçmiş ve gelecek bütün ilim ve sırların o kitapta olduğunu ve orada Risale-i Nurlara işaret edildiğini iddia etmiş midir?
Cevabınız evet ise; Said Nursi, Hz. Alinin yeni bir peygamber hatta bütün gaybı bilen ( ki bu sadece Allaha ait bir özelliktir) bir insan olduğunu kabul etmiş olmaz mı? Böyle bir inanç Kurana göre küfür değil midir? Cevabınız hayır ise ; Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Onsekizinci Lema, c. II, s. 2079; de geçen : Hazreti Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzuru Nebevide getirip Hz. Ali'ye Sekine namıyla bir sayfada yazılı İsmi Âzam, Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş. Hz. Ali diyor: "Ben Cebrail'in şahsını yalnız alâimüs-sema suretinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı aldım, bu isimleri içinde buldum" diyerek bu Ismi Âzamdan bahs ile bazı hadisatı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: "Evveli dünyadan kıyamete kadar ulum-u esrar-ı mühimme bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş, kim ne isterse sorsun, sözümüze şüphe edenler zelil olur." Sözüyle İslam dininin berraklığı bulandırılıp akıllara şianın sapık ve şirk kokan fikirleri mi sokulmak isteniyor?

7. Risalei Nur kusursuz, eksiksiz, izaha ihtiyacı olmayan ve mükemmel bir kitap mıdır?
Cevabınız evet ise Kuran dışında kusursuz, tam ve mükemmel bir kitap olabilir mi? Bu iddia insan eliyle yazılmış bir kitap için aşırı gitmek değil midir? Cevabınız hayır ise Barla Lâhikası, Yirmi Yedinci Mektub ve Zeyilleri, c. II, 1415. de geçen Mübarek Sözler şübhesiz Kitabı Mübin'in nurlu lemeâtıdır. İçinde izaha muhtaç yerler eksik olmamakla beraber küll halinde kusursuz ve noksansızdır. Sözüyle delilsiz bir şekilde risaleler kutsallaştırılmış mıdır?

8. Bu devirde; Urvet-ül vüska, yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir hablullah yani Allahın ipi olan kitap Kuran mıdır yoksa Risalei Nur mudur?
Bu soruya cevabınız evet Risaledir diyorsanız Bakara 2/256; Ali İmrân 3/103. ayetlerinin hükmü kaldırıldı da bizim mi haberimiz olmadı? evabınız hayır ise Şualar, On Birinci Şua, Onbirinci Meselenin haşiyesinin bir lahikasıdır, c. I, s. 985.de geçen Risale-i Nur bu asırda, bu tarihte bir urvet-ül vüskadır. Yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir hablullah yani Allahın ipidir. Sözü insanları Risalelere mahkum edebilmek için söylenmiş bir söz müdür?

9. Müslümanların şeriat, dua, ve ibadet kitabı Kuran mıdır, yoksa Risaleler midir?
Cevabınız Risaleler ise Kuran dışında başka bir ilahi kitap olduğunu iddia etmiş olmaz mısınız? Cevabınız hayır ise ; Emirdağ Lahikası I, c. II, s. 1719. de geçen Risale-i Nur'un menşur-u hakikatında tam tecelli ettiğinden, hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubudiyet, hem bir kitab-ı emr-ü davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir, hem bir kitab-ı hakikat, hem bir kitab-ı tasavvuf, hem bir kitab-ı mantık, hem bir kitab-ı İlmi Kelâm, hem bir kitab-ı İlmi İlahiyat, hem bir kitabı teşviki san'at, hem bir kitabı belâgat, hem bir kitabı isbat-ı vahdaniyet; muarızlarına bir kitab-ı ilzam ve iskâttır. Cümlesi Said Nursiye göre Kuran gibi Risalelerinde kutsal olduğunu göstermez mi?

10. Risalelerdeki bazı bölümler, Said Nursiye Allah tarafından; haberi olmadan, zorla mı yazdırılmıştır?
Cevabınız evet ise böyle bir iddiayı hangi akla ve mantığa göre ileri sürmektesiniz? Cevabınız hayır ise; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1589; ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen Aynen bu ehemmiyetli hikmet içindir ki, bâzı def'a haberim olmadan, ihtiyarım ve rızam olmadığı halde, ince hakaik-ı îmaniye ve kuvvetli hüccetler, müteaddit risalelerde tekrar edilmiş. Ben çok hayret ediyordum: Neden bunlar bana unutturulmuş, tekrar yazdırılmış? Sonra kat'î bir surette bildim ki: Herkes bu zamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez; etse de tam okuyamaz; fakat küçük bir Risale-in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i câmiayı elde edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan okuyabilir. Ve gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrür ettiği gibi o da mütalâasını tekrar eder. Sözüyle Said Nursi kendisine Allah tarafından bir şeyler yazdırıldığını dolayısıyla Allahın seçilmiş kulu olduğunu mu iddiaya çalışmaktadır?

11. Bu devirde Müslümanlar Kurana mı yoksa Risalelere mi muhtaçtır? Müslümanların tekrar tekrar okuması gereken kitap Kuran mı yoksa Risaleler mi?
Cevabınız Risaleler ise Kuranın tarihte kaldığını veya yeteri kadar insanlığın sorunlarına cevap veremediğini iddia etmiş olmaz mısınız? Cevabınız Kuran ise; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1589; ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen Sonra kat'î bir surette bildim ki: Herkes bu zamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez; etse de tam okuyamaz; fakat küçük bir Risale-in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i câmiayı elde edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan okuyabilir. Ve gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrür ettiği gibi o da mütalâasını tekrar eder. Sözleriyle Said Nursi yazdığı kitaplarını kutsallaştırıp Kuranın önüne geçirmeye mi çalışmaktadır?

12. Said Nursiye göre Hz. Ali ve A.Kadir Geylani gibi zatlar geçmiş ve gelecekle ilgili gaybi olayları bilebilirler mi?
Cevabınız evet ise "Allah sizi, gaybı bilir hale getirecek değildir. (Al-i imran 3/179) ayeti ne anlam ifade eder? evabınız hayır ise Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sekizinci Lema, c. II, 2091. de geçen; Gaybı Allah'tan başkası bilmez. Ayeti ile, O bütün gaybı bi¬lir, gaybını kimseye açıklamaz. Ancak dilediği peygamber bunun dışındadır. Ayetinin koyduğu kutsal yasağa karşı kulluğa yakışır bir güzel edep takınmak için açıklama yapmayıp işaretle söyleme yoluna girmişler, işaret ve simgeler kullanmışlardır ki, gayb ile ilgili bu bilginin, kendilerinin tercihi veya niyetiyle değil, Allahın öğretmesiyle olduğu anlaşılsın. Söüyle Said Nursi bu kişilerin gaybı bildiklerini fakat kudsi yasağa (sanki böyle bir yasak varmış gibi) uydukları için açıklamadıklarını iddia etmiş olmuyor mu?

13. Ölmüş bir insan kendisinden yüzlerce yıl sonra yaşayan başka bir insana yardım edip sıkıntısını giderebilir mi? Böyle bir iddiada bulunan kişinin İslama göre durumu nedir?
Cevabınız evet yardım edebilir ise; Darda kalmış kişi dua ettiği zaman onun yardımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzünün hakimleri yapıyor? Allah ile beraber başka bir tanrı mı var? Ne kadar az düşünüyorsunuz.. (Neml 27/62) De ki, Allahın dışında kuruntusunu ettiklerinizi çağırın bakalım; onlar, sıkıntınızı ne gidermeye, ne de bir başka tarafa çevirmeye güç yetirebilirler. (isrâ 17/56) ayetleri boşuna mı indirilmiştir? Cevabınız hayır yardım edemez, bu islama göre şirktir diyorsanız; Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sekizinci Lema, c. II, s. 2083. de geçen ve Said Nursinin onayladığı ve A.Kadir Geylaniye ait olduğu söylenen: "O Gavs'ın müridi olan Said-ül-Kürdî, Rusya'da esaretle Asyanın şark-ı şimalîsinde ve ehl-i bid'anın eliyle Asyanın garbına nefyolunarak kaldığı mikdarca ve Sibirya taraflarından firar edip fevkalâde çok bilâdı seyr ü seyahat etmeğe mecbur olduğu zaman, Allah'ın izniyle, havl ve kuvvet-i Rabbânî ile ona imdad etmişim ve istimdadına yetişmişim." Sözü şirk değilse nedir?

14. Kendisinden yüzyıllar önce ölmüş bir insandan yardım istemek Kurana göre şirk midir?
Cevabınız evet şirktir ise; Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sekizinci Lema, c. II, s. 2084 de geçen: Ben sekiz-dokuz yaşında iken, nahiyemizde ve etrafında bütün ahali Nakşî Tarikatında ve orada Gavs-ı Hîzan adıyla meşhur bir zattan yardım isterken, ben akrabama ve bütün ahaliye aykırı olarak Yâ Gavs-ı Geylanî derdim. Çocukluk itibariyle ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şeyim kaybolsa, Yâ Şeyh! Sana bir fatiha, sen benim bu şeyimi buldur derdim. Şaşırtıcıdır ama yemin ederim ki, böyle bin defa Hazret-i Şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiştir." Sözüyle üstadınız şirke mi düşmüştür? Cevabınız hayır şirk değildir ise; De ki: Allahın yakınından neyi çağırdığınıza baktınız mı? Allah bana bir sıkıntı vermeyi istemiş olsa, onlar bu sıkıntıyı fark edebilirler mi? Ya da Allah bana iyilik etmeyi istemiş olsa, onlar onun bu iyiliğini önleyebilirler mi? De ki: Allah bana yeter. Dayanacak olanlar ona dayansınlar. (Zümer 39/3 Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size karşılık veremezler; kıyâmet günü de sizin ortak saymanızı tanımazlar. Hiç kimse sana, her şeyin iç yüzünü bilen Allah gibi, haber veremez. (Fatır 35/14) ve daha onlarca ayet şirk konusunda size herhangi bir mesaj vermiyor mu?

15. Risale-i Nur'un manevî kişiliği (her kimse artık!!), ve talebelerinin manevi kişiliği Gavs-ı Âzam mıdır?
Cevabınız evet ise; İslama göre Gavs (kendisine sığınanlara yardım eden) sadece Allah değil midir? Aksi şirk olmaz mı? Cevabınız hayır değildir ise; Kastamonu Lâhikası Mektup No: 121, c. II, s. 1644. de geçen Ben, eskide, Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsini, o imamlardan birisini zannediyordum. Şimdi anlıyorum ki, Gavs-ı Âzam'da, kutbiyet ve gavsiyetle beraber, "Ferdiyet" dahi bulunduğundan, âhirzamanda, şakirtlerinin bağlandığı Risale-i Nur, o Ferdiyet makamının mazharıdır. Sözüyle Said Nursi birilerini Gavs olarak kabul etmiş olmuyor mu?

16.Said Nursi Bediüzzaman mıdır? (Bediin sözlükte iki anlamı vardır: Biri; örneği ve benzeri olmayanı yaratmaktır. Bu özellik yalnız Allahta olur. Bediin ikinci anlamı; örneği ve benzeri olmayan varlıktır)
Cevabınız evet ise; O (Allah), göklerin ve yerin bediidir. Bakara 2/117) Yani gökleri ve yeri, örneği ve benzeri yokken yaratmıştır. Ayeti bedii sıfatının Allaha ait bir sıfat olduğunu göstermez mi? Bu inanç şirk değimlidir?

17. Risalei Nur darda kalanlara ve günahkarlara yardım edebilir mi?
Cevabınız evet ise; Darda kalmış kişi dua ettiği zaman onun yardımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzünün hakimleri yapıyor? Allah ile beraber başka bir tanrı mı var? Ne kadar az düşünüyorsunuz.. (Neml 27/62) De ki, Allahın dışında kuruntusunu ettiklerinizi çağırın bakalım; onlar, sıkıntınızı ne gidermeye, ne de bir başka tarafa çevirmeye güç yetirebilirler. (isrâ 17/56) ayetlerine göre şirke düşmüş olmaz mısınız? Cevabınız hayır ise; Sikke-i Tasdik-i Gaybî s.2102 de geçen bir şiirde: Cürmümüzle külhan gibi pürnârız, Dert elinden hem her gün zâr u zârız. Affet bizi madem sana hep yârız, Ey nur-u rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur! Çevrildi ateşle bu koca dünya, Bir cehennem gibi kaynadı derya. Yetiş imdada ey şâh-ı evliya! Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur! derken Risalei nurlar sığınılacak, af dilenecek makam olarak gösterilmiyor mu? Bu bir şirk değilmidir?

18. Said Nursi Tenasüh (Ruh Göçü) ne inanır mı?
Cevabınız evet ise; bu inancın Kurana göre küfür veya şirk olduğunu biliyor musunuz? Cevabınız hayır ise; Said Nursî, İşârât, c. II, s. 2340. de geçen: Ben bu anda, seksen Said'den telhis (özü) ile tezahür etmişim. Onlar müselsel şahsî kıyametler ve müteselsil istinsahlar (Ruh göçü) ile çalkalanıp şu zamana beni fırlatmışlar. Cümlesindeki Göç neyin nesidir?

19. Said Nursi mehdi midir?
Cevabınız evet ise; Mehdi inancının Kurana zıt olduğunu ve Hristiyanlıktan geldiğini biliyor musunuz? Cevabınız hayır ise; Şuâlar, On Dördüncü Şuâ, c. II, s.1064 de geçen Risale-i Nur'un şahsı mânevîsini haklı olarak bir nevi mehdi telâkki ediyorlar. Bir kısmı, o şahsı mânevînin bir mümessili olan bîçare tercümanını zannettiklerinden, bazan o ismi ona da veriyorlar. Hattâ, evliyanın bir kısmı, keramet-i gaybiyelerinde Risale-i Nur'u aynı o âhir zamanın hidâyet edicisi olduğu, bu tahkikatla teville anlaşılır diyorlar. Sözüyle Said Nursi kendisinin Mehdi olduğunu iddia etmiyor mu?

20. Zamanımızda İmanı kurtarmanın veya kurtuluşun tek yolu Nur cemaatına girip Risaleye mi tabii olmaktır?
Cevabınız evet ise; İşte sizin gerçek Rabbiniz Allah budur. Hakk (Kuran)ın ötesi sapıklık değildir de ya nedir? Nasıl da çevriliyorsunuz? (Yunus 10/31-32) ayetini okuyup iyice düşünün. Kurtulmanın yolu Kuran mı yoksa Hakkın ötesi olanlar mı? Cevabınız hayır ise; Emirdağ Lâhikası (1), Mektup No: 81, c. II, s.1733. de geçen Bu acip ve dehşetli ve hiç misli görülmemiş devirde, hususan ehl-i imanın çok sarsıntılar geçirdiği ve çok dehşetli düşmanlar karşısında bulunduğu ve küfr-ü mutlak ateşinin mahallemizi sardığı bir zamanda, ancak ve ancak, güvenimizin en müstahkem, kavî, yıkılmaz, sarsılmaz tahkimatı olan Risale-i Nur'un nurânî siperlerine iltica etmekle ve onun daire-i kudsiyesine dehalet etmekle kurtulacak ve imanınızı kurtararak, idam-ı ebedî zannettiğiniz ölümü bir hayat-ı bâkiyeye tebdil edeceksiniz. Sözleriyle Said Nursi kurtuluş yolu olarak Risalelere sığınmayı, kutsal cemaatına girmeyi göstererek insanları saptırmıyor mu?

21. Risalelerin yolunda çalışmak, hizmet etmek günahlara kefaret midir?
Cevabınız evet ise; Ne zamandan beri Risaleler af kapısı oldu!! Veya Kuranı kullanarak Kuranın önüne geçti? Bizzat Kurana hizmet dururken insanları Ondan çevirmek doğru mudur? Cevabınız hayır ise, Sikke-i Tasdik-i Gaybî, c. II, s. 2061. de geçen. Kur'an lemeatlarına ve dellâlı bulunan Risale-i Nura değil ilişmek, tamamiyle terviç ve neşrine çalışmaları elzemdir ki, geçen dehşetli günahlara keffaret ve gelecek müdhiş belâlara ve anarşistliğe bir sed olabilsin. Cümlesiyle Said nursi kitaplarını kutsallaştırıp Kuranın önüne geçirmiyor mu?

22. Hz.Ali Risalei şefaatçı kılıp yardım istemiş midir?
Cevabınız evet ise, Hz. Ali 20.yy da Risalelerin yazılacağını nereden biliyordu? Yoksa Gaybın anahtarlarına mı sahipti? Cevabınız hayır ise; Şuâlar, On Beşinci Şuâ, c. I, s. 1116. de geçen Birinci Kelime Lâ ilâhe illallah tır. Bundaki hüccet ise matbu' Âyetül-Kübra Risalesidir. O emsalsiz hüccetin hârikalığı içindir ki; İmam-ı Ali (R.A.), Nur'un eczalarından haber verdiği sırada Ayetül Kübrâ hakkı için beni ani ölümden koru deyip o Âyetül-Kübra'yı şefaatçı yaparak… cümlesi neyin nesidir?

23. Risaleler itfayeciler gibi yangına engel olabilirler mi?
Cevabınız evet ise; bir fırının içine tüm risalelerle birlikte girmenizi teklif etsem kabul edermisiniz? Cevabınız hayır ise, Emirdağ Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1723. de geçen: bîçare Ceylan yanıma geldi, dedi: "Biz yanıyoruz, mahvolduk." Ben de iki gün evvel mağazalarında bulunan Âyet-ül Kübra'nın bir kısım matbu' nüshalarını yanıma getirmek için söyledim, fakat getirmedi. Demek o ateşi söndürmek için orada kalmıştı. Ben de Risale-i Nur'u ve Âyet-ül Kübra'yı şefaatçı yapıp: "Ya Rabbi kurtar" dedim. Üç saat o dehşetli yangın hücumunda bütün o büyük daireyi mahvetti. Altında ve bitişiğindeki dükkânları bütün yaktı, yıktırdı. Risale-i Nur'un ve Âyet-ül Kübra'nın hıfzında (korumasında) olan mağazaya kat'iyyen ilişmedi ve altındaki şakirdin dükkânı da müstesna olarak sağlam kaldı. Sözleriyle Said Nursi Risalelerin yangına engel olduğunu, mağazayı koruduğunu iddia ederek şirk işlemiyor mu?

24. Said Nursinin; büyücü ve sihirbazların kullandığı ve hiçbir doğruluğu olmayan ebced-cifir hesaplarını kullanarak Kuranın 33 ayetini, kendisini ve kitaplarını kutsallaştırmak için saptırmasının islamda yeri var mıdır?
       
Cevabınız evet ise; Kimi Yahudiler kelimeleri yerlerinden tahrif ederler (yerleşik anlamlarından kaydırırlar). …... Bunu dillerini bükerek ve dine saldırarak yaparlar. …. (Nisa 4/46) ayetinin muhatabı sadece Yahudiler midir? Bu ayet Müslümanlara da hitap etmez mi? Yahudi yapınca suç, Müslüman (veya Said Nursi) yapınca tefsir mi olacak?? Cevabınız hayır; yeri yoktur,sapıklıktır diyorsanız: Şualar, Birinci Şua, c. I, s. 832. de geçen sözde ayet tefsirlerine ve özellikle Nur suresi 35.ayetin yorumlarına bakmanızı öneririm.

25. Risale talebeleri sürekli Kuran okuduklarını ve onun hizmetiyle uğraştıklarını zaten Risale okumanın da Kuran için olduğunu iddia eder dururlar. Bende bu insanlara soruyorum: Aşağıdaki ayetleri hiç okudunuz mu? Bu ayetler hakkında Said Nursi ne diyor? Bu ayetleri okuyup düşünmenin ve birilerininki gibi değil, Allahın istediği gibi bir Müslüman olmanın zamanı gelmedi mi?
         Dinlerini bölük bölük ayırıp her biri ayrı bir cemaat olanlar var ya, sen hiçbir konuda onlardan değilsin. Onların işi Allaha kalmıştır. Sonra onların yaptıkları kendilerine bildirilecektir. (Enam 6/159)
Sonra insanlar, bir takım kitapların etrafında kümeleşip din konusunda bölük bölük oldular. Her bölüğün, kendi yanındakine güveni tamdır. Onları, daldıkları hayalleri içinde bırak; bir süre böyle gitsin. Onlara mal ve oğullar vermemizi nasıl değerlendiriyorlar? Onlara mal kazandırmak için mi koşuyoruz? Hayır; fark edemiyorlar. (Müminûn 23/52-56)

(*) Bu metin kriter takipçisi bir dost tarafından e-mail yoluyla gönderilmiştir..

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 13-03-2012 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
66505018 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net