15-04-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Özgür Olmama Özgürlüğünüz Var mı?
Özgür Olmama Özgürlüğünüz Var mı? PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar Raci DURCAN   
01-01-2012
Özgür Olmama Özgürlüğünüz Var mı?

                                                     Raci DURCAN
    Son iki yüz elli yıla damgasını vuran kavramdır özgürlük. Binlerce yıldır süren imparatorluk, şehinşahlık, çarlık ve krallıkları yerle bir edecek kadar güçlüdür. Bu kavram için milyonlarca insan ellerinde silahlarla özgürlük için diğerleriyle savaştı. Bu kavram için baba ile oğul, anne ile kızın yolları ayrıldı. Kardeş kardeşi vurdu. Onun için söylendi marşlar. Yollar arşınlandı, sevdalı kafalar kavgalara karıştı. Onun adı duyulduğunda yeryüzü cenneti hayali belirdi zihinlerde.

  Neden peki? Nereden geldi bu kavram ve tarihin akışını değiştirdi? Daha önce neredeydi? Onca peygamberin ve kutsal kitabın indiği yeryüzünde böyle bir kavram niçin yoktu? Niçin İncil, Tevrat ve Kuran’ın temel kavgası bunun üzerine değildir?   

   Bugünkü anlamda özgürlük; 1789 Fransız devrimiyle doğmuştur. Krallıktan kurtulmayı ve halkın kendini yönetmesini sembolize eder. Demokrasi ve Cumhuriyet gibi kavramlarla birlikte anlam kazanır. Nerenin ve kimin; ne kadar özgür olduğuna, kavramın mucitleri karar verebilir. Mesela bir Kralı olan İngiltere gayet demokratik bir ülkedir de Türkiye değildir. Anayasanızı her 10 yılda bir yeniliyor olsanız ve onların hiç anayasası olmasa da…

   Çağdaş anlamda Dünya’nın özgürleşmesi; Fransız krallığının devrilmesinden sonradır. Akabinde Amerika’da demokrasi yerleşmiş, Bolşevik devrimiyle Rus Çarlığı yıkılmıştır. Birbirini takip eden olaylarla Osmanlı imparatorluğu dağılmış, Avrupa’nın en büyük hanedanlıkları tarih olmuştur. Birinci Dünya savaşına girilirken Dünya üzerinde 5–10 devlet varken, sonrasında yüzlerce devlet kurulmuştur. Halen de kurulmaya devam etmektedir. Böyle giderse her kilometrekareye bir devlet kurulacaktır. Haritaya baktığınızda devletleri ayıran sınırlar bir cetvelle çizilmiş gibi durduğunu görürsünüz. Bu sınırlar tabii değildir. Hatta A.B.D eyaletleri arasındaki sınırlar da böyledir. Sanki birileri sizin kimden ve kimlerle birlikte özgür olacağınıza, harita üzerinden karar vermektedirler. Sonra bir bayrağınız ve Milli Marşınız oluyor. Her uluslararası gösteride başkalarının gözüne sokarcasına bayrağı sallayabilir ve kulakları yırtarcasına marşınızı okuyabilirsiniz. Milli marşınızı söyleyebildiğiniz, bayrağınızı sallayabildiğiniz sürece özgürsünüzdür. Bir km ötedeki akrabalarınıza pasaport olmadan gidemeseniz de… Sınırdan her geçişte bir dizi bıktırıcı muameleye tabi tutulsanız; yanınızdaki mallar için gümrük vergisi ödemek zorunda kalsanız da… Bunlar özgürlüğünüze mani değildir. Yeter ki sınırınız içindeki bir çakıl taşını dahi sınır dışındakine kaptırmayacak bilinçte olunuz.  

   İş hayatına başladığımda bazı firmaların kolayca yükselerek güç kazandıklarını fark ettim. Bunlar ya devlet ihalesi alabilenler, ya kooperatif vs. gibi halka açık kurumları yönetenler ya da halkın sık tükettiği ürünleri imal eden firmalardı. Büyümek için bir şekilde halkla ilişkili olmak gerekiyordu. Devlet, hakla ilişkinin en sık yaşandığı yerdir. Devlet demek ormandaki ağacı kesip boyayarak değerli hale getirebilmek demektir. Bu boyalı kâğıtları sizi koruyan asker, memur ve polislere verip ihtiyaçlarını temin etmelerini sağlayabilirsiniz. Halk ise bu kâğıtlardan elde edebilmek için ömrünü harcamaya hazırdır. Değilse bile getirilir. Enerjiye suya, yola ve eğitime muhtaç hale getirirsiniz. Hatta yaşaması için gerekli olan bir ev yapmasını izne tabii kılarsınız. Karşı çıkanın üzerine asker ve polisinizi; yıkım memurlarını salarsınız. Böylece herkes yaşamak için para denilen bu kâğıtları toplamaya mahkûm edilir. Toplanan bu kâğıtlar milli sınırları içinde de kalmaz. Uluslararası finans operasyonlarıyla sistemin başına oturmuş olanlar tarafından toplanır.

  Büyük bir iş yapmak için büyük şirketler kurup çok sayıda insan çalıştırmanız gerekir. Daha da büyüğünü istiyorsanız devlet kurmalısınız. Şirket kurmak için Devletin kurumlarından müsaade alırsınız. Devlet kurmak içinse Birleşmiş Milletlerden. Oradan onay aldıktan sonra kaç kişiyle ve kiminle devlet kurduğunuzun pek önemi yoktur. Uluslararası şebeke sizi tanırsa sınırlarınız da garanti altındadır. Böylece matbaada istediğiniz kadar ağacı kesip paraya dönüştürebilirsiniz. Bunları ihale adı altında yandaşlarınıza dağıtabilirsiniz. Varlığımızı devam için savaşmanız gerekirse, özgürlük kavramı en büyük yardımcınızdır. Modern okullar kitleleri bunun için eğitmiyorlar mı? Siz yeter ki bir düşmana işarete edin, zapt edilmesi gereken bir kale gösterin! Ne kadar çok özgürlük savaşçısı bulduğunuza şaşıracaksınız.

   Bunları Filistin Devleti kurulması için çaba sarf edilen şu zamanda düşündüm. Yıllardır özgürleşmek için kanları dökülüyor. Acaba ‘biz özgürleşmek istemiyoruz, İsrail ile barış yapmak istiyoruz’ deseler ne olur? Hatta ileri gidip aynı çatı altında tek devlet olmak istiyoruz deseler! Mesela Gürcistan ile Azerbaycan ya da Türkiye ile Azerbaycan, İsrail ile Filistin, Arjantin ile Şili? Siz hiç ‘bravo! Yüzyıllardır aynı çatı altında, barış içinde yaşıyorsunuz. Bu da bizden size ödül; hibe! diyen Birleşmiş Milletler kararı duydunuz mu? Ama çokça kan dökerek başkalarından ayrılanları tanıyan kararlar görüyorsunuz; göreceksiniz.

     Özgürlüğünü başkalarıyla birleşip büyüme yönünde kullanmak mümkün değildir. Böyle bir şeyi dile getirdiğiniz anda vatan haini ilan edilip dünyada nefes alacak bir avuç toprak dahi bulmazsınız. Özgürlük düşmanlarına(!) bu dünyada yer yoktur.   

    Özgürlüğünüz başkalarıyla savaşmak; kan dökmek içindir, barış için değil! Özgürlük için savaşmamama özgürlüğünüz yoktur.

     Siz özgür olacaksınız ki birileri ağaçları kesip boyayarak paraya dönüştürebilsinler. Boyalı kâğıda rağbet olsun!

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 01-01-2012 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
66501411 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net