15-04-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE DESTEK SAĞLAYAN ÜLKELER!!!
PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE DESTEK SAĞLAYAN ÜLKELER!!! PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar Eyüp BEYHAN   
04-11-2011
PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE DESTEK SAĞLAYAN ÜLKELER!!!
                                                                            Eyüp BEYHAN 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekim 2011 ulusa sesleniş konuşmasında terörü bitirme konusunda bir kez daha net konuştu. “PKK’yı oksijensiz bırakacağız” ifadesinde de başbakanın bu konudaki kararlılığını görmekteyiz. Gerek sınır içinde operasyonlar gerekse sınır dışı operasyonlarla ve kara hareketiyle PKK ya büyük bir darbe vurulduğu askeri yetkilerce belirtilmiştir. Biz bu yazımızda PKK’yı destekleyen ülkeler ve para, silah, malzeme desteği sağlayan ülke ve vakıfları konu edeceğiz. Başta belirmeliyim ki, araştırmamızda
ülke isimlerini belirtmiş isek de, devletlerin resmi manada terör örgütü PKK’ya destek olduklarına dair bir düşünceye sahip değiliz. İnancım odur ki, terör konusunda aynı acıyı paylaşıyoruz. Terör vahşeti karşısında “ciğerim yanıyor” diyen ve duygusunu gizleyemeyen Başbakan Erdoğan’ın hassasiyetini bu ülkelerin devlet başkanları ve başbakanları da aynı hassasiyeti yaşıyorlardır. Ancak ülkelerin içerisinde, terör ve kanda beslenen grupların PKK terör örgütlerine destek sağladıkları da maluma ilandır. 
“PKK’yı oksijensiz bırakacağız”,
 PKK terör örgütü bitirme konusundaki ulusa sesleniş konuşmasında Başbakan Erdoğan; Bu ülkenin insanlarının bütün hayal kırıklıkları, bütün gönül kırgınlıkları, bütün vicdan yaraları sevgiyle, kardeşlikle, şefkatle iyileştirilecek. Daha fazla adaletle, daha fazla demokrasiyle, daha fazla özgürlükle bu ülke bir uçtan bir uca bir daha kararmamak üzere aydınlanacak. Zira terörün panzehiri daha fazla demokrasidir. Terörün çaresi insan haklarında, hukukta, adalette, özgürlükte, demokraside sebat etmek, ilerlemek, daha müreffeh bir toplum olabilmektedir.
 Onun için, terör örgütü mevcudiyetini korumak adına, gerçekte milletimizin kardeşliğini, Türkiye'nin değişim umutlarını, demokrasimizi, hukukumuzu hedef almaktadır. Bu kirli odaklar Türkiye'nin gelişmesini, özgürleşmesini, demokratikleşmesini, huzur ve istikrar içinde kardeşçe müşterek bir geleceğe yürümesini istemiyorlar. Bu ülkenin büyümesini, güçlenmesini, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmasını, haklının yanında yer alıp haksıza karşı çıkmasını istemiyorlar.
Ancak bu kirli hesap tutmayacak, terörden medet umanlar maksatlarına asla ulaşamayacaklar. Kimsenin ama kimsenin bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi onların kirli hesaplarına kurban etmeyeceğiz. Bu ülkenin huzur ve istikrarını bozdurmayacak, milletimizin değişim iradesini sekteye uğratmayacağız.
Terör illetini bu ülkenin gündeminden de, bu milletin yakasından da mutlaka ama mutlaka söküp atacağız. Milletimiz mutlu ve müreffeh yarınlara ulaşma azmiyle çıktığı bu yoldan asla geri dönmeyecektir. Ne demokrasimizi geliştirmekten, ne adaleti tartışılmaz biçimde tesis etmekten, ne özgürlükleri genişletmekten vazgeçeceğiz. Demokrasi açılımlarımızdan, barış ve kardeşlik projelerimizden, ülkemizin her köşesini imar edecek atılımlardan da asla ve asla geri adım atmayacağız.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, özellikle bir Alman vakfı aracılığı ile PKK’ya dolaylı yoldan kaynak aktarıldığına ilişkin sözleri, Almanya’dan PKK’ya aktarılan kaynakların yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Almanya’dan vakıf ve dernekler aracılığıyla bölücü terör örgütüne yılda 300 milyon euroluk para akıyor. Türkiye, merkezi Almanya’da bulunan ve PKK’ya destek veren vakıf ve derneklerin listesini adresine kadar birçok kez bildirdi. Ancak, Almanya tek bir adım bile atmadı.
189 dernekten para gönderiliyor
Almanya’dan PKK’ya akan parayla ilgili başta Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), İçişleri Bakanlığı müfettişleri, Sayıştay ve istihbarat birimlerinin çok sayıda araştırması bulunuyor. Söz konusu kurumların araştırmasına göre, PKK’ya en fazla finans kaynağı sağlayan ülkelerin başında Almanya geliyor. Almanya’da, PKK adına faaliyet gösteren 189 dernek ve vakıf bulunuyor. Bu vakıf ve dernekler aracılığı ile her yıl 300 milyon euro’luk kaynak PKK’ya doğrudan ve dolaylı yollarlarla aktarılıyor.
Kredi ve hibe olarak gönderildi
PKK’nın elde ettiği gelirler kara para kapsamında olduğu için de, transferlerde vakıf ve dernekler kullanılıyor. Almanya’da bulunan dernek ve vakıflar, elde ettikleri gelirleri değişik yöntemlerle örgüte aktarıyor. Vakıf ve dernekler de transferlerini “kredi ve hibe” adı altında gerçekleştiriyor. Başbakan Erdoğan’ın, sert tepki gösterdiği kredi anlaşmaları da bu kapsamdaki kaynak aktarımlarından oluşuyor. Örneğin, merkezi Almanya’da bulunan vakıf, Güneydoğu’daki belediyenin, “temiz çevre” isimli projesine kredi desteği sağlıyor veya kaynağı hibe olarak veriyor. Bu kaynakta dolaylı olarak PKK’ya veya PKK’nın faaliyetlerinde kullanılıyor.
Raporlara göre, PKK’nın Almanya’daki dernek ve vakıflara ait bir çok dükkan, şirket ve işletmesi var. Şirketler arasında, düğün, sünnet, hac gibi organizasyonları düzenleyen tur şirketleri bile yer alıyor. Bu şirketlerin gelirlerinin belirli kısmı Türkiye’deki ve Kuzey Irak’taki örgüt merkezlerine aktarılıyor.
PKK terör örgütüne maddi kaynak sağlayan ülkeleri detaylı bir şekilde bu araştırmamızda yer vereceğiz. Sivil toplum kuruluşları olan vakıf ve dernekler aracılığıyla aktarılan para kaynaklarına kısaca değindikten sonra öncelikle PKK terör örgütü yapısı hakkında bir bilgi vermek gerek.
PKK terör örgütü nasıl kuruldu?
PKK terör örgütü nasıl kuruldu? Nasıl büyüdü? Ve bu kanlı terör örgütünün büyümesine nasıl destek verildi? Teröristbaşı Bakırköy tapu sicil müdürlüğünde memur olarak çalışırken Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaydolmuş ve Ankara’ya taşınmıştır. Teröristbaşı Ankara’ya taşınmadan önce siyasi faaliyetlerine 1970 yılında İstanbul’da Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nda başlar. 1971 yılında Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaydolduktan sonra Marksist – Leninist görüşçü THKP/ C örgütü ile ilgilenir. Nisan 1972 yılında Şafak grubunun bildirilerini dağıtırken yakalanarak 7 ay Mamak Askeri Ceza Evi’nde tutuklu kalır.
Mart 1973’de etrafına topladığı üniversite arkadaşları ile Kürtçü, bölücü bir örgütlenmeyi oluşturmak amacıyla toplantılar yapar. Bu toplantılarda Kürdistan olarak nitelendirdikleri, Doğu ve Güneydoğu illerimizin Türkiye’nin sömürgesi olduğu, bölgede bağımsız bir Kürt devleti kurmak amacıyla gizli bir örgüt kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Teröristbaşı Ankara’daki öğrenci evleri, okul kantinleri ve yurtlar ile bazı semtlerdeki “kültür, güzelleştirme, yaşatma” sıfatlı dernekler adı altında çalışmalar yaparak öğrencilere ve gençlere el atıp örgütün ideolojik ve öncü kadrosunu oluşturmaya çalışır.
1975 yılında Ankara’nın Dikmen semtinde yapılan bir toplantıda ideolojik ve askeri kadro oluşumunun tamamlandığı sonucuna varılarak 1976’dan itibaren faaliyetlerin Doğu ve Güneydoğu illerinde sürdürülmesi kararı alınır. Öcalan, 1975 yılında gurubun manifestosu veya örgütün program taslağı sayılan 68 sayfalık “Kürdistan Devriminin Yolu” isimli broşürü kaleme alır.
Örgüt mensupları 1976 yılından itibaren Güneydoğu illerine dağılarak Ulusalcılar, Ükocular, Kürdistan Devrimcileri adı altında propaganda faaliyetlerine başlamıştır.
27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır ili, Lice ilçesi, Fis köyünde PKK’nın 1. kongresi yapılarak genel başkanlığına Öcalan getirilmiştir.
 PKK’nın, Suriye, İran, Irak, Lübnan, İtalya, İngiltere, İspanya, Almanya, Belçika, Fransa ve Bulgaristan devletleriyle ilişkisinin bulunduğu, bu ülkelerden eleman, para, silah, cephane gibi ihtiyaçlarını karşıladığı, ayrıca bazı devletlerden de kamp yeri temin ederek elemanlarına silahlı eğitim verdiği bilinen gerçeklerdendir.
PKK terör örgütü ülke topraklarının bir bölümünü sözde Amed, Garzan, Dersim, Mardın, Botan, Zağnos, Serhat, Ruha (GAP) Koçkırı, Güneybatı Erzurum ve Toros – Akdeniz eyaletlerine ayırmıştır.
PKK terör örgütü bu çalışmaları yaparken Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkilileri bunların farkında değil miydiler?
Teröristbaşı kendisini ve örgütünü güçlendirmek için Türkiye’yi terk etmiş ve Beka Vadisi’nde yetiştirilmiş, daha sonrada Suriye’nin başkenti Şam’da özel ikamet açılarak Suriye Devleti tarafından özel korumaya alınmıştır.
 Teröristbaşı 1984 yılında başlattığı terör eylemlerine 1988 yılına kadar aralıksız devam etmiş. Ancak Suriye Devleti’ne bu adamı niye koruyorsunuz diye kimse hesap sormamıştır.
1988 yılında pazarlık nasıl ve kiminle yapıldıysa Suriye hududuna inen bir paşamızın “teröristbaşını korumaya devam ederseniz bu eyleminizi savaş sebebi sayarız” sözü üzerine Suriye’den çıkartılmış ve ABD tarafından yakalanarak idam edilmemek şartıyla Türk makamlarına teslim edilmiştir.
 PKK terör örgütü bu duruma nasıl geldi? Mali kaynakları nereden sağladı?
PKK terör örgütünün gelir kaynakları kaçakçılıktan sağlanmaktadır. Büyükbaş hayvan, küçükbaş hayvan ve uyuşturucu kaçakçılığı çok önemli kaynaklardır.
İran üzerinden büyükbaş ve küçükbaş hayvan kaçakçılığı yapanlardan haraç alarak işe başlamıştır. Bu kaçak girişlerden PKK’nın payına senede birkaç trilyon nakit para isabet etmektedir. Bu kaçakçılıktan elde edilen paralarla PKK silah gücünü modern hale getirmiş. Terör örgütüne yaşam alanı sağlayan paradır, kara para. Öncelikle PKK terör örgütü silahlan mak ve binlerce terörist beslemek için bu parayı nereden buluyor?
İşte Apo’nun kendi cümleleriyle PKK ve ‘dış bağlantıları’
Albay Hasan Attila Uğur, “Öcalan’ı Nasıl Sorguladım?” adlı kitabında, PKK’yı bunca yıl kimlerin, nasıl ayakta tuttuğunu anlatıyor. Öcalan lafa Yunanistan’la başlıyor: “Bize ta baştan beri çok destek verdi. Kamplar kurduk. Maddi desteğini de hiç esirgemedi. Teknik konularda yardımcı oldu. Sabotaj ve orman yakma eğitimlerini bize Yunan istihbaratı verdi.” Ah cayır cayır yanan Türkiye’min güzelim ormanları ah!
Suriye’deyse Öcalan, Hafız Esad’ın kardeşi Cemal Esad’la görüştüğünü anlatıyor.”Suriye’de kamplar açtık. Örgütlenmemize de izin verdi Suriye. Ticaret de yapıyorduk; yılda 1 milyon dolar kazanıyorduk. Sınırı geçerken, zaman zaman, Suriye istihbaratının (El Muhaberat) arabalarını kullanıyorduk.”Peki ya İran? “İran gizli sevisi İttiaat’tan Sait adında biriyle görüşüyordum. Bize silah, SAM7 füzeleri ve lojistik destek sağladılar. Sonra bir hastane üç de kamp kurmamıza izin verdiler. Silah ve hayvan ticaretinden pay alıyorduk.”
Peki ya Batılı “dostlarımızın” ilişkisi ne boyuttaymış Öcalan ve tayfasıyla? Sırbistan’dan 20 adet Strella Füzeleri satın almışlar önce. Ama sonra Sırplar, çok daha fazlasını bedava vermiş. TNT, C-4 gibi patlayıcıları da Sırbistan sağlıyormuş. Romanya’da evleri ve dernekleri varmış. Türkiye’den PKK’ya katılanların ilk eğitim gördükleri yermiş Romanya. İstihbarat birimleri de gece görüş dürbünü, telsiz gibi malzeme sağlamış.
Gelelim Almanya’ya. Öcalan, Alman Gizli Servisi’yle görüşmekten tutun parlamementerlerle sohbete kadar, dilediğince at koşturmuş. Örgüt yöneticisiKani Yılmaz’a pasaport vermişler, Türk vatandaşlarını konsolosluklar önünde sürüm sürüm süründürürken! “Her anlamda güçlü olduğumuz bir ülkeydi!”
İngilere için söyledikleri de çok ilginç: “Hiç birebir siyasi ilişki kurmadılar. Ama gizli olarak en büyük desteği İngiltere’den alıyorduk.” Ya Hollanda? “Bizim üslenme ve eğitim alanımızdır. En çok para ve destek bulduğumuz ülkedir.” Öyle olması da gerekir. Hollanda uyuşturucu ve uyuşturucu kaçakçılarına göz yummasıyla ünlüdür zaten! Fransa tahmin edebileceğiniz gibi,”her zaman yakın” durmasıyla biliniyor. Hatırlayın Madam Mitterand’ı!
Peki PKK’ya destek vermeyen ülke var mı? Libya! “İşçiler arasında iyi örgütlenmiştik. Yılda 500 bin dolar bağış topluyorduk. Ama Libya devletiyle aramız hiç iyi değildi. Bütün isteklerimizi geri çevirdiler. Kaddafi bize hiçbir zaman sıcak bakmadı!”
Yunanistan: “En başından beri hep çok iyi destek aldık. Kamplar, askeri ve maddi destek, teknik sabotaj, orman yangını eğitimlerini bizzat Yunan istihbaratı verdi.”
Suriye: “Hafız Esad’ın kardeşi Cemil Esad’la bizzat görüşüyordum. Suriye’de kamplar açtık. Suriye devleti örgütlenmemize izin vermişti. Maddi gelir elde etmemize engel olmuyorlardı. Sınır geçişlerinde kolaylık sağlıyorlardı. Suriye’de yıllık 1 milyon dolardan fazla gelir elde ediyorduk. Zaman zaman Muhaberat’ın (gizli servis) arabalarını kullanıyorduk.”
İran: “Gizli servis İttiaat’tan Sait isimli bir şahısla irtibat halindeydim. Bize silah, SAM7 füzeleri ve lojistik destek sağladılar. Bir hastane, 3 de kamp kurmamıza izin verdiler. Silah ve hayvan ticaretinden pay alıyorduk. Gelirimiz Avrupa’dakine yakındı.”
Bulgaristan: “Bir eğitim bürosu açtık… Gizli servislerinin haberi vardı… Ses çıkarmıyorlardı.”
Sırbistan: “Ellerinde Strella Füzesi vardı. 20 adet satın aldık. Sırplar sonra çok daha fazlasını bize destek amacıyla parasız verdi. Füze eğitimlerini de onlardan aldık. TNT, C-4 gibi patlayıcıları Sırbistan’dan sağlıyorduk.”
Romanya: “Bükreş’te evlerimiz ve derneklerimiz bulunuyordu. Devlet bize serbesti sağlamıştı. Türkiye’den katılanların ilk eğitim yeri Romanya’ydı. Romanya istihbarat servisi bize telsiz, dürbün, gece görüş cihazı gibi teknik malzeme verdi.”
Almanya: “Gizli servisle görüşüyordum. Parlamentodan da beni ziyarete gelenler olurdu. Örgüt yöneticisi Kani Yılmaz’ın sığınma talebini kabul edip, pasaport verdiler. Her anlamda güçlü olduğumuz bir yerdi.”
İngiltere: “Bizim konumuzda en akıllı davranan ülkeydi. Hiç direkt siyasi ilişki kurmadılar. Ama gizli olarak en büyük desteği İngiltere’den alıyorduk.”
Holanda: “Bizim üslenme ve eğitim alanımızdır. En çok destek ve para bulduğumuz ülkedir.”
Fransa: “Bize her zaman çok yakın oldular!”
Amerika: “Bir temsilci atadık. Dernek kurdular. Ayrıca bir enformasyon büromuz vardı. Zaman zaman oradaki düşünce kuruluşlarından destek aldık.”
Libya: İşçiler arasında iyi örgütlenmemiz vardı. Yılda 500 bin dolara yakın bağış topluyorduk. Ama Libya devleti ile aramız iyi değildi. Her türlü imkanları olmasına rağmen bize araç, gereç, silah ve malzeme vermediler. Defalarca talebim oldu ama Kaddafi bize hiç sıcak bakmadı.”
Başka kaynaklarca araştırdığımızda daha detaylı bir tablo karşımıza çıkmaktadır. İsterseniz biraz daha geniş bir perspektifle araştırma ve incelememize bakalım.
Almanya
“Almanya'da yaşayan Türk nüfusun yoğunluğu terör örgütü PKK için Avrupa alanındaki faaliyetlerinin organizesinde bu ülkeyi önemli bir merkez ve üslenme alanı olarak görmesine sebep olmaktadır. 1993 yılında PKK terör örgütünün Almanya'da resmen yasaklanmasına rağmen faaliyetler, paravan isimlerle kurulan 33 dernekle yürütülmeye çalışılmaktadır.
PKK’nın cephe faaliyetlerini yürütmek üzere bu ülkede kurulan ERNK ile bu paraleldeki diğer dernek ve kuruluşlarca Türk isçileri arasında PKK'ya eleman kazandırmak amacıyla propaganda faaliyetleri sürdürülmektedir. Terör örgütü PKK’nın son zamanlarda içine düştüğü eleman sıkıntısı sebebiyle bu ülkedeki sempatizan konumundaki kişileri legal görünümlü organizasyonlar bünyesinde seminer ve toplantılarla siyasi eğitime tabi tutarak önce Ortadoğu’ya sonra da Türkiye’ye göndermektedir.
Ayrıca yine ayni amaca yönelik olarak mülteci ve kaçak statüsünde bulunan oturma izni olmayan kişileri bu ülkede aktif örgütsel faaliyetlerde bulunmaya zorlamaktadır. Çeşitli vesilelerle organize edilen geceler, acılan yardim kampanyaları yayımlanan gazete ve dergilerin zorla satılması ile örgüt adına zorla para toplama faaliyetlerinden elde edilen gelirler örgütün finans kaynaklarını oluşturmaktadır. Bu yollarla elde edilen gelirin yıllık 150 milyon Euro civarında olduğu değerlendirilmektedir.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi
Yunanistan, Türkiye’de islemiş oldukları terör suçları nedeniyle adli takip ve soruşturmadan kaçarak ülkelerine sığınan teröristlere siyasi sığınma, kamp ortamı sağlama, silahlı eğitim, sağlık hizmeti verme ve barınma imkanı gibi kolaylıklar sağlamaktadır.
PKK terör örgütü Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminde rahatça faaliyet gösterebilmektedir. Elde edilen bilgiler ve yakalanan PKK militanlarının ifadelerinden; özellikle 1994 yılından itibaren Ülkemizden ve Avrupa'dan çeşitli yollarla Yunanistan'a gönderilen PKK militanlarının, bu ülkede örgüte ait mevcut kamplarda patlayıcı madde eğitimine tabii tutuldukları ve bu eğitimi tamamlayan militanların görevlendirildikleri metropol iller ve turistik bölgelerde bombalı saldırılar yapmak üzere Türkiye’ye giriş yaptıkları anlaşılmaktadır.
PKK, Yunanistan'dan ülkemize donuk faaliyetlerin bir kısmini Atina ve Istanköy'de bulunan ERNK temsilciliği ve Kürdistan Komitesi gibi kuruluşlarca organize etmektedir.
Yunanistan’ın özellikle Avrupa kamuoyunu etkilemeye yönelik Türk turizmini baltalama amaçlı yoğun gayretleri ile ülkesindeki parlamenter, asker ve diğer resmi kişilerin himayelerinde oluşturulan kamplarda turistik yörelerimize yönelik bombalama ve sabotaj eğitimlerinin verilmesi yasadışı örgüt ile Yunanistan’ın hangi müştereklerde birlettiklerini göstermektedir.
Güney Kıbrıs Rum kesimi PKK terör örgütü mensuplarının Avrupa ülkelerinde Suriye, Iran ve Irak'a geçişlerindeki uğrak yeri olup, örgüt mensuplarına her turlu kolaylığı göstermektedir. Bekaa vadisinde Abdullah ÖCALAN’LA görüşen Rum milli muhafız ordusunun emekli komutanının "Kürdistanın kurtuluşu Kıbrıs’ın kurtuluşu demektir" seklindeki ifadesi her şeyi açıkça ortaya koymaktadır. Yunanlı subaylar terör örgütü PKK kamplarında teröristlere eğitim vermişlerdir.
Sonuç olarak Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin PKK terör örgütüne vermiş oldukları destek, devlet düzeyinde yürütülmektedir. Bu ülkelerin bakanları, milletvekilleri, çeşitli kademelerdeki askeri ve sivil bürokratları, gazetecileri ve diğer kesimlerince PKK terör örgütüne yoğun bir destek verilmektedir. Yani kısaca Yunanistan ülkemize karsı ilan edilmemiş bir savaş kampanyası sürdürmektedir.
***Romanya
Terör örgütü PKK Romanya’yı ticari faaliyetleri için bir üs olarak kullanmakta ve bu ülkedeki faaliyetlerini Kürt iş adamları Derneği ile Mezopotamya’nın sesi ismiyle çıkardıkları dergi çevresinde sürdürmektedirler.
Türkiye’de metropollere ve turistik alanlara yönelik gerçekleştirilecek eylemlerin bu ülkede planlandığı, koordine edildiği ve patlayıcı maddelerin buradan temin edildiği bilinmektedir.
Bu ülkede PKK adına eğitim gören ve belirli seviyeye gelen örgüt mensupları, Yunanistan'a gönderilmekte, burada askeri ve siyasi eğitimlerini tamamladıktan sonra bombalı eylemlerde bulunmak üzere ülkemize giriş yapmaktadırlar.
***Hollanda
PKK terör örgütü faaliyetlerini siyasi alanda sürdürmek amacıyla 12 Nisan 1995 günü Hollanda’nın Lahey şehrinde yaptığı toplantıda sözde sürgünde Kürt Parlamentosunu kurmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yoğun olarak yasadığı Amsterdam, Rotterdam, Lahey, Arnheim ve Deventer gibi sedirlerde örgüt mensuplarının bu insanlardan zorla para topladığı, bazı işyeri sahiplerini tehditle aylığa bağladığı, para vermeyenlere sürekli olarak baskı yaptığı bilinmektedir. PKK terör örgütü bu ülkedeki faaliyetlerini halen birçok dernekle sürdürmektedir.
***Suriye
Terör örgütü PKK'ya destek veren ülkelerin başında Suriye yer almaktadır. Suriye PKK terörünü su ve Hatay sorunu ile irtibatlandırmakta ve bunu bir koz olarak elinde tutmak istemektedir.
Kürt asıllı Suriye vatandaşları arasında PKK örgütlenmesinin bütün hızıyla devam ettiği, örgütün lider konumundaki militanlarının büyük bir kısmının bu ülke orijinli olduğu bilinmektedir.
15 yılı aşkın bir sureden beri Türkiye’ye yönelik acımasızca eylemler gerçekleştiren terör örgütünün lideri, bu sure zarfında Suriye'de bulunmaktaydı. Siyasi ve askeri makamların kararlı tutumlarıyla ve izlenilen baskı politikalarıyla, yas adisi orgumun lideri 09.10.1998 tarihinde Suriye'yi terk ederek Moskova'ya kaçmak zorunda bırakılmıştır.
***Irak-Kuzey Irak
1990 yılında ortaya çıkan Körfez krizinden sonra oluşturulan 36. paralelin Kuzeyindeki tampon bölgede söz sahibi olan Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)'nin yanı sıra PKK da bu bölgede üs ve faaliyet alanları oluşturmuş, otorite boşluğunun ortaya çıkması ile birlikte PKK tamamen bu bölgeye yerleşmiştir.
Kuzey Irak'taki fiili durumun, PKK’nın faaliyetlerine önemli katkılar sunduğu bilinmektedir. Uzun bir sure Kuzey Irak’ı salt bir cephe gerisi olarak kullanmaya calisin PKK, Körfez Krizi'nin akabinde, bölgenin kuzeyini bir hakimiyet sahası olarak kullanma yoluna gitmiştir. PKK bölgede etkili bir güç olmanın, uluslararası camia nezdinde Kürt sorununda taraf olmak gibi bir avantaj sağlayacağını hesap etmektedir.
PKK’nın yakın dönemde sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunu Kuzey Irak'ta üslendirmeyi hedeflediği, daha ileri giderek KYB ve KDP ile birlikte kendisinin de içerisinde yer alacağı Ulusal Kongreyi toplamayı hedeflemektedir, bu amaçla da Ulusal Kongre faaliyetlerinde başarı sağlanması için mevcut örgüt ve aşiretler ile ilişkilere önem vermektedir.
***İsrail
İsrail ile PKK arasında derin ve güçlü bir bağ vardır. “İsrail PKK’yı destekliyor. İsrail devlet olarak desteklemese de en azından Mossad’dan ayrılmış ya da İsrail ordusundan emekli olmuş kişiler PKK’ya destek veriyor” Terör örgütüyle İsrail arasında net bir bağ bulunduğuna dikkat çeken Sedat Laçiner, büyükşehirlerde bombalı saldırıda bulunma planları yapan PKK’lıların İsrail tarafından eğitildiğinin bilindiğini söyledi."
İsrail devletinin kuruluşunun 60. yıldönümü münasebetiyle, İsrail'de düzenlenen törenlere resmi davetli olarak 08.05.2008'de katıldığını, bir hafta süren İsrail ziyareti sırasında görüştüğü Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e PKK/KCK Başkanı Murat Karayılan'ın bir mektubunu elden teslim ettiğini ve aldığı cevabi mesajını Irak'a dönüşünde M.Karayılan'a ilettiğini, ayrıca MOSSAD yetkilileriyle de zaman zaman görüşmeler yaptığını" (Rudaw Gazetesi, 19.05.2008) itiraf ediyor.
Terör örgütünün Kandil'deki elebaşlılarından Murat Karayılan da İsrail’in önde gelen yayın organı ''Kanal 2'' televizyonuna yaptığı açıklamada, ''İsrail'in düşmanları bizim de düşmanlarımızdır'' derken, aynı televizyon kanalında yayınlanan belgeselde, Irak'a gönderilmiş olan eski MOSSAD ajanı Eliyezer Safrir'in, ''PKK'lılar ile İsrailliler arasında büyük bir aşk ve sevgi var'' şeklindeki ifadeleri, PKK-İsrail arasındaki ilişkinin boyutlarını ortaya koymuştu. (AA)
***İran
Güvenlik kuvvetlerince ele geçirilen veya kendiliğinden teslim olan örgüt mensuplarının ifadelerinden; örgüt mensuplarının Iran topraklarını barınma ve eğitim alanı olarak kullandığı ve özellikle Türkiye-Iran ortak sınırına mücavir alanlarda örgütün kamplarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca terör örgütü mensuplarının İran resmi makamları ile ilişki arayışı içerisinde olduğu, ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmatın bir kısmını bu alandan sağladığı ve Türkiye-İran- Irak'a illegal geçişler için İran sahasının kullanıldığı, sınıra yakın yerlerde kümelesen örgüt militanlarının ortak siniri illegal yollardan geçerek güvenlik kuvvetlerine ve bölge halkına yönelik eylemler gerçekleştirdikten sonra tekrar karsı tarafa geçtikleri bilinmektedir.
***Bulgaristan
Bulgaristan'da, rejim değişikliğinden sonra bozulan genel denetim ve güvenlik koşulları ülkede uyuşturucu, silah kaçakçılığı, sahtekarlık gibi alanlarda şebeke faaliyetlerine müsait bir ortam yaratmış ve PKK’nın veya bu örgüte yardımcı kişilerin Bulgaristan'da uygun yerleşme ortamı bulmalarına fırsat sağlamıştır. Bu sayede örgüt Avrupa ile Türkiye arasındaki bu tür faaliyetlerinde Bulgaristan’ı transit geçiş için kullanmaktadır.
***İtalya
İtalya’da son zamanlarda faaliyetlerini sıklaştıran PKK terör örgütüyle mücadelede İtalyan Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin taviz verilmeyeceğini bildirmelerine rağmen, sözde SKP'nin 7. Toplantısını 29-30.09.1998 tarihleri arasında meclis salonunda düzenlenmesine izin vermesi büyük bir skandal olmuştur. İtalya, Ortadoğu da üretilen eroinin hem tüketicisi, hem de komşu ülkelere taşınmasında İtalya, transit yol konumundadır. Bu ülkede PKK’nın en verimli finansman kaynağının uyuşturucu kaçakçılığı olduğunu, arkasından da İsçi simsarlığının geldiği bilinmektedir. Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosu üyeleri, terörist bası A. ÖCALAN’IN İtalya’da yakalanmasının ardından söz konusu terörist başına destek olmak amacıyla İtalya Parlamentosu önünde düzenledikleri destek gösterisinde.
PKK terör örgütünün İtalya’da, Kürdistan Kültür Derneği, Kürdistan Enformasyon Bürosu, ERNK Bürosu-Roma, Kürt Dostluk Derneği ve benzeri kuruluşlar adi altında faaliyetlerini yürüttüğü bilinmektedir.
***Rusya
Rusya Federasyonunda faaliyet gösteren örgütlerin basında Kürdistan Ulusal kurtuluş Cephesi (ERNK), Uluslararası Kürt Kültür Merkezi, Kurt-Rus Dostluk Derneği ve BDT Kürtleri Derneği gelmektedir.
PKK terör örgütü gerek Rusya'da gerekse diğer cumhuriyetlerde bulunan Kürt potansiyeli kendi tarafına çekmek, olaya uluslar arası boyut kazandırmak, bu ülke vatandaşı olan Kürtleri silahlı faaliyetlerde kullanmak ve silah, uyuşturucu kaçakçılığında işbirliği yapmak amacıyla buralara açılma hamlesi yapmış, bilahare Rusya’nın da katılımıyla uluslararası konferans düzenleme imkanı dahi bulmuştur.
Bunun bir örneği de, PKK terör örgütünün bir organı olan Sözde Sürgünde Kürt Parlamentosunun Moskova parlamento binasında 30 Ekim 1995'de başlayan ve (3) gün devam eden toplantıdır.
***İngiltere
İngiltere PKK’yı bir terör örgütü olarak görmekte, ancak, bu ülkede terör örgütü PKK adına faaliyet gösteren kuruluşlar rahatça örgütlenebilmektedir. Özellikle, Kürdistan İnsan Hakları Projesi, Kürdistan Enformasyon Merkezi ve Kürdistan Workers Association isimli kuruluşlar vasıtasıyla örgüt faaliyetlerini rahatlıkla yürütmektedir.
PKK terör örgütü İngiltere’de bir çok dernek ve kuruluşlarla kamuoyunu yanlış bilgilendirmekte, bu yanlış yönlendirme sonucu İngiltere kamuoyunda, Türkiye’de insan hakları uygulamasında Kürt kökenli vatandaşlara farklı davranıldığı düşünceleri hasıl olmaktadır.
***Fransa
PKK için Fransa, Avrupa alanındaki faaliyetlerin organizesinde önemli bir merkez olarak görülmekte ve faaliyetler bu doğrultuda sürdürülmektedir.
Terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı olarak faaliyet yürüten ERNK ile kendi paralelindeki diğer dernek ve kuruluşlarca PKK'ya, bu ülkede çalışan Türk isçileri arasından eleman kazanmak amaçlanmakta, düzenlenen çeşitli geceler ve açılan yardım kampanyaları ile örgütün dergi ve gazetelerinden elde edilen gelirler aktarılmaktadır.
***Avusturya
Avusturya, PKK ve paravan kuruluşlarına karsı müsamahakâr tutumuyla dikkati çeken bir ülkedir.
PKK doğrultusunda faaliyetlerde bulunan ERNK bürosu, Kürt Kızılay’ ı gibi kuruluş ve dernekleri vasıtasıyla, bu ülkede bulunan Türk vatandaşlarından zorla para toplama, Türkiye aleyhinde kamuoyu oluşturma amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleme ve bu ülkede bulunan Türk kuruluşlarına yönelik saldırı eylemlerinde bulunma faaliyetleri gerçekleştirmektedir.
***İsviçre
Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi PKK’nın cephe örgütü ERNK başka isimler altında bu ülkede de faaliyet göstermektedir. Örgüt İsviçre’de yoğun bir şekilde propaganda faaliyetlerine ağırlık vermektedir. Bu amaçla çeşitli geceler, seminerler, konferanslar gibi faaliyetler düzenlemektedir.
İskandinav Ülkeleri
***İsveç İsveç hükümeti PKK’yı terör örgütü olarak tanımakla birlikte Avrupa'da pek çok ülke gibi Kürt dernekleri federasyonu şemsiyesi altında faaliyet gösteren paravan kuruluşlara müsamahakar davranmaktadır. Hükümet, PKK’yı açıkça kınamaktan çekinmekte, sadece başvurduğu şiddet eylemlerine karsı çıkmaktadır.
ERNK'nin İsveç’te Türk vatandaşlarından zorla para topladığı bilinmektedir. Ayni şekilde geçtiğimiz yıl Stockholm'un çeşitli bölgelerindeki Türk turizmini baltalamaya yönelik posterlerde de ERNK imzası yer almaktadır.
Örgüt doğrultusunda İsveç’te faaliyet gösteren yaklaşık 42 derneğin İsveç Kürt dernekleri federasyonu adi altında toplandığı bilinmektedir.
***Danimarka
Danimarka kamuoyu, Kurt Konusuna bir azınlık ve insan hakları sorunu ve ülkesi olmayan bir toplumun bağımsızlık mücadelesi olarak anlayış ve sempati ile bakma eğilimindedir.
Halen PKK terör örgütünün geçmiş yıllarda olduğu gibi bu ülkede de çeşitli kültürel adlar altında açmış olduğu derneklerin faaliyetlerine devam etmelerinin, bunların yanında 1995 yılında faaliyete başlayan ERNK bürosunun Hükümet izniyle resmi olarak açılmasının ve Adalet Bakanının ERNK bürosunun herhangi bir suç islemediği taktirde faaliyetlerine engelleme getiremeyeceklerini belirtmesinin dikkat çekici olduğu değerlendirilmektedir.
***Norveç
Avrupa'da Türklerin yoğun olarak yasadıkları merkezlerdeki kadar büyük boyutlarda olmasa bile, Norveç’te de PKK mensupları örgütleri adına açık veya örtülü tehdit yoluyla para toplamaktadır. Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, PKK şiddet kullanımı, aşırı gösteriler, uyuşturucu ticareti, isçi simsarlığı türünden faaliyetlerini bu ülkede de sürdürmekte, PKK’nın paravan kuruluşları mevcudiyetlerini korumaktadırlar.
Tüm bu gelişmelere rağmen Norveç makamları maalesef 1999 yılı içinde bu ülkede ERNK'nin bir büro açmasına müsaade etmişlerdir.
***Finlandiya
Özellikle Körfez savasından sonra Finlandiya’nın gündemine "Kürt Meselesi" "Ezilmiş bir halkın mücadelesi" seklinde girmiş bulunmaktadır. Bu görüş üzerinde diğer Nordik ülkeleri parlamentolarının benzer görüşlerinin de etkisi olmuştur. Helsinki'de halen Fin-Kürt dostluk derneği ve Kürt Enformasyon merkezi isimleri ile ayni çatı altındaki PKK uzantısı ve yandaşı kuruluşlar faaliyet göstermektedir.
***Diğer Ülkeler (ABD-İspanya- İrlanda)
ABD'de bulunan Türkiye aleyhtarı Ermeni ve Yunan lobilerinin yanında, bizzat terör örgütü PKK tarafından ABD ile ilişkileri geliştirmek ve Türkiye aleyhtarı faaliyetlere ivme kazandırmak amacıyla 1995 yılında GANI GULUM (Kod adi) Namet GÜNDÜZ başkanlığında American Kürdish Information Network-AKIN (Amerikan Kürt Enformasyon Şebekesi) isimli dernek açılmıştır.
Bunun yanında, 1996 yılında Kürt Milliyetçisi Dr.Necmettin KERİM liderliğinde Washington'da "Kürt Enstitüsünü" kurulmuştur.
Terör örgütü PKK’nın İspanya’da iktidar ve muhalefet millet vekillerinin yanı sıra bazı kuruluşlarla da irtibat halinde olduğu, Kürt Enformasyon ve İşbirliği Merkezinin acılısı sırasında görülmüştür.
PKK terör örgütü İrlanda’da sosyalist çevrelerle işbirliği yaparak sözde Türklerin Kürtlere katliam yaptığı imajını sergileyerek, İrlanda’dan Türkiye’ye bazı sendika ve dernek yetkililerini göndermişlerdir.
PKK’nın İrlanda-Dublin de Kürdistan Enformasyon Merkezinin bulunduğu bilinmektedir.
***PKK’nın Para Kaynakları Ülkeler
PKK yılda 150 milyon EURO para elde ediyor ve bu toplanan paralar Türkiye’ye karsı silah alımında ve örgüt ihtiyaçları için kullanılıyor.
Paraların bulunduğu ülkeler ise..
Örgütün beş farklı ülkede banka hesabi var.
Para trafiğini ERNK düzenliyor
Örgütün para trafiğini ERNK (Kürt Demokratik Halk Birlikleri) düzenliyor. Bu birime bağlı Diplomasi ve Kurumsal Siyasi Çalışmalar Kurulu'nun altında, KNK-KUK isimli Kürt Ulusal Kongresi ve KON-KURD Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu var.
Bu iki kuruluş da örgüte gelir sağlayıcı çalışmalar yapıyor. KON-KURD, dokuz federasyonu da kontrol ediyor. Örgüte siyasi ve mali destek veren birimler içinde, ABD'de bulunan AKIN isimli bir kuruluş da var.
Örgütün yurtdışı yapılanması söyle:
· İskandinavya Kürt Barış Konseyi
· Fransa Kurt Halkı ile Dayanışma Kurulu
· Belçika Kürt Halkına Yürütülen Savaşa Hayır Kurulu
· İngiltere Londra Kürt İlişkiler Grubu
· İngiltere Kürdistan İnsan Hakları Projesi
· ABD'de Kurt Enformasyon Agi-AKIN
5 bine yakın PKK yanlısının giderlerinin karşılanması, yayın çalışmaları ve silah alımı için, Almanya'da faaliyet gösteren KARSAZ' a (Kürt İşverenleri Birliği) üye işletmeler önemli gelir sağlıyor.
Sonuç: PKK terör örgütlerini destekleyen gruplar, kurum ve kuruluşların listeleri devletin ilgili kuruluşları tarafında çıkarılmıştır. Devlet yetkililerimiz bunları mutlaka ilgili devletlerle, yöntem ve usulünce görüşüyordur. Ancak istenilen netice alınamadığı da bir gerçektir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Almanya'ya göçün 50'nci yılı nedeniyle gerçekleştirilen 'Göç Sempozyumu'nun gala yemeğinde yaptığı konuşmada, ülkelerin bu konudaki tutumlarını eleştirerek, bir kez daha diplomatik bir dil ile uyardı. Şöyle ki; "Avrupalı dostlarımızın önüne dosyaları koyduğumuzda, bize bahaneler üretiyorlar. Siz o bahaneleri artık bize değil, artık Batman'da öldürülen masum yavrulara değil, eğer izah edebiliyorsanız, önce kendi vicdanınıza izah edin. Tetiği çeken ve çektiren kanlı maşalar kadar, terör örgütüne destek sağlayanlar, örgütün sırtını sıvazlayanlar, örgüte maddi, manevi destek sağlayanlar da o doğmamış bebeğin katledilmesinden en az terör örgütü kadar sorumludurlar" dedi.

                                                             Eyüp BEYHAN
                                                                                
Kaynak:
1-Tefik Diker, Dost ülkelerin PKK aşkı 21.09.2011 Rota Haber
2- Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan) Ulusa sesleniş, AA,
3- Öcalan’ı sorgulayan anlatıyor, 20.10.2011 sabah gazetesi
4- Candaş Tolga Işık 11 Ekim 2011 Posta Gazetesi
5- Star Gazetesi; Almanya’dan PKK ya her yıl 300 milyon Euro akıyor, 3 Ekim 2011
6- H. Atilla Uğur, Abdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım, (Kaynak Yayınları 10.Basım 2011)
7- Sedat Laçiner, USAK Stratejik Gündem, 1Haziran 2010
8- Emre Uslu, İsrail PKK’yı destekliyor mu, Taraf, 12.06.2010
9- Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan) Almanya'ya göçün 50'nci yılı nedeniyle gerçekleştirilen “Göç Sempozyumu” Konuşması (1Kasım 2011)
 
                                                                           Eyüp BEYHAN
                                                                      

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 05-11-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
66502136 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net