30-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Türk dış politikasında 2023 vizyonu
Türk dış politikasında 2023 vizyonu PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 11
KötüÇok iyi 
Yazar Eyüp BEYHAN   
03-05-2011

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA 2023 VİZYONU

                                                                           Eyüp BEYHAN
Uluslararası İlişkiler disiplininin temel kitaplarından biri olan, ünlü diplomat ve ABD’nin Dışişleri Eski Bakanı Henry Kissinger’ın “Diplomasi” kitabında “Büyük bir başkan, halkının geçmişi ile geleceği arasında bir köprü kurarak aynı zamanda bir eğitici olmalıdır” der.

Büyük devlet adamı merhum 8.Cumhurbaşkanımız Turgut Özal, “21.Asır Türk asrı olacaktır” derken Milet’inin hem şanlı geçmişini anıyor hem de geleceğinin ufkunu çiziyor. 18 yıldır Türkiye’de yaşayan Amerikan Wall Street Journal gazetesinin İstanbul temsilcisi Hugh Pope, "Fatihlerin Torunları: Türk Dünyasının Yükselişi" adlı kitabında, 21. Yüzyıl Türklerin yüzyılı olacak derken sadece bizi kastetmiyor elbette. Türk dünyasının öteki ülkelerini de kastediyor: Özbekistan, Azerbaycan ve Kazakistan, mesela!... Şöyle bir saptama yapmış: “Orta Asya ülkeleri 1937'nin Türkiye'sini andırıyor. Bunlar dünyanın en iyi yönetilen yerleri olmayabilirler ama muazzam bir değişim yaşanıyor. Mesela bugün Kazakistan'ın finans yapısı Rusya'dan ileridir. Eminim ki Türklerin kurduğu birçok ülke çok büyük atılımlar yapacak." Ve Özal’ın haklılığını ve “büyük başkan” olduğunu teyit ediyor, yazar Pope. Yabancılar Özal’a ve Özal’ın ufkunu derinlemesine analiz ede dururken, bizdeki monşerler hem Özal’a hem de Özal’ın çizdiği ufka Başbakan Erdoğan’ın tabiriyle “Fransız kaldılar”.

Türk dış politikada paradigmaların değişebileceğinin sinyali veren Menderes ve Özal’dan sonra Başbakan Erdoğan ve ekibi de meşaleyi yaktı. Başta Türkiye ve Türk dünyasının kaderini değiştirircesine bir aydınlığa ulaştırdı. Devlet adamı ve düşünür Hasan Celal Güzel bir yazısında: “21. yüzyıl ‘Türk Asrı’ olacaktır. Erdoğan’ın liderliğinde ve Gül’ün devlet şemsiyesi altında, diplomasi dehası Davutoğlu, bir ipekböceği gibi dış politika kozasını örmeye devam ediyor...”
Henry Kissinger;“Reel politik güç hesaplarının ve ulusal çıkarların üzerine kurulmuş bir politikadır” der. 2002’den bu yana Reel politik eksenin de baktığımızda Türkiye’nin hariciye politikasında alışa gelmiş hem Monşer diplomasisi iflas etmiş, hem de uluslararası güç dengelerinden bir değişim meydana gelmiştir. Bu değişim ve dönüşümün mimarının hakkını teslim etmezsek tabiri caiz ise, insafsızlık ve vicdansızlık olur. Bugün dünyada ve bütün mazlumların sesi olan ve batının hasta adam ilan ettiği bir milleti bugün Avrupa’nın en sağlıklı adamı haline getiren büyük Türkiye’nin mimarı Başbakan R.Tayyip Erdoğan ve ekibidir.

Türkiye dış politikada son yıllarda ciddi atılımlar yaptı. “Komşularla Sıfır Problem” politikası takdir edilecek bir uygulama. Dış ilişkilerimiz eskiyle kıyaslanamayacak kadar çeşitlendi. Dış ticaretimiz geniş bir coğrafyaya ve yüzden fazla ülkeye ulaştı. Bu açılımlarda başarılı politikalar geliştiren ve uygulayan Hükümetin payı büyük ise de esnekliklere ve değişimlere ayak uydurabilen, kendisini yenileyen ve geliştiren ticaret erbabının ve sivil toplum kurumlarının katkısını unutmamak gerekir. Dikkat edilirse Başbakan Erdoğan hemen her konuşmasında birliktelik mesajı verir; “beraber yapacağız, beraber başaracağız ve biz birlikte Türkiye’yiz”.

Atatürk dış politika ile ilgili bir konuşmasında dış politikada güçlü olmanın dayanağı iç politika olduğunu söyler:«…Dış politika, iç teşkilât ve iç politikaya, dayandırılmak mecburiyetindedir, yani iç teşkilâtın tahammül edemeyeceği genişlikte olmamalıdır Yoksa hayâlî dış politikalar peşinde dolaşanlar, dayanak noktalarını kaybederler…»(İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.)  Yaklaşık 9 yıllık iktidar süresince Başbakan Erdoğan’ın dış politikada başarılı olmasının en büyük nedeni hiç şüphesiz ki iç politikada başarılı olmasıdır. Gerek ekonomik büyüme, sosyal devlet ilkesi doğrultusunda yoksulluğun azaltılması, gerek adaletin tüm boyutlarıyla tesis edilmesi, sağlık, eğitim hizmetlerinde çıtanın yükselmesi, demokrasinin güçlenmesi ve toplumsal barışın sağlanması, marka kentler vb. birçok hizmetle halkın güvenini kazanması aşikârdır. Yazımızın girişinde de belirttiğimiz Henry Kissinger’ın “büyük başkan” profiline, Başbakan Erdoğan’ın girdiğini belirtmemiz mübalağa olmasa gerek.

Ak partinin yayınlamış olduğu “Türkiye Hazır Hedef 2023” kitabında Lider ülke bölümünde özet olarak yaklaşık 9 yıllık, Başbakan Erdoğan’ın liderliğindeki, hükümetin dış politika ile ilgili yapmış olduğu ve 2023 vizyonuna yönelik çalışmalarını dikkatlerinize sunmak istiyorum. Böylece Başbakan Erdoğan ve ekibinin başarısını siz değerli okuyucularımızın takdirlerine sunuyorum.

AB İLE İLİŞKİLER
AB tam üyeliği stratejik hedefi:
*AB’ye üyelik ülkemizde demokratik standartların yerleşik hale gelmesi, ticari ilişkilerimizin gelişmesi, Avrupa’yla mevcut ilişkilerimizin daha da güçlenmesi açısından stratejik bir önem arz etmekte.
* AB’ye tam üyelik, Avrupa’nın geleceği açısından da stratejik önem taşımaktadır.
*Bizim üzerinde ısrar ettiğimiz temel konu, Avrupa’nın kendi ilkeleriyle çelişmemesi ve Türkiye’ye ayrıcalıklı bir muamelede bulunmamasıdır.
*Bazı Avrupa ülkelerinde görülen Türkiye karşıtı tutuma rağmen, AB’ye tam üyelik konusunda kararlığımızı sürdüreceğiz.
*Müzakere sürecinde yaptığımız ve bundan sonra da yapacağımız reformları, ülkemizin ve vatandaşlarımızın çıkarına olduğu için hayata geçirmeye devam edeceğiz.
*Avrupa’daki vatandaşlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız.
*Bu amaçla Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı kuruldu.
*Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için asimilasyona karşı çıkarken entegrasyona “evet” diyoruz.
*Yurttaşlarımızın yaşadıkları toplumlara entegre olmasını ve siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda aktif rol oynamasını destekliyoruz.

ABD
*Türkiye ile ABD arasında ilişkiler “model ortaklık” olarak yeni bir boyut kazanmıştır.
İki ülke arasında yapıcı ve kapsamlı ilişkileri geliştirmeye ve sonuç odaklı bir çerçevede güçlendirmeye devam edilecektir.
*Irak, Afganistan, Arap dünyası, Ortadoğu Barış Süreci, Kafkaslar da istikrar ve Balkanlar’da normalleşme süreci, iki dost ülkenin yakından takip ettiği konular. Bu konulardaki çabalarımız devam edecektir.
*Amerikalı muhataplarımızla siyasi diyalog ve işbirliği aynı yoğunlukta sürdürülecek.
*En önemli hedeflerimizden biri de Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve ticaret hacminin arttırılması olacaktır.
*Türk şirketlerinin Amerikan pazarından daha büyük pay alması için Ekonomik Koordinasyon mekanizması etkin bir şekilde kullanılacaktır.
*Enerji, güvenlik, terörizmle mücadele, iklim değişikliği, eğitim ve bilim ve teknoloji konularında çalışmalara devam edilecektir.
KIBRIS
*Kıbrıs politikamızın ana hedefi, Kıbrıs Türk halkının çıkarlarının korunması ve Doğu Akdeniz’de bir istikrar ortamının yaratılmasıdır.
*Kıbrıs’ın barış ve huzur adası haline gelmesi için yürüttüğümüz ilkeli ve kararlı dış politika, bundan sonra da Kıbrıs politikamızın ana çerçevesini oluşturacaktır.

ORTADOĞU
*Ortadoğu’yu çatışmaların, savaşların, geri kalmışlığın, fakirliğin, kötü yönetimlerin değil; barışın, istikrarın, refahın, kültür ve medeniyetin bir merkezi olarak görüyoruz.
*Ortadoğu haklarının kendi tarihlerinin aktörü olma iradesini destekliyoruz.
*Ortadoğu’daki sorunların çözümünde çatışmanın değil müzakerenin, savaşın değil diplomasinin hakim olması gerektiğine inanıyoruz.
*Ortadoğu ülkeleri ve halklarıyla son yıllarda geliştirdiğimiz ilişkiler, Irak’tan Lübnan’a, Suriye’den Filistin’e, Mısır’dan Körfez’e kadar bölgesel barış ve istikrara önemli katkılar sunmuştur.
*Türkiye’nin herhangi bir bölgesel meselede ne söyleyeceği, nasıl bir tavır takınacağı yakından takip edilmektedir.
*AK Parti, Türkiye ile Ortadoğu halkları arasında yeni bir dostluk ve kardeşlik döneminin başlamasına öncülük etmiştir.
*Ortadoğu’daki demokrasi adına büyük değişim sürecinin kan dökülmeden yaşanması, bizim için hem insani hem de siyasi bir öncelik.
*Biz Ortadoğu’daki yaşanan hadiseleri bir normalleşme süreci olarak görüyoruz.
*Halkın ertelenmiş taleplerinin gecikerek de olsa yerine getirilmesi olarak değerlendiriyoruz.
*Ortadoğu ülkeleri ve halklarıyla olan ilişkilerimizde de bir normalleşme süreci yaşanmaktadır.
*Hedefimiz, TC vatandaşlarının bütün Ortadoğu’da rahatça gezebilmesi, ticaret yapabilmesi, muhataplarıyla ortak projeler geliştirebilmesidir.
*Ortadoğu halklarının da Türkiye’yi önemli bir ticaret, diplomasi, eğitim ve kültür merkezi olarak görmelerini sağlayamaya devam edeceğiz.
*Bu çerçevede vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması ve Yüksek Düzeyle Stratejik İşbirliği Konseyi uygulamasına devam edecek, Türkiye ile bölge ülkeleri arasında tam ekonomik entegrasyonu sağlayacağız.

BALKANLAR
*Balkanlarda siyasi istikrar ve toplumsal huzura katkı yapmak birinci önceliğimiz.
*Bosna-Hersek ile olan güçlü ilişkilerimiz, Kosova’nın devlet olma sürecinde her tür desteği vermeye bundan sonra da devam edilecektir.
*Makedonya ve Arnavutluk ile artan ilişkilerimiz daha da güçlenecektir.
*Balkanlar’da yaşayan soydaş ve akraba topluluklarla olan ilişkilerimizi bundan sonra da geliştirmeye ve güçlendirmeye devam edeceğiz.
*Balkanlarda barış, huzur ve istikrarın sürekli hale gelmesine katkı sunacağız.

RUSYA VE KAFKASLAR
*Rusya ile ticari ilişkilerimiz büyük sıçrama göstermiştir.
*Rusya, Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacını karşılarken, Türk firmaları Rusya’da büyük projeleri hayata geçirmeye başlamışlardır.
*Rusya ile vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması önemli bir adımdır.
*Türk-Rus ilişkilerindeki gelişmeler, Kafkaslar dan Orta Asya’ya kadar çeşitli bölgesel konularda yeni bir işbirliği zemininin doğmasına imkan tanımıştır.
*Kafkaslarda barış ve istikrarın temin edilmesi ve korunması, bizim için stratejik bir önceliktir.
*Azerbaycan’la olan özel ilişkilerimiz önemini korumaya devam edecek.
Karabağ sorunun bir an önce adil bir şekilde çözülmesi Kafkas politikalarımızın öncelikleri arasındadır.
*Azerbaycan topraklarındaki işgalin son bulması ve Karabağ sorununun müzakere yoluyla çözülmesi için üzerimize düşen görevi yerine getirmeye devam edeceğiz.
*Ermenistan’la başlattığımız normalleşme süreci, Ermenistan’ın yapıcı olmayan yaklaşımları sonucu istediğimiz noktada değil.
Karabağ sorununun çözümü ve soykırım iddiaları konusunda…
*Çözüm için karşılıklı ve eş zamanlı adım atılması gerekmektedir.
*Amacımız bütün Kafkas ülkeleri arasında güven ve işbirliğine dayalı bir stratejik ortam yaratmak ve sorunları minimize etmektir.

ORTA ASYA VE TÜRK CUMHURİYETLERİ
*İkili ilişkiler, TİKA yardımları ve Türk iş adamalarının ve STK’ların bölgedeki yatırım ve faaliyetleri Türkiye ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasında yeni bir dönemin temellerini atmıştır.
*Türk Cumhuriyetleriyle vizeleri karşılıklı olarak kaldırmaya, siyasi diyalogu arttırmaya, ticareti teşvik etmeye ve sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerini desteklemeye devam edeceğiz.
*Manas ve Ahmed Yesevi Üniversitesi bu coğrafyada iki önemli eğitim ve kültür projesidir.
*Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi uygulamasını, Kırgızistan’ın ardından diğer Türk Cumhuriyetleriyle de hayata geçireceğiz.
*Böylelikle yeni bir güven, işbirliği ve dayanışma dönemi başlayacaktır.
*Türk Dünyası Konseyi’nin kurulması, attığımız en önemli adımlardan biridir.

AFRİKA
*Afrika ülkelerinde açtığımız ve açacağımız yeni büyükelçilikler ve konsolosluklar, Türkiye’nin Afrika kıtasındaki mevcudiyetini ve etkisini arttıracaktır.
*Türk iş adamlarının Afrika pazarında etkin hale gelmesi, Afrika açılımımızın en önemli ayaklarından biridir.
*İkili ilişkiler düzeyinde attığımız adımlar, Türk firmalarının ve sivil toplum örgütlerinin önünü açmış ve yeni fırsat ve işbirliği yaratmıştır. Bu politikamızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU ASYA
*Asya ekonomilerinin küresel pazarda payının arttığı günümüz dünyasında ülkemiz, bölge ülkeleriyle yeni işbirliği ve fırsat alanlarını hayata geçirmiştir.
*Küreselleşen dünyada lider bir ülke olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye, geniş Asya coğrafyasında etkin bir aktör haline gelmek için gerekli siyasi, diplomatik ve ekonomik imkanlara sahiptir.
*2010 yılında ASEAN ile Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalanmıştır.
*Amacımız Türkiye’nin ASEAN Diyalog Ortağı olmasını sağlamak.
*Afganistan ve Pakistan arasında köprü olmaya devam edilecek.
*Çin, Hindistan ve Japonya ile ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.

LATİN AMERİKA
*Meksika, Brezilya, Şili ve Venezuella gibi ülkelerle her gün giderek güçlenen ilişkilerimiz, Türkiye ile Latin Amerika arasındaki fiziki mesafeleri azaltmakta ve yeni fırsat ve işbirliği oluşturmaktadır.
*Latin Amerika ile olan ticaretimiz son 8,5 yılda kayda değer bir şekilde artmıştır.
*Hedefimiz bu rakamları daha da büyütmek ve Türk müteşebbislerine yeni yatırım ve iş alanları açmaktır.
*Ekonominin yanı sıra siyasi diyalogumuz ve diplomatik ilişkilerimiz de güçlenmeye devam edecektir.
*İran nükleer sorununun müzakere ve diplomasi yoluyla çözümü için Brezilya ile yaptığımız işbirliği geniş kitlelerin takdirini kazanmıştır.
*Latin Amerika ülkelerinin uluslararası kurum ve kuruluşlarda Türkiye’ye verdiği destek, dikkate değerdir.

DIŞ YARDIMLAR
*AK Parti, kardeş ve komşu ülkelere, ihtiyaç sahibi dost toplumlara yardım elini uzatmayı, ahlaki bir sorumluluk ve tarihi bir görev olarak görmektedir.
*“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” ilkemizdir.
*Dış yardımlar alanındaki performansımız, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada saygın bir konuma gelmesini sağlamıştır.
*Her yıl artan dış yardımlar sayesinde Türkiye, “donör” (bağışçı) ülke statüsünü kazanmıştır.
*Dış yardımlar, teknikten alt yapı hizmetlerine, tarihi eserlerin restorasyonundan eğitim faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanı kapsamaktadır.
*TİKA, 23 ülkede 26 ofisiyle hizmet vermekte, Türkiye ile akraba ve komşu topluluklar arasında sağlam köprüler kurmaktadır.
*Deprem, sel, yangın gibi doğal felaketlere anında müdahale kapasitemiz her gün artmaktadır.
*Türkiye’ye ait resmi ve sivil yardım kuruluşlarının faaliyetleri bütün dünyada artık parmakla gösterilmektedir.
*Dış yardımlar artmaya devam edecek ve daha geniş bir coğrafi alana yayılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
*Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da restorasyon çalışmaları, altyapı hizmetlerine devam edilecek.
*Hedefimiz, Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye dışında bulunan ata yadigarı eserlerimizin tamamının restore edilmesi ve koruma altına alınmasıdır.
                                                                                                         Eyüp BEYHAN

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 03-05-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60433321 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net