24-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Nagehan Bir Şa're Vardım...
Nagehan Bir Şa're Vardım... PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 1
KötüÇok iyi 
Yazar Şeyho Duman(*)   
03-05-2011

“Nagehân bir şare vardım, o şarı yapılır gördüm.”

                                 Şeyho DUMAN(*)                                                    
            O yapılmakta olan şehrin, binalarının dış mimarisi o kadar güzel bir görünüm arz ediyordu ki, bakanı mest-u hayran bırakıyordu. Zahirine bakanı adeta büyülüyor, ser mest ediyordu. O güzel görünümlü evlerden birine girelim istedik. Girmez olaydık. İçeride öyle düzensizlikler, kokular yayılıyordu ki; bu çelişkili görünümden rahatsız olmamak mümkün değildi. Dışı ile içi, bu kadar farklılık gösteren başka şey görülemez. Birbiriyle uyumlu bir bölümünü görmeyi ne kadar da isterdik. Heyhât…

            Minarelerinde beş vakit ilanı yapılan O’nun (Allah’ın) büyüklüğü ve yüceliği ne kadar cazip … “Allahu ekber” denilerek yeryüzüne güzel seslerle büyüklüğü, İlahlığı ilan edilen O (c.c.) yüce (Müteâl)… Bu görkemli görünüm arz eden bu cümlelerin (binanın) içine girdik, baktık ki ilan edilen O, dış görünümünden fersah fersah uzak… En büyük O’dur diye ilan ettikleri kavramın içi yok. Başka büyük zannettikleri varlıkların sıfatları tadad ediliyor. “O’ndan başka ilah yoktur” diye ilanı yapılan (La ilâhe ille’l-lâh) ‘ın dışı var ama içeriği itibariyle hayattan koparılmış. (La ilâhe ille’l-lâh) güzel ses ile terennümden başka bir şey ifade etmiyor. 

            İlah olarak tek Allah’ın kabul edilmesi terennüm edilirken, içerde ve pratik olarak hayatta tatbikatına rastlamak ne mümkün?

            Halbuki beş vakitte ilanı yapılan o Müteâl (c.c.), elçisine gönderdiği mesajlarında “Onlar Allah’ın birleştirilmesini emrettiğini birleştirirler…” (Ra’d suresi :21) buyurarak, “içeriyi ve dışarıyı birbirine bağlayın” diyordu.

            Bilmem ki ne gün içi harap binanın tesviyesi gerçekleşir? İç donanımını kaybedenlerin dışlarına bu kayıplarını yansıtmamak için gösterdikleri sınırsız gayretler bundandır. Bu şaşaalı ve her tarafı mermerle kaplı mescid ve camilerin çağrılarına kulak verilirse, onların hazin öykülerinin terennümü işitilir. Tıpkı kültür ve inancını kaybeden içsiz insanların; bu yoksulluklarını, dışlarına verdikleri önem ve süslemelerle gidermeye çalıştıkları gibi…

            İç mimarlarımızın yokluğundandır ki camilerimiz, minarelerindeki “Allahu ekber” ilanını içeriye yansıtamıyor. Cesetlerle dolu bu mekanlar âdetâ bir “dırara” dönüşüyor…Bindörtyüz yıl önce ölüleri dirilten o nefes bugün nerede..? Sure-i Hadid de “Elem ye’ni..”24 cümlesiyle başlayan mesajın verildiği hal mı yaşanıyor? 

            Artık o bindörtyüz yıl önce gelen mesajlar mezarlıklarda ardı arkası kesilmeden terennüm edilmeye devam ediyor. Karşıyaka mezarlığı ve diğer yerlerde bulunan ölüler diyarında bütün gün o diriltilmek için gelen mesajlar tekrarlanıp duruyor.Dirilere hitap eden “Ey iman edenler, borçlandığınız zaman onu yazın…” anlam ifadeli yüce buyruk, kabristan sakinlerine okunuyor. İçi kokuşan, dışı şaşaalı diğer mekanlarda ise; adı geçen mesajı dinlerken gözyaşı dökenlere hayret edenler olursa, onlara ölüler diyarında olduklarını unutmamalarını tavsiye ederim.

            Kurtuluşumuz binanın dışı ile içerisini aynı seviyeye getirmek, çelişkiler yaşamamak ile gerçekleşir. Ve’s-selam.

“Nagehân bir şare vardım, o şarı yapılır gördüm.”
                                                                                                     (Şeyho DUMAN)

(*) E.Vaiz

Yorum
Yazar marlon açık 2011-05-05 01:50:13
ben dahi yapılır oldum,taşu toprağ arasında...
Yazar dedemin mesleği açık 2011-05-07 18:12:56
Değerli Duman,çok güzel bir tema işlemişsiniz ,naçizane tebrikler.İnsanın iç ve dış dengesi ancak bilimle sağlanabilir.Kur'an,Hadis külliyatı, sonra onların yanında tabii bilimler insanın cehaletini yok edecek kaynaklardır.Bu denge ile mezarların içi de temiz olabilir.İnşaallah insanoğlu bu fikirle (doğru) yolunu bulur.Bu buluşta hiçbir istina olmaz.Sağlıcakla kalınız.Ercan Arslaner.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 10-05-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60219077 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net