24-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Yeni Bir Yargılama modeli:
Yeni Bir Yargılama modeli: PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar Av. Cüneyt TORAMAN   
23-04-2011
Yeni Bir Yargılama modeli:

                                           Av. Cüneyt TORAMAN
İdarenin eylem ve işlemlerinin etkili bir denetime tabi olabilmesi için, mevcut uygulamada yapılacak iyileştirmelerin -mevcut maddelerde değişiklik yapılmasının- sorunu çözmeye yetmeyeceğini, bu nedenle, idari yargının -ilk derece mahkemesi ve temyiz mercii Danıştay dahil-, lağvedilerek, adli yargı içine alınmasının, “gerekli” ve “yararlı” olacağını düşünmekteyim. İdari yargının gerekliliğini savunanlar, idarenin işleyişindeki farklılığa dikkat çekmek suretiyle, idari mevzuatı, zor(!) ve gizemli bir hale getirerek, idari yargının  “gerekliliğini” kanıtlamaya çalışmaktadırlar. İdarenin işleyişindeki farklılığın, adli yargı dışında, farklı bir yargılama sistemi gerektirmediği kanısındayım. Adli yargıdaki yargıçlar da, (nihai olarak) idari yargıdaki yargıçlarla aynı fonksiyonu (yargılama fonksiyonunu) icra etmektedirler. İdarenin eylem ve işlemlerinin denetiminin (yargılamasının), adli yargıya devri halinde, önemli bir sorun yaşanmayacağını, -hatta, çok daha teknik ve zor konularda karar veren yargıçların- idari uyuşmazlıklarda, daha doğru, daha yansız ve daha objektif kararlar verebileceğini düşünüyorum.
İdarenin farklı özellikler taşıdığı açıktır. Ancak, her farklılık için “ayrı mahkeme” kurulmaya kalkıldığı takdirde, uyuşmazlık adedi kadar “ihtisas mahkemeleri”nin kurulması gerekecektir. Her kesime ve her konuya ayrı mahkeme kurulmasının, “nasıl bir karmaşa yaratacağı?” konusunda fikir sahibi olabilmek için, mevcut mahkemeler arasındaki –bitmek tükenmek bilmeyen- görev ve yetki itirazlarının yol açtığı, para, emek ve zaman kaybına bakılması yeterlidir!!!

İdarenin eylem ve işlemlerinin denetimi, adli yargı içine alındıktan sonra, “İcra Tetkik Mercileri”nin şikayet prosedürüne benzer bir şekilde yargılama yapan (İcra Tetkik Mercii benzeri) mahkemeler kurulabilir. İcra İflas Kanunu, icra memurlarının eylem ve işlemlerinin denetimine karşı son derece pratik bir yöntem geliştirmiş olup, icra memurlarının eylem ve işlemlerinin yasaya ve hukuka uygun olup-olmadığı?, “şikayet prosedürü” içinde ve “basit yargılama usulü” ile çok kısa bir zamanda sonuçlandırılmaktadır.Bu uygulama, icra işlemlerinin “hukuka uygun ve hızlı bir şekilde” yürütülmesinde, büyük kolaylıklar sağlamaktadır. İcra memuru için düşünülen ve (mevcut yargı sistemi içinde) “iyi bir şekilde” uygulanan bu yöntemin, diğer kamu görevlilerini de (tapu memurları, zabıta memurları, belediye görevlileri, okul müdürü, dekanlık, trafik polisi, T.R.T., üreticilerden ürün alımı yapan kamu görevlileri, vs.) içine alacak şekilde düşünülmemesi için, hiçbir neden yoktur. Hatta, devletin tarihsel gelişimine bakıldığında, böyle bir düzenlemenin, bu günün “çağdaş devlet anlayışının bir gereği” olduğu dahi rahatlıkla söylenebilir.

Tüketici Mahkemeleri” ve “İcra Tetkik Mercii” örneklerinden hareketle, “ilgililer”, idarenin herhangi bir eylem ve işlemine karşı, (farzı muhal) 30 gün içinde, herhangi bir harç ödemeksizin, idarenin eylem ve işlemlerini, “Şikayet” edebilmelidir.İdarenin eylem ve işlemlerine karşı şikayette bulunan vatandaş, bu şikayetini, (bedeli adli yardım fonundan karşılanmak üzere) “avukat yardımıyla” yapabilmelidir. Mahkeme, (hukuka aykırılık kesin, başvuru evrakı arasında idarenin görüşü mevcut veya idarenin savunmasını almak suretiyle) “evrak üzerinden”, duruşmasız karar verebileceği gibi, duruşma açmak suretiyle de yargılama yapabilmelidir. İdarenin eylem ve işlemlerine karşı şikayette bulunulması halinde idare, şikayet sonuçlanıncaya kadar, (yürütmenin durdurulması benzeri kararlara gerek kalmaksızın) şikayet konusu işlemi, icra/infaz edememelidir.Bu mahkemelerin (şikayet üzerine vereceği) kararlar, “kesin hüküm” teşkil etmemelidir. Taraflardan biri, verilen kararın (olayın niteliklerine veya) “hukuka uygun olmadığı” kanısında ise, harç ve masraflarını ödemek suretiyle, umumi mahkemelerde dava açabilmelidir.
 
Bu önerimize karşı, “Dünya’da böyle bir uygulama örneğinin olup-olmadığı?” sorulabilir. Bu soruya karşı, “uygulamada örneği olan mevcut uygulamanın, çözüm üretmediğini” bunun yanında, “Asıl önemli olanın, sorunu çözmek olduğunu” “Sorunların her ülkede benzer yöntemlerle çözümünün gerekmediğini” son olarak, “her uygulamanın bir ilkinin olacağı” şeklinde yanıt vermek isterim.
Böyle bir düzenlemenin uygulamaya geçmesi halinde, on binlerce vatandaşın, idarenin eylem ve işlemlerini şikayet edeceği” şeklindeki bir itirazı, “idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka aykırılığın oldukça yaygın olduğunun ikrarı” olarak değerlendirmek isterim.

Yeni bir yargılama modeli, yetişmiş eleman açısından sıkıntı yaratmayacak mıdır?” şeklindeki bir itiraza, “Adli yargıdaki yargıçların, -önüne gelen diğer davalardaki gibi- gerekli araştırmayı yaparak, doğru karar vereceği, zaman içinde daha da iyi olacağı” cevabıyla birlikte, “Bu kişilerin, “Aile mahkemeleri, Tüketici Mahkemeleri veya Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kurulurken de, aynı itirazı yapıp-yapmadıklarını?” sormak isterim.

Mevcut idare mahkemelerinin nereye gideceği?” ve “Yeni mahkemelerin nerede faaliyet göstereceği” şeklinde bir itirazın cevabı da, bu önerinin içinde yer almaktadır. Yeni mahkemeler, adli yargı binasında faaliyet gösterecektir. Eski binalar ise, idare mahkemeleri, (özel mülkte kirada ise) kira sözleşmesi feshedilerek, bina, mülk sahiplerine iade edilecek, devlet kira yükünden kurtulmuş olacaktır. Mülkiyet devlete ait ise, -sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılmasına katkı sağlayacağı için- “okul” olarak kullanılması düşünülebilir.

         “İdare aleyhine başvurunun bu kadar kolaylaştırılması, idare aleyhine yerli-yersiz şikayetlere neden olmayacak mıdır?” şeklindeki bir itirazı, haklı bir itiraz olarak kabul edemeyeceğim. Zira, vatandaş, idarenin hukuka bağlılığından “kuşku duyduğu” takdirde, son derece basit ve masrafsız bir şekilde idarenin bu işlem ve eylemini mahkemeye şikayet edebilmelidir. Şikayet sonucunda, “idarenin eylem veya işleminin hukuka uygun olduğu” şeklinde bir karar çıksa, böyle bir karar, idareyi niçin rahatsız etsin?! Tam aksine, idare, vatandaşlardaki bu, “hak arama bilincinin yaygınlaşmasından” dolayı memnuniyet duyması gerekir.

Vatandaşların idarenin eylem ve işlemlerine karşı şikayetleri, (şikayete konu işlemi tesis eden) kamu görevlisinin kişisel dosyasına konulmak suretiyle, denetiminde ve “terfisinde” de kriter olarak kullanılabilir. Bu şikayet sonuçlarının (ilgili idare ajanının) kişisel dosyasında muhafazası ile, “başarısı” veya “başarısızlığı” konusunda somut bir kriter olacaktır. Gerekli yeterliliğe sahip olamayanların yerine, (sözleşmeleri yenilenmeyerek) iş için bekleyen, çok daha nitelikle ve bu işi çok daha iyi yapabilecek olanlar alınabilecektir.  İdarenin bu şekilde denetlenmesi, idarenin yasaya ve hukuka uygun işlem tesis etmesini artıracak, sonuçları itibariyle, idarenin hizmet standartlarını da yükseltecektir.

Böyle bir uygulama, hukukun gerçekten egemen olduğu ve “hukuka bağlı bir idare” özlemimizi giderebileceği gibi, (kim bilir?), belki de, (benzer sıkıntılara maruz) Avrupa Birliği’nin de dikkatini çekecektir.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 23-04-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60220311 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net