30-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow Zeytin Gen Koleksiyonu Okul Yapımı İçin Feda Edilemez
Zeytin Gen Koleksiyonu Okul Yapımı İçin Feda Edilemez PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 0
KötüÇok iyi 
Yazar Prof.Dr.İbrahim Ortaş   
31-03-2011
Tarımsal Laboratuarımız
Zeytin Gen Koleksiyonu Okul Yapımı İçin Feda Edilemez...

                         Prof. Dr. İbrahim Ortaş
                         Çukurova Üniversitesi
Toplumun önem verdiği okul ve sağlık tesisleri bilim insanları olarak bizlerin de hassas olduğu konulardır. Ancak okul yapılacak yer, hastane yapılacak yer için de ekolojik, sosyolojik ve psikolojik olguların da dikkate alınması gerekir. Kamuya ait her görülen düz veya düze yakın arazi uygundur hemen yapalım anlayışı maalesef bugün hepimizin üzüntü ile izlediği bir durumdur. Son altı yıldır önce Ç.Ü. Pamuk Araştırma Merkezi alanının hastane yapılması ve araksından okul yapımı, yarın metro ray hattı derken neredeyse üniversitenin
arazileri delik deşik edilerek bütünlüğü bozulur duruma gelmiştir. Bu bağlamda yazılan çizilenler biliyorum ki sizleri de bizleri de yormuştur. Pamuk Araştırma alanı üzerinde yürütülen hukuki davalar sonucunda üniversite lehinde mutlak tarım toprağı kapsamında olduğu belirlenmiştir. Ancak bu konuda başından beri söz konusu arazi varlığının 5403 sayılı " Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu" kapsamında özel ürün ve mutlak tarım arazisi olması yanında üniversitenin bilimsel araştır

Tam da yetkililerin üniversitenin sabrını sınarcasına bizleri nasıl olsa davayı da kazansanız yine de bir şey değişmez anlayışının gelen tavırları bizleri yıldırmayacaktır.

Bilim insanı olarak tarım ve toprağın insanlığın beslenme kaynağını bilen ve öğreten öğretim üyeleri olarak toprağa yapılan bu haksızlığı kabullenemeyiz. Bu konudaki görüşlerimizi bilimsel bilgimiz ve gücümüz ölçüsünde topluma anlatacağız.

Üniversitenin bilimsel laboratuarı niteliğindeki Zeytin Gen Merkezi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız "Ülkesel Meyve Genetik Kaynakları " projesi kapsamında " Ulusal Zeytin Genetik Kaynakları Koleksiyonunun " bir paraleli olarak kurulmuş ve günümüze kadar 386 zeytin çeşit ve genotipine ulaşmış durumda olup bölge çiftçisine de uygun çeşit seçimine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Son yıllarda Çukurova Bölgesinde zeytin ekim alanları için kredi destekleri sağlanmakta olup önümüzdeki yıllarda bölgemizde pamuk bitkisinin yerini alacak ve narenciyeye alternatif bir bitki olarak milli ekonomiye katkıda bulunacağı beklenilmektedir. Zeytin insanların geçmişten beri dikimini yaptığı kutsal kitaplara konu olmuş, toprak korumada önemli bir özelliği olan en marjinal alanlarda bile yetişebilen doğaya uyumlu gelişme sağlayan bir bitkidir. Kamuoyunda son yıllarda organik üretimi öne çıkan ve sağlıklı gıda listesinin ilk sırasında yer alan bir bitki konumdadır.

Bugün Türkiye'nin ikinci büyük zeytin gen merkezi konumundaki Çukurova Üniversitesi Zeytin Gen Merkezi'nin bilimsel bir değerlendirmeye tabi tutmadan, salt rant amacıyla sökülüp yerine ulvi bir kurum olan okul yaptırılmak istenmesi ile bilim kuruluşu ile eğitim kurumunun karşı karşıya getirilmesi kabul edilemez bir durumdur. Gerek TOKİ hastanesi gerekse zeytin gen bahçesinin yerine okul yaptırılması aşamasında Adananın akciğeri olan söz konusu tarım alanlarının korunması, 3573 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması" hakkındaki kanuna ve 5403 sayılı " Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu" kapsamında özel ürün ve mutlak tarım arazisi statüsüne uygun olarak korunmasını talep ettik. Bu talebimizi yeniliyor ve her ortamda doğadan yana olduğumuzu anlatmak zorundayız.

Bugün Adana ili Sarıçam ilçesi Balcalı mevkii 199 ada 2 No.lu parselde kayıtlı olan Üniversitemizin kuruluşundan bu yana Fakültemizin zeytin gen merkezi olarak kullandığı, kök mülkiyeti Üniversitemize ait olan bu taşınmaz Adana İl Özel İdaresi tarafından 2008 yılında Üniversitenin bilgisi dışında imar değişikliği yapılarak el değiştirmiştir. Yapılan yeni planlama ile söz konusu alan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul kompleksi yapılması için tahsis edilmiştir.

Çukurova Üniversitesi bir eğitim kurumu olarak eğitime karşı olmadığını, arazi kullanım planlanmasına bağlı olarak üniversite yerleşkesinde yine kök mülkiyeti üniversiteye ait olan tarıma uygun olmayan bir alanda eğitim yerleşkesinin imarına sıcak baktığını valilik makamı düzeyinde yapılan karşılıklı görüşmelerde konu dile getirilmiştir. Bu konuda varılan karşılıklı anlaşmaya rağmen en son Adana Valiliğinin 28 Mart 2011 tarih ve B.08.4 MEM. 4.01.00.28.807010000/12968 sayılı yazısı ile
"Talebiniz doğrultusunda projenin başka bir alana kaydırılması için gerekli çalışma yapılmış olup, gelinen aşamada nihai olarak projenin 199 ada 2 parsele uygulanması zorunluluğu ortaya çıkmıştır" ifadesi kullanılmıştır. Söz konusu yazı ile üniversitenin eğitim kurumunun yapılmasına taraf olduğunu açıkça belirlenmiştir.

Aynı yazıda 1976 yılında zeytin genetik alanı olarak oluşturulan ve bugün 35 yaşında olan zeytin ağaçlarının 31.03.2011 tarihinde söküleceğini Çukurova Rektörlüğüne bildirmiştir.

Her ne kadar söz konusu yer yüzeyinin parsellemiş alanlarının tapusu kurum veya şahsılarda olsa da kullanım hakkının kamuda olduğunu savunuyoruz. İlgili 5403 sayılı " Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu" kapsamında özel ürün ve mutlak tarım arazisi anlayışının temel felsefesi de arazi ancak kulanım hakkı ile size aittir. Araz amacı dışında kullanılamaz.

Bitkilerin büyüme dönemine girdiği ilkbaharın bu döneminde fizyolojik gelişme nedeniyle yüksek yapılı bitkilerin yerinden koparılarak başka alanlara aktarılması önemli ölçüde bitki kayıplarına neden olacaktır. Uzmanı bilim insanlarının bilimsel raporu zeytin ağaçlarının söküldüğü takdirde özellikle beslenme aracı olan kılcal kökleri tahrip olacağı ve bunun sonucunda geriye dönüşümü imkânsız kayıplar olacaktır. Söz konu genetik materyalin yerinden kaldırılması ve olası bitkilerin yeni yerine adapte olmaması ve kuruması bir şekilde cinayet kabul edilecektir.

Söz konusu gen bahçelerinin kurulması ve yaşatılması pahalı ve zaman alıcı olması nedeniyle mutlaka korunması ve uygun ekolojilerde geliştirilmesi gerekir.

Kaldı ki üniversitemiz doğrudan kentin gelişimine yönelik USAM, TEKNOKENT gibi merkezleri hiçbir karşılık beklemeden ve kendi bütçesinden önemli kaynaklar aktararak yerleşkede inşa etmiştir. Yine kampüs ortasından yüzlerce dönüm araziyi karşılıksız geçiş yolu olarak Adanalılara tahsis etmiştir. Adana enerji hatlarının geçişi TEDAŞ enerji dağıtım merkez binası için yine üniversitenin ülke çıkarları yönünde tavır almış ve Adanın gelişimine katkıda bulunmaya çalıştığı kamuoyuna yansıyan bilgiler ile sabittir.

Söz konusu OKUL İÇİN DE üniversitemiz UYGUN YER TAHSİSİ VE İLGİLİ ALANLA TAKASI konusunda yukarıda belirtildiği gibi öneride bulunmuştur. Tüm bu özverilere rağmen üniversite için hiçbir getirisi olmayan ancak Adana ve ülke için çok büyük bir değer oluşturan Zeytin Gen Merkezi niteliğindeki alanın ısrarla yapılaşmaya açılmaya çalışılması ne hukuki, ne akli, ne de vicdani hiçbir gerekçeye dayanmamakta; bu konuda ısrar edilmesi üniversitemiz ve duyarlı yurttaşlar tarafından anlaşılamamaktadır. Kaldı ki bilim kuruluşlarının laboratuarı olan gen merkezi ve tarım kuruluşlarının korunması ülkemizin teminatı altında olması gereken alanlar ne yazık ki günümüzde yetkililerince getirilmektedir.

Zeytin gibi ülkemiz tarımında ve doğal bitki zenginliği içinde tekçil yeri olan zeytin gen bahçesinin eksik bilgilendirme sonucu sökülmesine karar verildiği kanaatindeyiz. Para ile ölçülemeyecek kadar değerli olan söz konusu bahçenin sökülmesinin kimseye yararı olmayacağı, tam tersine ülkemiz tarımına ve bilimine zarar verecektir.

SONUÇ OLARAK bütün dileğimiz telafisi olmayan noktaya varmadan hatadan dönülmesi; bu alanın Türkiye ve insanlık için Zeytin Gen Merkezi olarak korunması, okul alanı olarak da üniversitemizin  daha uygun bir yer göstermesidir.

Önerimiz bilimin yol göstericiliğinde Adana'ya yakışır sağlıklı bir planlama ile okul için uygun alanın belirlenmesini ve zeytin gen bahçesinin yerinde korunmasını istemekteyiz. Adana için yeniden bilimsel ölçülerde yeni bir planlama yapılmalı, mutlak tarım alanlarında 5-8. sınıf araziler üzerine doğru kent ve sanayi kaydırılmalı. Hâlihazırda kullanılan alanlar efektif kullanılmalı ve planlı kentleşmeye geçilmelidir.

Bugünlerde ikinci, üçüncü üniversitenin konuşulduğu sırada birincisini geliştirmeden elindeki varlığını bir şekilde tırtıklayarak almak Adana'ya yarar sağlamayacağı gibi Üniversitenin de zayıflamasına yol açacaktır. Kim ki ülkemizin bu önemli kuruluşuna bilerek veya bilmeyerek yanlış yapıyorsa tarihi bir sorumluluk altında kalacaktır. Bilim tarihi bilgimiz, bilimini ve üniversitelerini geliştirmeyen toplumların geride kaldığını ve giderek dış güçlere bağımlı hale geldiğini göstermektedir. Bırakalım üniversitenin topraklarını üzerinde yapılaşmaya gitmeye, kenti planlı ve sürdürülebilir anlayışla yönetelim. Çukurova'nın bereketli toprağında planlı arazi kullanımı modelleri ile okul içinde hastane içinde yer bulunur. Üniversiteye metro içinde gerekirse yer altından yol da döşenir. Önce sağlıklı bir kent kültürü ve bilincinin insanımızda yaratılması gerekir. Buna öncelikle kent yönetimlerinin sahip olması gerekir. Planlı bir kent için Adanın ve Üniversitenin sağlıklı yaşanabilir birer mastır planı olmalıdır.

Önerim Adana'nın 1970'li yıllardaki gibi üniversiteye gönül vermesi; 1970'li yıllardaki yöneticilerin tutumuna benzer tutumları bugünün yöneticilerinden de beklemekteyiz.
                                                        30 Mart 2011, Çarşamba,  Adana
 

Yorum
Hocamızdan ek bilgi
Yazar Sanih açık 2011-04-11 20:55:58
Adana İdare Mahkemesi Zeytin Gen Bahçesinin Sökülmesi Konusunda Yürütmeyi Durdurma Kararı Aldı 
Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi,  
 
Uzun zamandır kamuoyunun bilgisi dâhilinde olan ve 1976 yılında Ç.Ü. Ziraat Fakültesi tarafından eğitim ve genetik materyali kontrol altına almak için kurulan ve bugün 386 genotipli geniş bir zeytin genetik materyalinin toplandığı bir koleksiyon bahçesine dönüştürmüştür. Söz konusu bahçenin bulunduğu alanın kullanım hakkı ve tahsisi Çukurova Üniversitesine ait olup son yıllarda anlayamadığımız nedenlerden dolayı ne zaman kamunun arsa ihtiyacı doğsa gözler üniversiteye ait tahsisli araziye çevrilmekte. Ne yazık ki son yıllarda üniversite arazileri bilimsel çalışma materyalinden çok arsa olarak görülmesi nedeniyle söz konusu alanlar Belediyeler üzerinden imarlandırarak istenilen kurumlara aktarılmakta. Dün TOKİ hastanesinin yapıldığı yer Sağlık Bakanlığına, bugünde zeytin gen bahçesi okul yapılması için Milli Eğitim Bakanlığına tapu tescili yapılmıştır. Bütün bu alanlarda imar değişikliği yapılırken çoğu zaman Üniversitenin haberinin olmaması veya geç haberinin olması nedeniyle açılan davalarda zaman aşımına 
 
Mahkeme Telafisi Mümkün Olmayan Duruma El Koydu 
Adana Valiliğin Zeytin Gen Merkezi olarak bilinen alanın tapusunun Milli Eğitim Bakanlığında (kendilerinde) olmasını öne sürerek buraya okul yapılacağına yönelik ısrarı üzerine Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şubesinin ve ÇETKO'nun doğrudan, Çukurova Öğretim Üyeleri Derneği (ÇOED) ve diğer sivil kuruluşlarında destekleri ile açtığı yürütmeyi durdurma talebi Adana 1. İdare Mahkemesi, bünyesinde 386 genotip barındıran Zeytin Gen Merkezi'ne okul yapımında yürütmeyi durdurma kararı verdi. 
Yürütmenin durdurulması istemiyle Adana Birinci İdare Mahkemesi'ne sivil toplum örgütlerinin açtığı davada koruma altında olması gereken geniş kapsamlı zeytin genetik materyalin yerinden sökülmesi telafisi güç zararlar doğurabilecek nitelikte olduğu belirtildi. 
"Adana 1. İdare Mahkemesi 2011/711 esas nolu kararına göre ZMO Adana Şube Başkanlığı'nın İl Özel İdaresi ve Adana Valiliği'ne açtığı dava sonucuna göre davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınacak. Savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemin yürütmesini durduran mahkeme heyeti İl Özel İdaresi ve Adana Valiliği'ne 30 günlük süre tanıdı. 7 Nisan 2011 tarihli karara göre Valilik ve İl Özel İdaresi'nin 30 gün içerisinde mahkeme heyetine sunacağı cevap ve sonrasında verilecek karara kadar Zeytin Gen Merkezi'nde okul yapımına yönelik herhangi bir işlem yapılamayacak" denilmektedir. 
 
 
Okula Değil, Seçilen Yerin Tarım Toprağı ve Zeytin Gen Bahçesi Olması Nedeniyle Karşıyız 
Daha önce belirttiğimiz gibi okul ve hastane gibi hepimizin gönülden destek verdiği ve ihtiyaç duyulan yerleşim mekânlarına karşı olmadığımızı ancak Adana'nın palanlı yerleşime kavuşmasını istiyoruz. Tarıma uygun olmayan kuzey Adana'ya doğru uygun yerlere destek vermekteyiz. 
Mahkeme kamu adına doğanın korunması konusunda telafisi olmayacak bir alanda sağduyulu karar vermesinin gereği olarak hep berber kamu kurumlarını karşı karşıya getirmeden, okul için uygun bir yer bulunmasına destek olalım. Adana 1. İdare Mahkemesi kararı yerinde bir karardır. Umarım yetkililer bu karar doğrultusunda davranır ve uzattığımız zeytin dalını geri çevirmez. Toprak koruma ve zeytin yasalarına uygun davranarak bu alanda okul yapılmasını yeniden gözden geçirirler. 
 
 
Tarım Toprakları Korumaya Alınmalı 
Söz konusu araziler kırmızı Akdeniz toprakları olup, Avrupa Toprak Bürosu raporuna göre bu topraklar korunması gereken özel ekosistem topraklarıdır. Kırmızı Akdeniz toprakları strüktürü iyi gelişmiş, Dünyanın en iyi sebze, zeytin ve narenciye toprağı olarak bilinir. 
Buna benzer İtalya'nın Apulya bölgesindeki topraklarda yaklaşık 50 milyon zeytin ağacı bulunmakta olup, buralarda tek bir yerleşime bile izin verilmemektedir. Benzer şekilde diğer Akdeniz ülkelerinde de zeytin dikili alanlar yerleşime ve inşaata izin verilmemektedir. 5403 sayısı toprak yasasında tarımsal niteliği olan ve korumaya gereksinim duyulan toprakları korumak için çıkarılmıştır. Bu bağlamda arazinin tapusunun kime dolması önemli değil, önemli olan "arazinin amaca uygun kullanılıp kullanılmadığıdır". 
Toprak insanın beslenme kaynağı olması nedeniyle, toprakların amaç dışı kullanımına temelden insanlığın gelecekteki gıda güvencesi için karşıyız. Yarım asırdır Toprak bilimcileri, ZMO, TEMA vakfı ve diğer çevre örgütlerinin uzun soluklu çabaları sonucu yasallaşan 5403 sayılı yazanın eksiklerine rağmen doğadan yana taraf olmamız nedeniyle yasaya sahip çıkacağız. 
Bizim baktığımız pencere bize bitki ve toprakların amacına ve doğasına uygun kullanımını savunmaktır. Doğadan ve insandan yana tavrımızı bu bağlamda devam ettireceğiz. Bilimsel yetkinliğimiz ve vicdani sorumluluğumuz bu konuda görevimizi yapmamızı gerektiriyor. 
 
Zeytin Gen Bankası Mutlaka Korunmalı 
Bir toprak bilimcisi olarak bu toprakların elden çıkmasına seyirci kalmak mesleğime ihanet gibi geliyor bize. 35 yıllık bir genetik materyalin bilimsel bir veriye ve rapora dayandırmadan yerinden sökülebileceğini söylemek ve dozerle girip belirli sayıda ağacı kökünden koparmak içimizi acıtıyor. FAO verilerine göre yer yüzeyindeki genetik materyalin %75'nin kaybolduğu dünyamızda ileride olası her türlü iklim değişimleri, hastalık ve zarlılara karşı doğaya adaptasyonu yüksek olan bitkilerin korunması gerekiyor. Bilim insanları durumdan vazife çıkararak, söz konusu genetik materyalin kaybolacağını da düşünerek anavatanlarında toplanarak, çoğaltmak, saklamak ve gelecekte yeniden insanlığın hizmetine sunulmak üzere kontrol altına alınmaktadır. 
Yetkilerimiz bu konularda yeterince bilgi sahibi olamayabilirler veya yanlış bilgilendirilmiş olabilirler. Ancak bilim insanları yüzeyinin yasalarını incelemek, bilinmeyenlerini bilinir duruma getirmek, çözümlemek ve üretilen bilgiyi insanlığın yararına sunmak zorundadır. Tarım bilimcileri olarak, bilimsel olarak omuzlarımıza yüklenen sorumluluk; insanlığın gıda ihtiyacı için gerekli bitki ve toprak materyallerini belirlemek, organize etmek ve iyileştirerek sürdürülebilirliğini sağlamaya çalışmaktır. Toprağın gıdanın temel kaynağı olduğunu bilinci ile doğanın, bitkinin ve toprağın korunmasını amaca uygun olarak kullanılmasını istiyoruz. 
 
 
İnsanlığın Beslenme Kaynağı Toprağı, Bitkiyi Korumak Ulvi Bir Görevdir 
Bu konuda daha önce Adana'da açılacak ikinci bir havaalanının yerinin nasıl yanlış olduğunu söylediysek, Real süper marketi ve çevresinin imara açılmasına karşı çıktıysak, milyonlarca dolar harcanarak DSI alt yapısının yapıldığı Adana'nın güneyindeki sulama kanalları ve sistemi, tarım topraklarının amaç dışı kullanımı nedeniyle heba edilmesine de karşı çıktık. Hatta üniversite içinde geçmişte yapılmasına karar verilen ve tarım toprakları üzerine yapılan yapılaşmalarda karşı çıkarak her alanda tarım topraklarının amaca uygun korunmasını savunduk, savunacağız. Salt karşıyım demek için değil, buradan bir başka çıkarım oluşturmak içinde değil. Yalnızca ve yalnızca bilincimiz ve tarihi sorumluluğumuz nedeniyle tarım topraklarına ve genetik bitki materyaline sahip çıkıyoruz. Adana 1. İdare Mahkemesinin yürütmeyi dururuma karına bağlı olarak zeytin gen bankasının bir daha kurulmayacağını düşünerek değişik zeytin çeşitlerinin sökülmesine karşıyız. 
Bilim insanı sorumluluğumuz gereği, insanın beslenme kaynağı olan toprakların amaç dışı kullanımına ve genetik bitki zenginliklerimizin olduğu zeytin ağaçlarının sökülmesine karşı bundan sonrada kamuoyunu bilgilendirmek ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Adana 1. İdare Mahkemesinin kararı haklılığın bir göstergesidir. 
Zeytin gen bahçesinin korunması konusunda toplumun çok hassas olduğunu görmekteyiz. Yürütmenin durulması için doğa adına Adana 1. idare mahkemesine dava açan ZMO, ÇETKO'ya sürece destek veren ÇÖED ve diğer sivil toplum örgütlerinin çabaları saygı il karşılanmaktadır. 
11 Nisan 2011, Adana

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 15-04-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60432445 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net