30-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow GANA ve KARŞILAŞTIRMALI BİLİMLER
GANA ve KARŞILAŞTIRMALI BİLİMLER PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 6
KötüÇok iyi 
Yazar Ercan Arslaner   
09-01-2011

GANA ve KARŞILAŞTIRMALI BİLİMLER

                                                                          Ercan ARSLANER
(Fatih Zeyveli’ye zeyl)
Sayın Fatih Zeyveli Kurban Bayramında (2010) bir grupla İHH tarafından kurban kesmek amacıyla Gana’ya gönderilmiştir. Bu gidiş böyle torbalara bıçaklar, satırlar doldurarak Afrika’nın batısındaki bir ülkeye gidiş olmamıştır. Zaten Fatih Zeyveli’nin kendisi bir bilgisayar mühendisidir. Ve bugün Beyaz Net adıyla çalıştırdığı bir firmaya sahiptir.

Kısa bir zamana sığması mümkün görülmeyecek bir seyahat yazısıyla bize Afrika’nın orta-batı sahillerindeki Gana ülkesini coğrafi, kültürel, siyasi yönleriyle meraklarımıza nispeten cevap verecek şekliyle tanıtmıştır. O çevrenin en büyük ve önemli ülkesi Nijerya’dır; çünkü bu ülke pek çok yeraltı zenginlikleri yanında petrol ihraç edebilmektedir. Belki Nijerya’da bir zamanlar Avrupalıların sömürgesiydi. Fakat halen günümüzde eğitim, ekonomi ve politik etkinlikleriyle kendini gösterebilmiş değildir.

Yazarın söylediklerine göre Gana altın başta olmak üzere her türden kıymetli madenlerle doludur. Kuzeyi çöllerle kaplı olan bu ülkenin kumları altında petrolün de saklı olduğu bir gerçek olabilir. Oraya giden talancılar yıllar öncesinden beri madenden çok insan kaynağına yönelmiştir; orada insanların akıl ve hayallerine gelmeyen, havsalanın alamayacağı cinayetler işlenmiştir. Belki de onlar bir yanda kırmızı kanlar akıtırken, öbür tarafa kilise bile yapılmış olabilirler.

Rus komünist yönetimi Stalin’in emriyle Polonya halkından 6 000 000, Ukrayna halkından 3 000 000 kişiyi öldürmesi vahşi batının Gana’da yaptıklar yanında çok ehven kalmıştır. Yazar orada bir veya benzeri alanda mekânlar görmüştür. Batılılar e diğer Ganalılara korku vermek için akla hayale gelmeyen eziyetler icat etmişlerdir. Bir Avrupalı PKK ayaklanması için aksi fikirde olduğunu söylemiştir. Bu şahsa göre binlerce yıldır birlikte yaşayan bu insanlar Avrupa ve Amerika’ya karşı birleşme yolunu bulursa işte o zaman dananın kuyruğu kopacaktır. Hele bu birleşme sosyal, teknik ve İslam dininin gereklerine uygun olursa işte o zaman felaketler peş peşe gelecektir onlar için. Tıpkı Selahattin Eyyubi örneklerinde olduğu gibi...

Gana’ya giden insan avcıları hiç penceresi olmayan mekânlara insanları doldurmuşlar, kapıları da sürgüleyerek oradakileri ölüme terk etmişlerdir. Artık geriye kalan sadece çürüyüp yok olan bedenler olmuştur. Meşhur Çin işkencesine bile orada taş çıkartılmıştır. Bu toplu mezarlar dışındaki yüz kızartıcı rezaletlerin sınırının bile kalmadığını yazarın duyduğu rivayetlerden öğreniyoruz. Herhalde Bosna’da yapılan Sırp işkenceleri de aynı Vahşi Batı kaynaklarından gelmiştir.

Vahşi Batı Gana’da kana kana kan içmiştir yıllarca. Hangi Gana? Bütün siyahî Afrika bu Amerika’nın ve Avrupa’nın işkence sembolüdür. Gemilere doldurulan zenciler eğer ölmemişse gidecekleri yerde pırasa gibi istif edildikleri mekânlardan hemen eşkıyanın elindeki tarlalara bırakılmıştır. Bir Müslüman bilginin ifadesine göre bu insanlar her şeyi unuttukları için Abraham Lİnco’nin çalışmalarıyla serbest bırakıldıkları zaman zihinlerinde kölelikten başka bir kavram olmadığı için özgürlük bile istememişlerdir.
 
Şimdi sayfanın “karşılaştırmalı bilimler) tarafına geçebiliriz:
Dünyada istesek de istemesek de “Gelişmiş veya “gelişmekte olan”  ülkeler ayrımı vardır. Bu ayrımları hangi ülkenin yaptığı da çok enteresandır. Mesela Türkiye’de halkların böyle adlandırıldığına rastlanmaz. Bunun sebebi de bütün dünyaya insan gücü ihraç etmesi sebebiyle kendisine gelişmiş veya gelişmemiş ülke adını vermemektedir. Daha doğrusu kendisi gelişemediği için diğer ülkelere gelişmemiş diyememektedir. Günümüzdeki muhtaç ülkeler kanaatimce tüm geri kalışların temelinde insanların okumasının her türünden uzakta kalmalarıdır. Çünkü bütün bilimler okumakla anlaşılır ve öğrenilebilir. Halen günümüzde bile Afrika’nın hatta Asya’nın vahşi batıya göçünde bu okumazlığın etkileri vardır Yalnız şunu vurgulamalıyız ki gelişmişlik ve medeniyet İslam’ anlamak ve O’na uygun yaşamaktır.

Kendi kültürünü en iyi biçimde kavrayanlar ise dış kültürlere yönelerek onlardaki etkinlikleri görmek isteyeceklerdir. Bunun sonunda onlar “karşılaştırmalı” bilimlere ulaşacaklardır. Diğer bir deyişle onlar “bizde bunlar varmış ama onlarda ne var?” diyecekler, dünya kültürünü öğrenme çabalarına gireceklerdir. O zaman okuyan Afrikalı dünyayı ve çevresini tanıyabilir ve gerçek medeniyetin İslam’da olduğunu kavrayabilirlerdi. Oysa karşılaştırmalı bilimlerle diğer ülkelerin edebi, kültürel, teknik, matematik her türlü bilimleri milletlerin gözleri önüne serilmeliydi. Kim bilir bu kültürel zenginlikler insanları kültür birliğine de yöneltebilirdi. Kültür birliğinin diğer adı barış ve sevgi dayanışmasına yönelmek olurdu. Fakat birileri kalkıp “Biz kendi kültürümüzü bile bilmezken, kaldı ki yabancı kültürler…” derse ne cevap verilebilir? İyide efendim bu ne demektir? Bu şu demektir: altı yüz yirmi veya Selçukluları da kapsayan bin yıllık bir uygarlık Titanik faciasından milyon kere beter tarihe gömülürse o uygarlık özgürlüğü unutmuş ve kölelikten başka bir hayat yolu göremeyen Amerika’daki zencilerin durumuna benzemez mi?

Karşılaştırmalı bilimler derecesine yükselenlerin bilim, teknik ve sanattaki derecelerini de az çok düşünebiliriz.

Batının Gana’da kan içtiği zamanlarda işin tuhafı veya bizi çok düşündürmesi gereken tarafı Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Gana’dan ve Afrika’dan habersiz Osmanlı ile savaşa girmesidir. Oğlu İbrahim Paşa ise Kütahya’ya kadar gelmiş ve Osmanlıyı tehdit etmiş, hayli uğraştırmıştır. Bu Kavalalılar batı Afrika’ya yönelselerdi tarih ve uygarlığın bize neler kazandıracağını hayal etmek bile zor olurdu.

1983’lü yıllarda Nürnberg üniversitesi- Eğitim Fakültesinde öğrenci idim. Ders öğretmeni Dr. Bleckwenn yapacağı bir derse ortaokulda öğretmenlik yapan bir şahsı da davet etmişti. Tabii olarak da teorik bir ders yapılmıyordu. Öğretmenin yönetiminde öğrencilerin sorular yöneltmesi ile ders işleniyordu. Burada karşılaştırılan öğrenci ve öğretmenin bilgisi idi.

2000’li yıllarda 42 yıllık bir öğretmen olarak Gazi Üniversitesinde edebiyat (Türkçe öğretmenliği) dersine katıldım. Kendimi ve amacımı anlattım. Fakat onlardan gelen bir soru ile maalesef karşılaşmadım. Sadece doçent beyin bana gözleriyle değil diliyle hitap eden şu sözlerini hayretle duydum: “42 yıldan sonra kalkmış buraya gelmiş!” burada çizilen manzara üzerine daha fazla bilgi vermeme gerek olmamalıdır. Veya yukarıda açıkladığım gibi dünya ülkeleri arasında karşılaştırmanın yararlarını anlatırken böyle bir manzarayla karşılaşmak hoş olmamalı.
Fatih Zeyveli’ye candan teşekkürler.

Yorum
Yazıya EK...
Yazar admin açık 2011-01-11 20:57:09
Yazar Ercan bey, sonradan, aşağıdaki metne yazıya ek olarak yer verilmesini rica etmiştir. Ekliyoruz: 
 
Gana ve Karşılaştırmalı Bilimler yazımız" bize pek çok çağrışımlar yaptırıyor. İsterseniz bunu size de soralım. BİR YARIŞIN DEĞERİ NEDİR?”Hayırlarda Yarış” kavramı şimdilerde Malatya’da ikinci kez faaliyettedir. Bu, çok büyük bir mutluluktur. Bunun öteki anlamı “Ey insanlar ben sizinle Hayırda Yarışacağım!” demektir. Bu etkinliğin yönü insanları her yeri çiçeklenmiş deryalara taşımaktır. İzninizle bir soru daha .”Bu işin anahtarı nedir? Bu anahtar “Oku ve Bilgi “ kelimelerinde saklıdır. 
Yazımıza bu ikinci zeylin amacı Selahattin Eyyubi üzerine biraz daha geniş düşünmektir. Tarihler onun Kürt kavminden (soyundan) geldiğini söyler tıpkı Sait Okur gibi. Bu şahıslar iyi davranışlarda önce doğruyu öğrenmişler ve haksızlığa karşı savaşmışlar hatta “ Türkler” için İslam’a hizmetlerinden dolayı övücü sözler söylemişlerdir.  
Sonuçta söyleyeceklerimiz hayra yönelen ve bu alanda yarışanların değerine altınla ne de en derin bilgilerle ölçülür. 
Ercan Arslaner

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 09-01-2011 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60432013 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net