22-11-2017
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL İÇİN YOL BİRDİR

(THERE İS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleriSAĞ TIKLAYIN
lütfen)





























 
Önerdiğimiz sayfalar:
M. SAİD ÇEKMEGİL 
anısına
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090


Nuri BİRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek



Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   kardeşimizin
(facebook sayfasından
dikkate değer görüşler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52



M.Selami Çekmegil'den
(twitter'da kısa beyan 
                ve tartışmalar)
https://twitter.com/M
SelamiCekmegil



M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!
1-
http://tr.wikipedia.org/
w
iki/Selami_%C3%87
cekm
egil
2-
http://www.biyografya.com
/biyografi/5959



    ____________________
BU SİTE
    Selami ÇEKMEGİL’in
Yeğenleri:
    MelikeTANBERK ve 
    Fatih ZEYVELİ'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGİL 
  anısına ARMAĞANIDIR!  


   Anasayfa
Başörtüsünün ekosistemdeki yeri ve önemi PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 2
KötüÇok iyi 
Yazar Nihal Bengisu Karaca-Haberturk, 08 Ekim 2010   
09-10-2010

Başörtüsünün ekosistemdeki yeri ve önemi

                            Nihal Bengisu Karaca-Haberturk,  08 Ekim 2010
TARHAN Erdem, 2007 yılındaki analizini tekrarlıyor. Üniversitelerdeki başörtüsü yasaklarının kalkması halinde başörtülü sayısının artacağını, başı açıkların yaşamlarının zorlaşacağını söylüyor.

Tarhan Erdem'e, insan hayatlarına, doğal hayatı belirleyen besin zinciri üzerinden bakmasını yakıştıramıyorum. Sayılarla fazla iştigal etmekten ileri gelen bir yorgunluk ya da özetleme ihtiyacı mı bu? Sözlerinden, başörtülü ve başı açık oranları arasındaki muvazeneyi korumazsak doğanın, pardon toplumun dengesinin bozulacağı sonucu çıkıyor

Bu, "Tarla farelerinin sayısı azalırsa çekirgelerin sayısı artıyor, bu da bitki örtüsüne zarar veriyor, organik tarım yapamıyoruz" demek gibi bir şey... Hatırlatmak gerekir mi bilmiyorum, toplum bilimin konusu insandır ve insan hayatları salt deterministik süreçlerle ilerlemez, insanların ve toplumların hayatlarında öngörülebilen ve öngörülemeyen dinamiklerin birbiriyle yaptığı yüzlerce değişik kombinasyon bulunur.

Erdem, son yıllarda başını örten kadınların sayısında artış olduğunu, bu durumun üniversitelerdeki serbesti ile beraber zirveye ulaşacağını ve bunun "mahalle baskısı" denilen sonucu doğuracağını düşünüyor. Mahalle baskısı, daha doğrusu "baskı" kavramı, mevzunun nirengi noktasıdır. Örtünen kadın sayısının artmasının bir nedeni "sistemin sistemli baskısı"dır. Bir ayağı "kutsal"a bakan ve yaşanılan ülkenin paylaşılan bir geleneğine tekabül eden bir formu ısrarlı bir biçimde yasaklamak, onun anlamını derinleştirir, hatta bir dinsel fetiş haline getirir.

Ben başörtüsü konusundaki sıkıntılar bittiğinde ve başı örtebilme özgürlüğünün belirli bir yasal düzenlemeyle güvenceye kavuşması halinde, başörtülü olmaktan vazgeçenlerin yavaş yavaş artacağını düşünüyorum; örtünmeye yüklenen anlamda da belirli bir zemin kaybının olabileceğini.

Zira başörtüsü takmak, diyet yapmak gibidir. Her safhasında ince ayar bir nefis terbiyesi vardır, iç mücadele vardır. Diyet yapmayı yasaklarsanız insanlar, "Benim bu terbiyeye, bu diyete ihtiyacım var, ne hakla yasaklarsın" diyerek "diyet yapma haklarını" savunurlar. Fakat yasağı kaldırdığınızda, masadaki yiyecekler karşısında dirayetini koruyanlar olduğu gibi, direnci düşecek olanlar da çıkacaktır.

Batılı yaşam tarzı ve kodları, moda-medya-kozmetik sektörlerinin cazip kıldığı rol modellerine benzeme isteği, kadın doğasının içeriden yaptığı "beğenilme/güzel bulunma/tercih edilme" arzusu, sekülerleşen hayatın kafa karıştırıcı sinyalleri derken kendisini başı açık kadınların dünyasında bulacaktır birçok genç kadın. Nitekim geçtiğimiz zaman zarfında çalışma hayatına atılan pek çok başı örtülü kadın da, gerek her adımda bir yasağa toslamak gerekse modern yaşam/giyim tarzının daha cazip gelmesi gibi nedenlerle başlarını açmayı tercih etmişlerdir.

Onlar gayet dindar, muhafazakâr ortamlarında bu tercihi yaparken karşılaşabilecekleri mahalle baskısını göze alabilmişlerse, emin olun zaten başı açık olan kardeşlerimiz de başörtülülerin artması ihtimalinde yaşanması muhtemel mahalle baskısını delmenin bir yolunu bulurlar; kimsenin endişesi olmasın.

Ben başörtüsünün/tesettürün öncelikle bütün dinlerde, ayrıca Kuran'da ve İslam geleneğinde bir karşılığı, yeri ve anlamı bulunduğuna inanan biriyim. Dolayısıyla "Yasaklar kalktığı zaman başörtülü sayısı azalır" gibi tahminlerde bulunmakla beraber bu olasılığı sevindirici bulanlardan değilim. Bunları Tarhan Erdem ve onun gibi endişeleri olanların analizlerine katılmadığımı ve üzüntülerinin mesnetsiz olduğunu belirtmek için yazıyorum.


Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 09-10-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
29497056 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net