16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Durmuş YILMAZ RANKS...
Durmuş YILMAZ RANKS... PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar HÜRRİYET, Daıly News & Economic Rewev   
28-09-2010

Durmuş Yılmaz ranks among top central bankers

Global Finance has been measuring the performances of 30 central bank presidents since 1994. The magazine uses criteria such as inflation control, economic growth targets, currency stability and interest rate management, giving different points varying between “A” and “F.”

Yılmaz had received a “B” in last year’s evaluation.

Among the 30 governors, Ben Bernanke of the U.S. Federal Reserve earned only a “C” grade this year. The grade was shared by the central bank chiefs of Japan, China, India and Hungary, while the governors in Argentina and Indonesia each received a “D.”



Yorum
"Durmuş Yılmaz’dan Hanefi Avcı'ya
Yazar admin açık 2010-09-29 13:13:38
29 Eylül 2010 Tarihli Milliyet'te Hasan CEMAL diyor ki:  
 
Haber şöyle: “Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz dünyanın en başarılı yedi Merkez Bankası başkanından biri seçildi. Durmuş Yılmaz, 30 stratejik ülkenin Merkez Bankası başkanlarının performansının ölçüldüğü listede en yüksek not olan A’yı alırken, Amerikan Fed Başkanı Bernanke C notuyla yetindi. 2010 yılı için yapılan bu seçim, merkezi New York’ta bulunan Global Finance dergisi tarafından gerçekleştirildi.”  
Bu haberi okuyunca, o fotoğraf gözümün önüne geldi.  
Durmuş Yılmaz’ın evinin kapısında çıkartılmış ayakkabıları gösteren fotoğraflar bir film şeridi gibi gözümün önünden geçip giderken, bunlara eşlik eden yorumları da anımsadım.  
Dört buçuk yıl önceydi.  
Durmuş Yılmaz, hükümet tarafından Merkez Bankası Başkanı olarak yeni atanmıştı.  
Deniyordu ki:  
-Yılmaz’ı kutlamak için evine gelenler, ayakkabılarını çıkarıp eve öyle girmişler; üstelik yeni Başkan’ın eşi de başörtülüymüş...  
Bu fotoğraflar, yani kapı önündeki ayakkabılarla başörtüsü, gazetelerin birinci sayfalarında geniş yer bulurken, yapılan yorumlar da, açık ya da üstü örtülü bir dille genellikle aynı noktaya işaret ediyordu:  
Erdoğan hükümetinin gizli gündemi!  
Hayat tarzından, başörtüsünden gizli gündem çıkarılıyordu.  
Aradan kaç yıl geçti.  
Durmuş Yılmaz’ın ve ailesinin ‘hayat tarzı’yla o zamanlar alay edebilenler, insanların dokunulmaz olması gereken hayat tarzlarından, başörtüsünden ‘gizli gündem’ çıkartmaya kalkışanlar bugün acaba ne düşünüyorlar?..  
Bilemiyorum.  
Benim bildiğim, Durmuş Yılmaz’ın başarılı, ilkeli bir Başkan olarak adını Merkez Bankacılık tarihine yazdırmış olmasıdır.  
Çekirdekten yetişme bir Merkez Bankacı olarak hem bankanın bağımsız rolü, hem de kurumsal kimliği konularında iyi bir sınav vermiştir Durmuş Yılmaz...  
Uzun lafın kısası:  
İnsanların hayat tarzlarıyla, giyimiyle kuşamıyla uğraşmak her şeyden önce ayıptır.  
İnsanların ne olup olmadığına ilişkin başka kriterler aramaktır doğru olan...  
 
http://www.milliyet.com.tr/durmus-yilmaz-dan-hanefi-avci-ya-/hasan-cemal/siyaset/yazardetay/29.09.2010/1294957/default.htm
Gerçek kâhin Durmuş Yılmaz
Yazar admin açık 2010-10-11 22:43:21
Gerçek kâhin Durmuş Yılmaz  
 
Sanayi üretimi ağustosta yüzde 11 artarak sürpriz yaptı. Beklenti yüzde 7,5 seviyesindeydi. Sanayi üretimindeki sürprizin sebebi ise iç talepteki yüksek artış. İthalat ve kredi kullanımındaki artış da güçlü iç talebin sinyalini veriyordu.  
 
Şebnem TURHAN / REFERANS GAZETESİ  
 
Ancak hiç bir ekonomist temmuzda yüzde 8,8'e düşerek tekleyen sanayi üretiminin ağustosta güçlü bir artışla yüzde 11 büyümesini beklemiyordu. Krizden çıkış stratejisini uygulamaya başlayan ve her kesimin eleştiri oklarına maruz kalan Merkez Bankası'nın doğru adımları attığı da sanayi üretimindeki güçlü büyümeyle ortaya çıkmış oldu. Güçlü iç talebi ve kredi kullanımına karşı Merkez Bankası munzam karşılıkları artırdı ve TL karşılıklarına faiz ödemekten vazgeçti. Ekonomistler Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın tahmin edilemez büyümeyi öngördüğünü ve doğru zamanda doğru adımları attığını vurguladı.  
 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dün ağustos ayına ilişkin sanayi üretimi verilerini açıkladı. Buna göre sanayi üretimi ağustosta geçen yıla göre yüzde 11 büyürken geçen aya göre yüzde 4,1 küçüldü. Ancak takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre sanayi üretimi geçen yıla göre yüzde 14,2 arttı, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış endeks de temmuz ayına göre artış yüzde 2,7 oldu. Bu artış Ekim 2009'dan beri görülen en yüksek oran. Güçlü büyümeye elektrik ve gaz üretimi en büyük katkıyı yapan sektör olurken, otomotiv, giyim, ana metal ve plastik ürünleri imalatındaki canlılık sürdü.  
 
Yüzde 11'lik büyümenin 2.1 puanı elektrik ve gaz üretimi, dağıtımı sektöründen geldi. Bu oran ayrıca ileriye dönük olarak büyümenin belli bir düzeyde devam edeceğine işaret ediyor. Büyümenin 1.5 puanı otomotivden, 0.9 puanı giyimden, 0.8 puanı elektrikli makineden, 0.8 puanı ana metaldan, 0.8 puanı da plastik üretiminden geldi. İnşaat sektörünün öncü göstergesi olarak izlenen metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatı da 0.7 puanlık katkısıyla canlılığın süreceğinin sinyalini verdi. Yatırım talebinde canlanmanın sürdüğünün işareti de büyümeye 0.7 puanlık katkı yapan makine teçhizat sektöründen geldi.  
 
Ağustos verisinin ardından yılbaşından bu yana sanayi üretimindeki büyüme yüzde 14'e ulaştı. İç talebe ilişkin en önemli gösterge olan kimyasal ürün imalatının ağustosta yüzde 5 seviyelerinde yüksek bir düzey yakalanması da ekonomideki yavaşlamanın beklenildiğinden daha sınırlı olduğunu gösteriyor. Ekonomide ikinci yarıda beklenenden daha iyi bir büyüme yaşanacağını gösteren veriler sonrasında ekonomistlerin büyük çoğunluğu büyüme beklentilerini revize etti. Yüzde 6-6,5 seviyesinde olan yıl sonu büyüme beklentileri yüzde 8 seviyelerine çekildi.  
 
Merkez'in adımları sürecek  
 
Ekonomistlere göre sanayi üretimindeki büyümenin temeli güçlü iç talep. Bu mevduatın krediye dönüşme oranı ve ithalattaki artışta da görülüyor. İlk sekiz ayda ithalat yüzde 30,5 yükselirken geçen yıla göre kredi kullanımı yüzde 34,6 arttı. Krizden çıkış stratejisi için ikinci adımı eylül toplantısında atan Merkez Bankası ağustos ayı para politikası kurulu toplantısında da temmuzda yaşanan yavaşlamanın geçici olacağını ve iç talebin istikrarlı olduğuna dikkat çekmişti.  
 
Merkez eylül toplantısı özetinde de temmuz ve ağustos dönemi anket göstergeleri ve tüketici güven endekslerinin üçüncü çeyrekte tüketimde istikrarlı toparlanmanın sürdüğünü belirtti. Yine Merkez eylül toplantısında kredi artışını frenleyebilmek için bankalar için zorunlu karşılık oranlarını 0.5 puan artırdı ve Türk Lirası zorunlu karşılıklara faiz ödemekten vazgeçti. Ayrıca döviz alım ihalelerini 100 milyon liraya çıkardı. Ekonomistler her ne kadar eleştirilse de Merkez Bankası'nın tüm bu adımlarının büyümeye olumlu katkıda bulunduğunu ve güçlü iç talebin etkisini Merkez Bankası'nın gördüğüne dikkat çekti.  
 
Ekonomistlere göre şimdilik iç talep görünümü, kredilerdeki ve otomotiv satışlarındaki hızlı büyümenin de yansıttığı gibi güçlü seyrini sürdürse de, küresel ekonomik aktivite koşulları önümüzdeki dönemde ağırlığını hissettirmeye devam edecek. Bu şartlar altında, Merkez Bankası'nın baz senaryosunda öngördüğü gibi en azından gelecek senenin ortalarına kadar faizi sabit tutma planını koruması bekleniyor. Ancak, bu veri, Merkez Bankası'nın TL zorunlu karşılıklarını artırma planını erkene çekme ihtimalini de yükseltti.  
 
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN  
ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDECEĞİZ  
 
Sanayi üretiminde yüzde 11 oranındaki artış, piyasa beklentilerinin hayli üstüne çıkmıştır. Bu artış, piyasalar üzerinde psikolojik olarak da önemli bir etki yapacaktır. Bu sonuçlar, Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve hızlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini göstermektedir. Yılın ilk yarısında yüzde 11 oranında büyüdükten sonra, üçüncü çeyreğe ilişkin rakamlar da, beklentilerin oldukça üzerinde geliyor. Anlaşılan o ki, Türkiye ekonomisi, ekonomi çevrelerini olumlu yönde şaşırtmaya devam edecek. Türkiye'nin 2010 yılında yüzde 6-7 aralığında büyüyeceği tahmin ediliyordu. Üçüncü çeyrek rakamlarını da gördükten sonra, yıllık büyümede yüzde 7 seviyesini aşabileceğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.  
 
İSTANBUL SANAYİ ODASI BAŞKANI TANIL KÜÇÜK  
DIŞ ETKİLER UNUTULMAMALI  
 
Ağustos ayında, bir önceki yıla göre artış yüzde 11 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmiştir. Geçen yılın aynı ayındaki yüzde 6,5'luk küçülmenin üzerine bu yıl elde edilen yüzde 11'lik artış, kaybı telafi edip artıya geçişi sağlamak bakımından da önemlidir. Üretimdeki artış büyüme başta olmak üzere ekonomiye yönelik olumlu beklentileri daha da destekleyecektir. Ancak, bir önceki yıla göre yüksek artışa rağmen, temmuz ayına göre üretimin yüzde 4,1 azaldığı gözden kaçmamalıdır. Ayrıca, içinde bulunduğumuz ve özellikle kur boyutu ile, iyi gidişin bir çeşit tuzağa dönüşebileceği sıra dışı konjonktürde çok dikkatli olmamız gerektiğini de unutmamalıyız.  
 
EKONOMİSTLER MERKEZ'İ HAKLI BULDU  
 
MAHFİ EĞİLMEZ  
MERKEZ ÖNCEDEN GÖRMÜŞ  
 
Rakam çok yüksek. Beklenti biraz düşmesi yönündeydi. Ekonomi canlanıyor diye düşünüyorum. İthalat yüksek, kurlar düşük, elektrik üretimi ve tüketimi yüksek. Sanayide iç talepten kaynaklı bir artış var. İhracat da o kadar kötü değil. Eylülde iyi gelirse özellikle arındırılmış endeks demek ki yılın ikinci yarısında beklendiğinden daha yüksek büyüme çıkacka. Bu canlı iç talep fiyatlara da yansıyacak. Talepteki canlanmayı geriden takip edebiliyoruz. Krediler hızla artıyor.  
 
İç talep de krediye dayalı olarak büyüyor. İşler tersine döndüğünde krediler geri ödenemez hale geliyor ki Merkez Bankası buna karşı doğru bir adım attı. Munzam karşılıkları artırdığı için Merkez Bankası'nı eleştirmişlerdi. Ancak Merkez haklışmış. Tahmin edilemez bir büyüme var ama Merkez bunu önceden görmüş. Kredilerin biraz frenlenmesi lazım diye düşünmüş ve doğru adımı atmış. Çünkü ekonomi gereğinden fazla ısınırsa başka sorunlar ortaya çıkar. Bunun yanı sıra İnşaatta büyük canlanma var ki bu tüm herşeyi büyütüyor. Demir, çimento, ev eşyasına kadar her şey inşaatla birlikte büyüyor.  
 
SEYFETTİN GÜRSEL  
REFERANDUMUN OLUMLU ETKİSİ  
 
Sanayi üretimindeki hızlı büyümede referandumdaki gidişat etkili oldu. Olumlu anlamda söylüyorum. Referandumda evet çıkacağı beklentisi etkiledi ve yatırımların ivme kazanması son derece normal. Bence eylül ayında da devam edecek. Yüzde 2,7 arındırılmış artış hakikaten çok yüksek bir tempo. Bu 2010 büyümesinin yüzde 8'i geçeceğini gösteriyor. Aynı şekilde 2011'de de daha yüksek bir büyüme beklemeye başlayabiliriz. İç talep sürüklüyor büyümeyi. Net ihracat katkısının üçüncü çeyrekte negatif olduğunu göreceğiz. Sıcak para girişi kredi genişlemesine neden oluyor. O da büyük ihtimalle dayanıklı tüketim mallarını artırıyor. Ancak yatırım mallarındaki artışın altı çizilmesi gerekiyor. Yatırım malı üretimi büyük çapta artıyor.  
 
AK YATIRIM BAŞEKONOMİSTİ HAKAN AKLAR  
MERKEZ DOĞRU ADIM ATTI  
 
Bu rakam sonrası büyüme tahminlerimi revize ettim. Üçüncü çeyrekte sanayi üretimi büyümesi yüzde 10'u geçecek gibi görünüyor. Üçüncü çeyrekte de yüzde 8-9 arası bir GSYH büyümesi görebiliriz. Yüzde 6,5 idi beklentim yüzde 7,7'ye çıkardım. Bu büyüme Merkez Bankası'nın son dönemde yaptığı hareketlerin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Munzam karşılıkları artırması, likiditeyi aşağıya çekme çabası. Bunlar çok doğru adımlar.  
 
Sanayide büyümenin de hepsi iç talep ekseninde. Merkez Bankası'nın aynı politikaya devam etmesi ve faizlerde artış beklenmemeli. Güçlü TL, zayıf dış talep enflasyonu baskılıyor ve Merkez Bankası'nın işini kolaylaştırıyor. Yatırım tarafında da artış var. Reel kesim güven endeksi 100'ün üzerindeydi. Büyümenin tek yan etkisi cari açık üzerinde olacak. Ancak sorun 2011'in ikinci yarısı daha çok belli olacak.  
 
ING BANK BAŞEKONOMİSTİ ŞENGÜL DAĞDEVİREN  
MERKEZ'İ HAKLI ÇIKARDI  
 
Büyüme Merkez Bankası'nı haklı çıkardı. Merkez Bankası bunu öngörüyordu zaten. Paranın dönüm hızında çok ciddi canlanma vardı. Sermaye girişinin büyümeye çok güçlü olumlu bir katkısı oluyor. Merkez Bankası tüm bunları gördüğü için haklı çıkardı diyebiliriz. Ancak ihracatın da miktarında ağustosta artış var. İhracatta otomotiv tarafının güçlü olması lazım. Ve bir ortalamanın korunduğunu gösteriyor, ana metal sanayi de katkıyı yapan sektörlerden birisi. Giyim büyümeye çok ciddi katkı yapmış. İhracatta da tamamen olumsuz gördütü yok miktar endeksinde çok ciddi artış var.  
 
FORTİS YATIRIM BAŞEKONOMİSTİ HALUM BÜRÜMCEKÇİ  
DOĞRU ZAMANLI BİR KARAR  
 
Bugün sanayi üretimi büyümesi yüzde 8 gelseydi bile Merkez'i doğrulamadı diyemezdi. Çünkü Merkez Bankası kredi verilerini daha çabuk görüyor. Kredileri daha makul seviyeye oturtmak için yapıldı munzam karşılıkların artırılması. Kredi genişlemesi otomotiv ve başka alanlarda satışlarla paralel gidiyor. Güncel satış verileri bilinmese bile kredi genişlemesinden tahmin edebildi.  
 
Merkez'in adımını doğru zamanlı bir karar olarak değerlendirebiliriz. Ama bu tip zorunlu karşılıkları öne çıkarmasının sebebi de dış taleple ilgili zayıflığın devam etmesi. Faizle müdahale ettiğinde toplam aktiviteyi olumsuz etkileyebilir. Kredileri dizginlemek için zorunlu karşılıkları artırdı. Ancak bankalar karından vazgeçer müşteriye yansıtmazsa bu işe devam etmek zorunda kalabilir.  
 
EKONOMİSTLER NE BEKLİYORDU  
 
Kurum Beklenti (%)  
JP Morgan 8,50  
Ata Yatırım 8,50  
ING Bank 8,00  
Garanti Bankası 8,00  
BGC Partners 8,00  
Destek Menkul 7,50  
TEB 7,50  
Yatırım Finansman 7,50  
Fortis 7,20  
Halk Yatırım 7,00  
Vakıfbank 6,50  
Ekspres Invest 5,10  
Oyak Yatırım 3,00  
 
Eşikteki fotoğraf  
 
Merkez Bankası Başkanlığı'na 2006'da atandığı andan itibaren sürekli eleştirildi. Atamanın yapıldığı gün Uşak'ın köyüne giden gazetecilerin çektiği Duriye Hanım'ın fotoğrafı, Cumhuriyetin en modern kurumu ile onun başına atanan adam arasındaki tezatlığın bir simgesi gibi sunuldu. Fotoğraf o kadar tartışıldı ki, Yılmaz'ın sıkıla sıkıla eşikte çıkarılmış ayakkabıların burs verdiği öğrencilere ait olduğuna dair açıklaması bile günler sonra basında yer buldu.  
 
Ne kadar direnecek?  
 
1947 doğumlu paranın patronu, The City University London'da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile beraber okudu. Bankanın her kademesinde 26 yıl görev yaptı. Bankanın ayaklı kütüphanesi lakaplı Durmuş Abi'si, selefi Süreyya Serdengeçti'den daha ilk gün tam not aldı almasına ama ekonomi basınının çoğunluğu, ihracatçı ve bakanların bir kısmı daime kırık verdi. Hükümetin para politikasıyla ilgili taleplerine ne kadar direnebileceği sorusu, ilk yılında hep akıllara takıldı.  
 
Bernanke de yıkılır!  
 
Yılmaz makamında henüz ikinci yılını tamamlarken, önceki başkanların hiçbirinin karşılaşmadığı çapta küresel bir krizin tam ortasında buldu kendini. Basının, bankacıların, ekonomistlerin her sözünü ciddiye aldıkları ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke aldığı yanlış kararlarla, etkisiz müdaheleleriyle krizi derinleştirirken muadili Yılmaz ince hazırlanmış kriz reçetesiyle sessiz sedasız tüm dünyanın da dikkatini çekti.  
 
Şaban bile dediler  
 
Kur politikası yüzünden özellikle ihracatçının ve bu kesimden sorumlu bakanların sert sözlerine maruz kaldı. Önce Kürşad Tüzmen ardından halefi Zafer Çağlayan, ihracatı batıran adam olarak eleştiri oklarını yönelttikleri Yılmaz için tuhaf benzetmeler bile yaptı. Çağlayan, Şaban filminde düştü kafayı yere vurdu, gülüyordu. Hala farkında değildi. Elini kafasına attı kanı gördü ağlamaya başladı. Merkez de her şeyi geç farkediyor.  
 
‘A' klas listesinde  
 
Türkiye krizden en hızlı çıkan ülke oldu. Dünyadaki ekonomi otoriteleri bu başarıda aslan payını Yılmaz'a ayırdı. Global Finance; 2008'de C, 2009'da B notunu verdiği Yılmaz'ı 2010'da A klas listesine aldı. Ödülle ilgili toplantıda gazetecilerin özel hayatına dair sorularına verdiği şu yanıt, O'nun sabrının da özeti gibiydi: Karnıyarık da yaparım, yufka da açarım. 11 yaşınızda evinizden ayrılınca herşeyi öğreniyorsunuz. Aç kalmamak için her yemeği yapıyorsunuz.  
 
Not: Bu yorum Sitemize NİDA Pazarlama tarafından iletilmiştir. Teşekkür ederiz.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 29-09-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85775361 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net