16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Genel hatlarıyla
Genel hatlarıyla PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 2
KötüÇok iyi 
Yazar AHMET SELİM - zaman, 23.09.2010   
24-09-2010

Genel hatlarıyla

                           AHMET SELİM - zaman, 23.09.2010
İki partili bir seçim olsaydı, referandum nasıl bir sonuç verirdi? Bir anahtar soru bu.

% 42, % 58 tarzında olmazdı. Çünkü % 42'nin içinde "kerhen" verilmiş MHP oyları var. Aynı tipte bir miktar da eski merkez-sağ oylar var, Aydın'ın hayırını düşünürseniz... Yine "ana tablo" olan % 30, % 70 oranlarına yaklaşılırdı.
 
Üç önemli değerlendirme hatası yapılıyor:

1) Milliyetçilik MHP'ye inhisar ettiriliyor, çok yanlıştır. MHP yokken de milliyetçilik vardı, üstelik şimdi de, önemli ölçüde AK Parti içinde de var. 
 
2) Siyasi tercihlerde ekonomi bir numaralı etkendir. Ekonomide başarılı olan AK Parti'den umut kesmeyi gerektiren bir sebep, ciddi surette mevcut değildir. Bölücülüğe taviz verdiği türünden ithamlar mâkes bulmamıştır. Bulsa idi, taban kayması AK Parti'de yaşanırdı.

 3) Sihirli bir düğmeye basın terör bitsin, aradan birkaç ay geçsin; bir yoklama yapın, Güneydoğu'da bambaşka bir manzara çıkar. Şimdiki değerlendirmeler, yanlış psikolojik tepki zaaflarıyla ilgilidir. Terör orada hem korku oluşturuyor, hem de gerçekliği (asliyeti) olmayan psikolojik tepki zaafları doğuruyor.

% 58 bana göre azdır bile. Klasik merkez sağ oylarda bir keyifsizlik var. Trakya'da ve sahillerde bu gözleniyor. Klasik merkez sağ oyların iki cephesi vardır: Birisi fiilen (hayat tarzıyla da) muhafazakârdır, diğeri liberal hayat tarzı içinde gönlüyle muhafazakârdır. İkinci türünde gevşemeler, kaygılar var. 
 
... Bizdeki seçmen ekonomik açıdan liberaldir. 1965 yılında sol propaganda zirvedeydi fakat AP % 50'nin üzerinde oy aldı. Ama gönlüyle liberal değildir; fiilen seküler benzeşmeler olsa da. Liberalizmi bir ideoloji olarak dayatmak ters teper; ama gönlüyle muhafazakâr olanların seküler alışkanlıklarını tenkid etmek de ters teper. 

 Yazılı olmayan böyle kuralları vardır, bizim siyasi hayatımızın.
Referandumun konusu olan meselede ciddi bir eleştirel analiz yoktu. Muhalefet "AK Parti'ye güven oyu, yahut güvensizlik oyu" vesilesi haline getirdi konuyu; milletin cevabı da ona göre oldu. Muhafazakâr seçmen, kendi içinde bölünebilir ama; CHP'nin yanında yer alıp onun iktidar olmasına katkı vermez. Bölünmüşlüğe rağmen muhafazakâr bir iktidarın var olmasına ve devamına dikkat gösterir. "Gün iktidar değiştirme günü değildir, çünkü alternatif şartlar yoktur" dedi millet. Bu "müşterek sağduyu" sihrinin sesidir. "Bunlar bölücülüğe taviz veriyorlar, sivil dikta kuracaklar, gizli ajandaları var" şeklindeki meşruiyetsizlik ithamlarına ve iftiralarına bu millet aşinâdır. "İktidarı gayrimeşru ilan etme" işi bizde müzmin bir muhalefet metodudur; millet tanır, bilir, inanmaz. 
 
Yani bu referandum sonuçları normal sayılır. 
 
Daha da normal olabilirdi; Doğu'da tehdit olmasaydı, MHP yönetimi CHP'nin yanında durmasaydı, merkez-sağ seçmenin seküler yönüne daha anlayışlı davranılsaydı tam normal olurdu ve % 70'e yaklaşılırdı.

... Solun (genel ve partili anlamda sol) üst limiti % 40'tır. CHP 1950'de ve 1957'de de % 40'ı bulmuştu; sadece 1977'de değil. Rüzgâr oradan esiyorsa, karşılarında bir şevk kırılması varsa ve bu durum sandığa yansımışsa % 40'ı bulurlar. Sağın (aynı anlamda) limiti ise % 70'tir, normalde. Dönemler değişir, değişen şartlara uygun karşılıklar ona uygun biçimler alır ve bu durum neticeten değişmez. Bazı kavşaklarda çıkmaz sokak gibi çatallaşmalar olursa, "yeni durum çağrısı"na benzeyen zorlayıcı gariplikleri de bu millet bir uyarı mesajı olarak bilerek gerçekleştirir.

Seçmenin durumu belli de, seçilmişlerin bazı meseleler karşısında ne yapacağının sınavları ortada duruyor. Karşımızda bazı kader meseleleri var. Kaderi akıllıca yaşamak yerine onu zorlayanların yanılgılarından doğan sıkıntılar var.
 
Ben iç dinamiklere dış dinamiklerden çok daha fazla önem veririm.
 
Mesela "sol-sağ kavgası dışarıdan tezgâhlandı" denilir. Dış tesirlerin payı vardı ama, olanlar içimizde oldu.

... Olamayacakları belirlemek, olabileceklerin ortamını ve yolunu aydınlatır. Olamayacakları belirlenmemiş bir alan, belirsizlikler alanıdır. Belirsizlikler alanında kavramlar kayganlaşır, hafifleşir, uçuklaşır, tanımsızlaşır. Boşuna uğraşırsınız.
                                                                                         23 Eylül 2010, Perşembe

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 26-09-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85776694 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net