24-05-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLERE TEKNİK BİR BAKIŞ
ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLERE TEKNİK BİR BAKIŞ PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 5
KötüÇok iyi 
Yazar Mehmet YAMAN-Hukukçu   
30-08-2010
REFERANDUMA SUNULAN ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLERE TEKNİK VE BİLİMSEL BİR BAKIŞ

                                                                                 Mehmet YAMAN, Hukukçu
   Bilindiği gibi, bugünlerde ülke genelinde iktidar ve muhalefete mensup, hemen tüm siyasal partilerin odaklandığı bir konu vardır. Bu konu, meclisten çıkan Anayasanın bazı maddelerinde değişiklik içeren ve geleceğimiz itibariyle halkımızın tümünü de çok yakından ilgilendiren önemli bir konudur. 12 eylül 2010 tarihinde halkoyuna sunulacak bulunan bu madde değişiklikleriyle ilgili olarak, uzun süredir siyasetçiler başta olmak üzere, pek çok insanımız ve kurumumuzun yetkilileri konuşmakta olup, olaya teknik ve bilimsel yaklaşımdan çok, siyasal ve çıkarsal değerlendirilmelerin yapıldığını, büyük bir üzüntüyle seyrediyoruz. Anayasal değişiklikler, tüm
partileri, kurumları ve insanlarımızı ilgilendirmiş olmakla, bu konuya bilimsel ve teknik yaklaşıp, konunun ön yargılardan uzak bir biçimde halkımızın önüne getirilmesi, hamasi nutuklar yerine, madde madde irdelenmesi, sanırım daha akılcı, daha şahsiyetli, daha bilimsel ve ülkemiz açısından daha çıkarsal bir konumu oluşturacak ve özellikle Avrupa devletleri karşısında, başımızı daha dik tutmamızı sağlayacaktır.

   İşte bu nedenlerle, toplam 26 maddeden oluşan bu değişiklik kanununu hakkında ,siyasal ve çıkarsal değerlendirme yapmaksızın, sadece teknik ve bilimsel bir bakışla yaptığımız aşağıdaki değerlendirmeyi, ıttılalarınıza arz ediyoruz:

    1 – 10.madde kanun önünde eşitlik başlığını taşıyor olup bu maddeye, çocuk, yaşlı, özürlü, şehit, dul ve yetimleri ile harp malülü gaziler hakkında alınacak tedbirlerin, genel anlamdaki eşitlik ilkelerine aykırı sayılamayacağı fıkrası eklenmiş olup, bu eklemeyle, sosyal ortamda korumada daha öncelikle üzerinde durulması gerekli kişilerle ilgili, hassasiyet biraz daha artırılmış bulunmaktadır.

    2 – 20.madde, özel hayatın gizliliğini düzenliyor bulunup, bu maddeye şahsın rızasına dayalı olmayan hiçbir kişisel bilgi ve verinin toplanamayacağı hususu eklenmiş olup bununla, aslı var-yok izinsiz ve habersiz hiçbir fişleme ve bilgi değerlendirilmesinin yapılamayacağı getirilmiştir.  

    3 – 23.madde, yerleşme ve seyahat hürriyetini düzenliyor olup, bu düzenlemede yurt dışına çıkışların, idari mercilerin takdirine göre yasaklanabileceği ifade ediliyordu. Bu takdir yetkisi idarecilerden alındı ve yurt dışı çıkış yasaklaması için, mahkeme kararı alma zorunluluğu getirildi.
  
    4 – 41.madde, ailenin korunması ve çocuk haklarını düzenliyor olup, bu maddeye çocuğun ana-baba ile ilişki kurması ve her türlü istismar ve şiddete karşı (ana-baba dahil) çocukları koruyucu tedbirleri (ana-babanın rızası aranmaksızın) devletin alabileceği fıkrası eklendi.  

    5 – 51.madde, sendikal hakları düzenliyor olup, bu maddeyle birden fazla sendikaya üye olmak yasaktı. Bu kaldırıldı. Böylece herkes birden fazla sendikaya üye olabilecek. Demokratik olarak güzel bir gelişme olabilir. Ancak iş disiplini ve verimlilik açısından ciddi bir değerlendirilmenin yapılması gerekir, buna ilişkin çıkarılacak kanunlarla.  

    6 – 53.madde, toplu iş sözleşmesini düzenliyor olup, aynı iş yerinde ve aynı dönem içinde, birden fazla iş sözleşmesi yapılamıyordu, bu maddeyle. Değişiklikle bu kaldırılıyor. Bir işyerinde aynı dönem içinde, birden fazla iş sözleşmesi yapılabilecek. Bu değişiklik, şartların fevkalade hal alması halinde birden fazla sözleşme, ya da tadilat ve eklemeler yapılmasına fırsat veriyor ki, bu takdire değer bir gelişmedir.  

    7 – 54.madde, grev ve lokavt hakkını düzenliyor olup, verilen zararlarda sendika sorumlu tutuluyordu. Yapılan değişiklikle, bu sorumluluk kaldırıldı. Haksız yere verilen zararlardan, sendika değil, zarar verenler sorumlu tutuluyor. Grev ve lokavtlar, siyasal amaçlarla da yapılabilecek. Bunun üzerinde tenkidi bir değerlendirme yapmak ta gerekebilir.  

    8 – 74.madde, bilgi edinme, dilekçe hakkı ve kamu denetçiliği kurumuna başvurma hakkı getiriyor. Bu hakkın kullanılmasını temin amacıyla, T.B.M.B. ne bağlı bir “kamu denetçiliği kurumu” oluşturuluyor. Bu da sosyal ve ekonomik hayatta, pek çok bürokratik problemlerin çözümünde, önemli bir kurum olarak geliştirilen ve işlevini başarıyla sürdürmesini dilediğimiz bir gelişmedir.

    9 – 84.madde, milletvekilliğinin düşürülmesini düzenliyor olup, daha önce parti kapatılmasına sebep olan milletvekilinin milletvekilliği düşüyordu. Yapılan değişiklikle milletvekilinin milletvekilliği düşmeyecek. Bu da demokratik açıdan gelişme olarak değerlendirilebilir.

   10 – 94.madde, T.B.M.M. Başkanlık Divanını düzenliyor. Divana seçilenler, 2 yıllık ve 3 yıllık dönemler için seçiliyordu. Değişiklikle 2’şer yıllık dönemler için seçilecek. Milletvekilliği süresi 4 yıla düşürülünce bu süre de düşmüş oldu.

   11 – 125.madde, yargı yolunu düzenliyor olup, buraya önemli bir ekleme yapıldı. Değişiklikle, Yüksek Askeri Şura’nın terfi ve kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma işlemi hariç, her türlü işlemlerine itiraz edilebiliyor. Yani disiplinsizlik veya irtica gibi nedenlerle ihraçlara karşı yasal itiraz yolu açılmış oldu.

   Önemli bir değişiklik te şudur: Yargı yetkisini kullanan hakimler, idari işlem ve eylemlerin sadece hukuka uygunluğunu denetleyebilecekler. Yerindelik denetimini hiçbir şekilde yapamayacaklar. Yürütmenin, görevini kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirmesini kısıtlayacak ve takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecek.

   12 – 128.madde, kamu hizmeti görevlileriyle ilgili düzenleme yapıyor. Değişiklikle, mali ve sosyal haklara ilişkin olarak yapılan toplu iş sözleşmesi hükümleri, ayrıca herhangi bir kanun değişikliğine gitmeden, doğrudan geçerli olabilecektir. Bu da memurlarla ilgili  gelişmeci bir değerlendirme ürünü olarak görülebilir.

   13 – 129.madde, kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili düzenleme yapıyor ve uyarma ve kınama cezalarını yargı denetimi dışında bırakıyordu. Değişiklikle uyarma ve kınama dahil tüm cezalar, yargı denetimi altına giriyor. Bu da hukuk devleti ilkeleri açısından önemli bir kazanımdır.

   14 – 144.madde, hakim ve savcıların denetimini düzenliyordu. Bu madde başlığıyla beraber değiştirildi. Başlığı, “ adalet hizmetlerinin denetimi” oldu. Yapılan değişiklikle, adalet hizmetlerini ve savcıların idari görevleriyle ilgili işlemlerini denetlemek için, iç denetçi oluşturuldu. Müfettiş yanında iç denetçi de görevlendirilebilecek, bu konularla ilgili olarak.

   Hakim ve savcılarla ilgili yapılacak araştırma ve incelemeler, o yerin kıdemli hakim ve savcılığı tarafından da yapılabiliyordu. Bu, meslektaşlar arasında ve o çevrede çok rahatsızlıklara neden oluyordu. Bununla ilgili olarak görev sırasında bir takım nahoş olaylara da tanık olmuştuk. Yapılan değişiklikle, bu konularda sadece müfettişler inceleme ve araştırma yapabilecek. Bu da meslek mensupları açısından fevkalade güzel bir gelişmedir.

   15 – 145.madde, askeri yargıyı düzenliyor. Bu madde tamamen değiştirildi. Yapılan değişiklikle askeri mahkeme, askerlerin askeri suçları ile, asker aleyhine ve askeri hizmet ve görevleriyle ilgili işledikleri suça bakabilir. Devletin güvenliğine, anayasal düzene karşı işlenen suçlarda tek yetkili mahkeme adliye mahkemeleri olup, askeri mahkeme bunlara bakamaz. Savaş dışında da hiçbir sivil, askeri mahkemede yargılanamayacak.
   Bu değişiklikler de, çok önemli bir ilerlemeyi işaretlemektedir, hukuk devleti ilkeleri açısından.
   16 – 146.madde, ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞUnu düzenliyor. Eskiden 15 üyesi vardı, değişiklikle bu sayı 17’ye çıkartılıyor. Eskiden bu üyelerin 4’ü yedekti. Şimdi yedek üyelik kaldırılıyor. Daha önce meclis seçmiyordu, değişiklikle meclis te, 3 tane üyesini seçiyor. Geriye kalan 14’ünü Cumhurbaşkanı seçiyor.

   A – Meclis seçimini şöyle yapacak:

   Meclis 3 üyenin 2’sini, her bir üyelik için, Sayıştay genel kurulunun seçeceği 3 aday arasından olmak üzere, toplam 6 aday arasından, 1 tanesini ise, baro başkanlarının serbest avukatlar arasından göstereceği 3 aday içinden seçecek. Yani meclis, dışarıdan istediği kişileri değil, Sayıştay ve baroların göndereceği adaylar arasından seçebilecek.

   B – Cumhurbaşkanı da şöyle seçecek:

   3 üyeyi Yargıtay’dan, 2 üyeyi Danıştay’dan, 1 üyeyi Askeri Yargıtay’dan, 1 üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nden ve genel kurullarının her üye için göstereceği 3’er aday içinden seçecek. Geriye kalan 3 üyeyi, en az 2’si hukukçu olmak üzere, YÖK’ün her üye için göstereceği 3 aday içerisinden, son 4 üyeyi ise, üst kademe yönetici, 1.sınıf hakim ve savcılar, serbest avukatlar ve en az 5 yıl raportörlük yapmış bulunan Anayasa mahkemesi raportörleri arasından seçecek.

   Dikkat edilirse, hem T.B.M.M. ve hem de Cumhurbaşkanı, dışarıdan istedikleri her hangi birilerini değil, her kurumun kendi yasal organları tarafından gösterecekleri adaylar arasından seçebiliyorlar. Yani bazı muhalefet partilerince iddia edildiği gibi, mevcut başbakanın istediği gibi insanları getirip mahkemeye doldurma şansı, hiç mümkün değildir, bu düzenlemeyle. Yargıtay da kendi adamlarını gönderecek, Danıştay da, diğer kurumlar da. Bu kurumların istediği adaylar arasından seçim yapılabildiğine göre, siyasal iktidar, ya da Cumhurbaşkanı, yandaş bir Yüce Divan heyeti oluşturamıyorlar.

   BURADA ESAS OLAN TARASIZLIKTIR. BAĞIMSIZLIK TAMAM. BU MUTLAKA GEREKLİ VE ZATEN BAĞIMSIZLIK İLKESİ YILLARDIR TAMAMEN UYGULANIYOR. ÖNEMLİ OLAN BAĞIMSIZ OLAN KİŞİ VE KURUMLARIN TARAFSIZLIĞINI SAĞLAMAKTIR. 40 YILI AŞKIN MESLEK UYGULAMASINDA SAYABİLECEĞİMİZ PEK ÇOK ÖRNEKLERİYLE GÖRDÜĞÜMÜZ PROBLEM, TARAFSIZLIĞIN SAĞLANAMAMASIDIR. BAĞIMSIZ OLAN KİŞİLER, KENDİ İDEOLOJİK DEĞERLERİNİ ESAS ALARAK KARNAR VERDİKLERİ İÇİN TARAFSIZ KARARLAR VERİLEMİYOR, ÇOĞU ZAMAN. BAĞIMSIZLIĞIN YANINDA ASIL GEREKLİ BULUNAN TARAFSIZLIĞIN SAĞLANABİLMESİ İÇİN, CİDDİ REORGANİZASYONLARIN YAPILMASI GEREKİR Kİ, MEVCUT İKTİDARIN BU AŞAMADA, NE DONANIMLARI VE NE DE İKTİDAR OLMA KABİLİYETLERİ İTİBARİYLE, BUNA GÜCÜNÜN YETECEĞİNİ DE MAALESEF SANAMIYORUZ.

   17 – 147.madde, Anayasa Mahkemesi üyeliğin sona ermesini düzenlemektedir. Eski şekle göre, üye seçilen bir kişi 65 yaşını doldurana kadar üyelikten alınamaz ve emeklilik yaşını doldurana kadar ayrılmazdı. Yeni değişiklikle üyelik süresi, 12 yıla indirildi. Yani 12 yıl sonra otomatikman üyelik bitiyor. Bu da güzel bir gelişmedir, kanaatini taşıyorum.

   18 – 148.madde, Anayasa Mahkemesinin görevlerini düzenliyor olup, yeni değişikliklerle çok önemli şeyler getirildi. Şöyle ki:

   A – Vatandaşların Anayasa Mahkemesine başvurma hakları yoktu. Değişiklikle, doğrudan başvurabilecekler.

   B – Genelkurmay başkanı, kara, hava, jandarma genel kumandanları da Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde yargılanabilecekler. Bu değişiklikten önce, Askeri ceza mevzuatına göre, sanık olarak yargılanacak kişinin rutbesinde bir mahkeme başkanı olması gerekli olup, kuvvet komutanları ya da genelkurmay başkanlarının rutbelerinde görevli olmadığı için uygulamada, bu yargılama mümkün olamıyordu. Bu değişiklikle şimdi direkt olarak Anayasa Mahkemesinde yargılanabilecekler.

   C – Mahkemenin vereceği kararlar kesin olmayıp, itirazen yeniden incelenebilecektir.

   19 – 149.madde, Anayasa Mahkemesinin çalışma usullerini gösteriyor olup, yapılan değişiklikle yepyeni bir düzen getiriliyor ki, bu ciddi anlamda başarılı bir gelişmedir.   Mahkemenin 2 bölümü ve 1 de genel kurulu olacak. Birinci bölümün, ikinci bölümün ve genel kurulun görevleri ayrı ayrı düzenlemeyle belirtilmiştir.

   Anayasa Mahkemesi, yurt içindeki normal yargı yolu tüketilen kararların son itiraz ve incelenme mercii olarak, yeniden değerlendirme yapacak. Böylece AİHM’ne gitmeden, bir kere daha incelenme fırsatı doğacak. Bu da hukuksal yargı açısından çok önemli bir gelişme olup, bununla hukukilik denetiminde önemli bir merci sağlanmış olmaktadır.

    20 – 156.madde, Askeri Yargıtay’la ilgili olup, getirilen değişiklikle, sübjektif ve keyfi değerlendirmelere sebep olan, “askerlik hizmetlerinin gereklerine göre” cümlesi kaldırılarak, objektif ve hukuksal kriterlerin esas olması sağlanmıştır.

    21 – 157.madde, AYİM’i düzenlemektedir. Yapılan değişiklikle, “askerlik hizmetlerinin gerekleri” gibi sübjektif değerlendirmelere konu olabilecek bir gerekçe ortadan kaldırılarak, kararlarda, objektif kıstaslardan ayrılınmaması esası, buraya da getirilmiştir.     

   22 – 159.madde, HSYK’nu düzenlemektedir. Yeni düzenleme şunları getirmiştir:

   A - HSYK 7 asıl ve 5 yedek üyeden oluşuyordu. Yeni düzenlemeyle 22 asıl ve 12 yedek üyeye çıkarılmıştır, üye sayısı.

   B – Adalet Bakanı ve müsteşar eskisinde de vardı, yenisinde de var. Ancak Adalet Bakanı, dairelerin başkanlığını değil, genel kurulun başkanlığını yapabilecek.

   C – Eskiden, kurulun 3 asıl, 2 yedek üyesi, Yargıtay Genel Kurulu’nun göstereceği, 2 asıl, 2 yedek üyesi, Danıştay Genel Kurulu’nun göstereceği her birisi için gösterilecek 3’er aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilirdi.

   Değişiklikte ise, bu seçim şöyledir: 4 üye, yüksek öğretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ve avukatlar arasından, Cumhurbaşkanınca seçilir. 3 asıl ve 3 yedek üye, Yargıtay Genel Kurulunca, 2 asıl ve 2 yedek üye Danıştay Genel Kurulunca, 1 asıl ve 1 yedek, Adalet Akademisi Genel Kurulunca, kendi başkan ve üyeleri arasından, 7 asıl ve 4 yedek üye, 1.sınıf adli hakim ve savcılar arasından, ülkedeki tüm hakim ve savcılarca, 3 asıl ve 2 yedek üye ise, 1.sınıf idari yargı hakim ve savcıları arasından, tüm idari yargı hakim ve savcılarınca seçilir.

   BU SEÇİMLERDE, EN ÖNEMLİ OLAN HUSUS ŞUDUR: ESKİDEN BÜTÜN ÜYELERİ CUMHURBAŞKANI SEÇERDİ. ŞİMDİ İSE, 22 ASIL VE 12 YEDEK OLMAK ÜZERE, TOPLAM 34 ÜYEDEN SADECE 4 TANE ASIL ÜYEYİ SEÇEBİLİYOR. O DA ÜNİVERSETE, AVUKAT VE ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER ARASINDAN. 30 TANESİNİ İSE, YUKARDAKİ HAKİM VE SAVCILAR KENDİ KURUMLARINCA VE KENDİ ARALARINDAN SEÇİYORLAR. Adayları değil, asılları ve yedekleri direkt olarak seçiyorlar. BU DA ÖNEMLİ BİR YENİLİKTİR.

   Bu düzenleme sonucunda da, iktidar partisine her hangi bir etkinlik, söz gelimi kendi hakimlerini seçme gibi bir yetki verilmemiştir.

   D – Eskiden tek daire halinde çalışıyorlardı. Değişiklikle, 2 daire ve bir de genel kurul şeklinde çalışacaklardır. Bu da mesleki ve hukuksal açıdan önemli bir gelişimdir.

   E – Önemli bir konu da şu: Eski düzenlemede HSYK kararlarına itiraz edilemezdi. Yapılan değişiklikte ise itiraz edilebiliyor. Her ne kadar itiraz tüm kararlara değil de, sadece meslekten çıkarma kararlarına ise de bu da, önemli bir kazanım olarak görülmelidir. Aslında tüm kararları yargı denetimine tabi olmalıydı ve bu nedenle bu madde çok eksiktir. Ama bununla beraber, bir hakim veya savcının kulağından tutup meslekten itirazsız atma, uygulamasına son verilmesi sağlanmaktadır. Ancak ta başlardan verilecek ve itiraz edilemediğinden kesinleşecek disiplin cezalarıyla, uzunca bir süreç sonra, meslekten ihracın alt yapısı da, kademeli bir biçimde hazırlanabilir. Bunu önlemenin tek yolu, tüm kararlarına karşı itiraz ve adli yargı yolunu açmaktı. Ama bu yapılamamış. Sanki burada bir zafiyet görülüyor. Ama umarız, bu da yapılacak olan ciddi bir anayasa değişikliğinde dikkate alınır.

   Böylece tüm kamu görevlileri arasında da eşitlik sağlanmış olur. Diğer kamu kurumlarında çalışan memurlara verilen tüm cezalara karşı yargı yolu olduğu gibi, hakim ve savcılara verilen disiplin kararlarına karşı yargı yolu açılması eşitlik ilkesinin doğal bir sonucu olmalıdır.

   23 – 166.madde, planlama ile ilgili olup, bu maddeye eklenen son fıkra ile, ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında istişari, değerlendirmeler amacıyla, EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY” oluşturulması sağlanıyor. Bu da yeni bir gelişme olup, bilimsel verilerin ışığında yapılacak planlamaların, ülkemiz yararına güzel gelişmeler sağlayacağı bir gerçektir.  

   24 – Üzerinde tartışmaya değmez bir konu da, geçici 15.maddedir. Bu madde, 12 eylül 1980 tarihinden, yapılacak yeni bir seçimden sonra sağlanacak bulunan T.B.M.M. başkanlık divanı oluşturuncaya kadar, gerek Milli Güvenlik Konseyi’nin ve gerekse Danışma Kurulu’nun aldıkları her türlü karar ve tasarruflarıyla, bu tasarrufların idarece veya yetkililerce uygulanmasından dolayı, kararı alan, tasarrufta bulunan ve uygulayanlar hakkında cezai, mali veya hukuki sorumluluk yüklenemeyeceğini ifade ediyordu. Yeni düzenlemede bu madde kaldırılıyor. Ancak bunun pratikte bir faydası olmayacaktır. Her hangi bir eylem veya işlem üzerinden, 30 yıl geçtikten sonra tüm sorumluluklar kalktığına göre, 30 yıl önce yapılan bu eylem ve işlemler nedeniyle bu kişiler, herhangi bir sorumluluk taşımazlar. Ancak 30 yılı doldurmamış haller müstesna.

    Ama en azından psikolojik bir tatmini sağlayabilir. Demokrasiye ve hukuka bağlılık ilkelerine karşı oluşmuş olan ayıp kaldırılmış olur ve tarihe bir kayıt düşülmesinde yararlı olabilir. Böylece gelecek nesillere, tarihin aktarımında vebalin altından kalkılmasıyla ilgili bir çalışma örneği olarak sunulmuş olunabilir.

   25 – 25.maddeyle, anayasaya geçici 18. ve 19.maddeler eklenmiş olup, bu maddeler, Anayasa Mahkemesi ve HYSK’ na yapılacak ilk atamaların uygulama yöntemleriyle ilgilidir.

   26 – 26.madde ise, yürürlükle ilgili olan maddedir.  

   Siyasal görüşler katmaksızın, teknik bir değerlendirme sonucu, anayasa üzerinde yapılan ve halkoyuna sunulan değişiklikler üzerinde, derinlemesine tetebbuata gerek görmeksizin, yaptığımız inceleme sonuçlarını bilgilerinize yukarda arz ettik.

   Saygıdeğer okuyucularımız ve izleyicilerimiz,

   Her hangi bir yönlendirme amacı taşımaksızın, bu değişikliklerle ilgili şahsi kanaatimizi de ifade etmemize müsaade buyrulursa, bu değişikliklerin aslında yeterli olmadığını, ama yetersizliğine rağmen, değiştirilen tüm maddelerin genel itibariyle, ülkemiz yararına olduğu ve insanlarımızın devlet-millet ilişkisinde güvenini artıracak, devlet kurumlarına olan sevgi ve saygıyı geliştirecek ve toplum huzurunun sağlanmasına bir miktar katkıda bulunacağı inancımızla, desteklediğimiz bu taslağın değerlendirilmesinde, bizi ... izlediğiniz için, ...teşekkürle saygılarımızı arz ederiz.
                                                                                                      

                                                                                                           12.08.2010
                                                                                                     Mehmet Yaman
                                                                                                  Araştırmacı-hukukçu

Yorum
TEŞEKKÜRLER
Yazar m.b açık 2010-09-02 12:41:35
Sayın Yaman,açıklamanız için çok teşekkürler... Sizi devamlı izliyorum ve izlemeye de devam edeceğım. 
www.mehmetbozkurt.com.tr 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 31-08-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
112648906 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net