18-01-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
Son Eklenenler
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
HALKINDAN NEFRET ETMEK PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 20
KötüÇok iyi 
Yazar Raci Durcan   
20-02-2006
HALKINDAN NEFRET ETMEK 
                                                                 Raci DURCAN
                                                                        

   Soru: Bir ülkede yaşadığınızı düşünün ki; yaşadığınız ülkenin halkına, elinize geçen her fırsatta hakaret ediyorsunuz, ne olur?

 Siz düşünürken ben bir kopya vereyim. Ortaokulda okurken buna benzer bir soruyu Türkçe hocamız sormuştu: ‘Konuşmalarınızda bolca yabancı kelime kullanırsanız size ne derler?’ diye. Herkes bir şeyler söyledi, hoca kabul etmedi. ‘Ukala, özenti, çirkin’ vs. gibi tanımlamaların hiçbirini doğru cevap olarak onaylamadı. Biz de iyice meraklandık. Çünkü aradan neredeyse yarım saat geçmişti ve soruya iki- üç defa parmak kaldırıp her seferinde farklı cevaplar verenler dahi olmuş buna rağmen sorunun doğru cevabı hala ortaya çıkmamıştı. En sonunda açıkladı hocamız: ‘Çok güzel konuşuyor derler’ dedi. Şaşırıp kalmıştık. 

Bu kopyadan sonra eminim sizde sorunun cevabını bulmuşsunuzdur. Bu ülkede içinde yaşadığınız halka sürekli hakaret ederseniz tahmin ettiğiniz gibi başınıza talih kuşu konar adeta; tıpkı “türkücü” bir yazarın başına konduğu gibi… Her şeyden önce bir ‘aydın’ olursunuz ve entelektüel kabul edilirsiniz. Her ne kadar Hülya Avşar ‘ben bu ülkede bir tek aydın tanırım onun da plakası 09’ dese de. Demek ki Hülya Avşar gibi düşünmeyen çok bu ülkede…

Peki bitti mi? Hayır, bitmedi; bunlar ne ki! Mesela kaset yaparsınız milyonlarca satılır. Sövdüğünüz ülkenin insanları milyonlarca alır kasetinizi ve sizi el üstünde tutarlar. Dahası Milletvekili olursunuz. Her fırsatta nefret ettiğinizi ifade etmekten adeta zevk duyduğunuz halkın ödediği vergilerle kimsenin hayalini kuramayacağı bir maaş alır, keyfinize bakarsınız. Orada artık bu ülkeyle problem yaşamış halklar nezdinde araştırmalar yapabilir, bu vesileyle dahi kendi halkınıza hakettiği dersi verebilirsiniz. Ermeni tezleri, Rumlara yapılan baskılar, azınlık hakları v.s gibi konular tam sizin içindir.

 Peki bunlar yeter mi? Yetmez tabii ki. Bu halka duyduğunuz nefreti nerede ifade edeceksiniz?  T.V filan da olur tabii ama bir gazetede köşe yazmak fena fikir mi yani? Değil diyorsanız öyle işte. İyi satan bir gazetede size verilen köşede, halkınızla ilgili duygu ve düşüncelerinizi her gün beyan edebilirsiniz.

 Bu kadar yeter demeyiniz. Dahası UNESCO temsilcisi olur, bu vesileyle bir ayağınız sürekli Avrupa’da olur, istediğiniz kadar gezersiniz. Öyle ya! Hem halkı beğenmeyeceksiniz, onlarla birlikte yaşamaya mahkum hissedeceksiniz kendinizi, hem de beğendiğiniz insanların yanına gitmeyecek, birlikte olma imkanı bulumayacaksınız! İşte bunun için gereklidir böyle bir temsilcilik. O zaman, Çankaya’dan Kızılay’a gidiyormuşçasına rahat gidip gelirsiniz oralara. Çok beğendiğiniz halklarla bütünleşir hasret giderirsiniz. Yol masraflarını merak etmeyin; onları halkınız öder, genel bütçeden. Hem de bol harcırahla para bile biriktirebilirsiniz.

 Peki bunlar da sizi kesmiyorsa? O zaman belediye başkanı adayı olursunuz, bütün Sosyal Demokratlar destekler sizi. Buna rağmen kazanamadığınızda fena mı sanki? Kıymetinizi anlamadıklarından dolayı halka kızmak için yeni bir neden geçer elinize. Dahası partinizde lider olamayacağınızı anlayınca yeni bir parti kurma teşebbüsünde de bulunabilirsiniz. Diğer yandan halkı beğenmediğinizi, cahil ve katil yaratılışlı olduklarını size verilen köşede her fırsatta deklare etmeniz gereğine haklı bir gerekçe de elde etmiş olursunuz.

 Senede üç-beş töre cinayeti olmuşsa, bu, halkın ne kadar cani ruhlu olduğunu açıklamanız için iyi bir neden olur size.

 Sokakta üç-beş sahipsiz iti belediyeler insanlara zarar vermesin diye itlaf etmişse bu da halkın hayvan düşmanlığını göstermek için çok iyi bir gerekçe teşkil eder.

 Maçtan sonra her ülkede bulunabilecek üç-beş taşkın eline silah alıp ateş etmiş ve bu sırada bir insan ölmüşse, halkın silah severliğini ve cahilliğini açıklamak için kaçırılmayacak bir fırsattır bu.

 Herhangi bir beldede içki içmekte bir zorluk çıkıyorsa, bu da iyi bir fırsattır halkın hoşgörüsüz olduğunu deklare etmeye. Üstelik biri çıkıp bir de hangi nedenden olursa olsun papaz öldürmüşse arayıp ta bulamadığınız fırsat ayağınıza gelmiştir.

 Tabii bunların hiçbiri Tarihten bol örnekler kullanılarak atalarınızın nasıl çala- kılıç ülke fethettiklerini, çapaçul yaptıklarını açıklamanıza engel değildir. Hatta, tarihin en büyük kumandanlarından biri olan Fatih S. Mehmet’e bile evlat katline fetva verdi diye aslı olmayan bir yakıştırma yapabilir, Devletin bundan dolayı gerileme dönemine girdiğini dahi iddia edebilirsiniz.

      Bütün bunlar size bir fantezi gibi geliyor değil mi? O zaman siz nerede yaşıyorsunuz, diye sormak geliyor içimden. Tanzanya filan gibi bir ülke olmalı bu. Başka türlü bunların bir gerçek olduğunu hemen kavramanız mümkün olmazdı değil mi?

 Demek ki yaşadığınız yerde Sosyal Demokrat diye bir taife de bulunmuyor olmalı. Çünkü en çok bu cenahtan iltifat ederler kendi halkından nefret edenlere. El üstünde tutar, parlamentoya sokar, ömür boyu da bedava yaşatırlar.

 İşin en anlaşılmaz yanı da bu tip bir aydın(!) kendi halkına cahil sıfatını yakıştırırken ‘Sosyal Demokratlar hariç’ diye bir ibare bile kullanmıyor… Buna rağmen niçin Sosyal Demokratlar hala onu el üstünde tutarlar acaba?

   İki ihtimal var: Ya, aralarında gizli, bizim bilmediğimiz bir dil vardır: halk denilince insanların sosyal demokrat olmayanları anlaşılıyordur. Tabii, bu durumda Sosyal Demokratların niçin halk sayılmadığı ayrı bir konu... Ya da bu sosyal demokratlar kendilerine de sövülmesinden çok hoşlanıyorlardır.

      Ah, güzel yazılarını zaman zaman  bu site sayfalarında da okuduğumuz değerli yazar Engin Ardıç ah; sen olmasan biz bile bu “türkücü” politikacı sosyal demokrat yazarı es geçerdik, belki de…

Yorum
Ellerinize sağlık Raci Bey
Yazar kubha açık 2009-05-03 14:54:05
Bence 1. ihtimal. Halk denilince sosyal demokratlar hariç demeye hiç gerek yok, onlar için. O sosyal demokrat taife, birbirlerini gözlerinden dahi tanıyabiliyor.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 03-05-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Anket
Kullanıcı Girişi
Kimler Çevrimiçi
Şuan 107 misafir çevrimiçi
Ziyaretçi Sayısı
76908121 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net