28-11-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
Vitrin ülke Türkiye PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 3
KötüÇok iyi 
Yazar Yağmur ATSIZ-Star Gezetesi, 03.08.2010   
04-08-2010

Vitrin ülke Türkiye  

                                         Yağmur ATSIZ-Star Gezetesi, 03.08.2010

Washington nasıl bir Türkiye istiyor? Eğer takrîben birbuçuk yıldır Beyaz Saray’dan gönderilen sinyallerin tümü de yanıltıcı değilse Washington istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye istiyor. Yakın ve uzak çevresindeki bir dizi ülkeye en azından genel karakter hatlarıyla model olabilecek demokratik bir Türkiye istiyor. Eğer ABD bunu kesinlikle bir devlet politikası olarak kabûl etmeseydi bu memleketde bir “Ergenekon Rezâleti” hiç gün ışığına çıkabilir miydi?

“Devlet politikası” demek, hükûmetlerle kaaim olmayan, hangi parti iktidarda olursa olsun izlenecek politika demekdir.

Bu bağlamda ele alınırsa, belki tuhaf gelecek ama, aslında, sözüm meclisden dışarı, Başkan Bush ile Başkan Obama’nın dış politikaları arasında mâhiyet bakımından bir fark olmadığını bile söyleyebiliriz. Fark Başkan Bush’un yanlış personelle ve sopayla varmak istediği hedeflere Başkan Obama’nın gerçek diplomatlar ve ince metodlarla varmak istemesinden ibâretdir.

Başkan Bush “Şâyet emirlerime uymazsan elimin tersiyle bir çarparım bir de yer çarpar.” diyordu Baş

kan Obama “Elbet hareket ve davranışlarında hürsün. Ama yolunu benimkinden tamâmiyle ayırırsan başına gelebilecek yol kazâlarından beni mes’ûl tutma lütfen, Aziz Kardeşim.” diyor.
Türkiye’nin Washington’la ilişkilerinde büyük şansı, kendi arzûlarıyla ABD’nin arzûları arasındaki geniş çaplı örtüşmedir. Yâni Amerika bizim demokratik ve müreffeh bir hukuk devleti olmamızı istiyor ama bunu, statükocular hâriç Türk halkı da şiddetle istiyor.

Peki, Washington bunu neden istiyor?

Bana kalırsa İran’ı “evcilleştirip” İsrâil-Arab kavgasını mümkin mertebe İsrâil’in lehine netîcelerle sona erdirdikden sonra bölgedeki ülkelere bir “vitrin” göstermesi lâzım ki onun adını da muhtemelen “Türkiye” koymuşlar. Zâten başka kimi koyacaklar?

Bunu Ankara da biliyor ve Anka

ra’nın bunu bildiğini ise Washington da biliyor ama hiç önemli değil. Aslolan bu hedefin Türkiye için de şâyân-ı kabûl olması.
İran’ın nükleer silahlara sâhib olup olmaması ise Washington için tâlî ehemmiyeti hâizdir kanaatimce. Bahânedir. Tahran bugün bütün nükleer amaçlarından vazgeçdiğini îlân edip her türlü kontrole boyun eğse Amerika başka bahâneler bulmakda gecikmeyecekdir. Nihâî hedefi İran’ı kesinlikle “büyük devlet” statüsünden alakoymak ve gerekirse bölmekdir. İran nüfûsunun yüzde 35 kadarı Âzerîdir. Gerçi kendilerinde güçlü bir “İranlılık” bilinci oluşmuşdur ama Kuzeydeki Âzerbaycan Respublikası ile birleşmek fikri de onlara câzib gelebilir. Öte yandan İran da öyle eti kolay yenecek “kuş”lardan değildir ve bunu Beyaz Saray da (inşallah!!!) biliyordur.

Aynı plan, zannımca, eğer bütün öbür imkânlar ortadan kalkarsa Türkiye için de geçerlidir. Ama bu son derece zayıf bir ihtimâldir. Zâten konjonktür de bunun akıl dışı bir davranış olacağını gösteriyor.

Türkiye’den beklenen, bütün enerji kaynakları ABD tarafından denetlenen bir Ortadoğu’da ekonomik, politik ve kültürel çekim merkezi fonksiyonu îfâ etmesi ki bizim de işimize gelir sanıyorum.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 07-08-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
74748724 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net