21-02-2024
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Aydınlanma ve İslam dünyası
Aydınlanma ve İslam dünyası PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 2
KötüÇok iyi 
Yazar Roni Margulies-Taraf, 10.07.2010   
11-07-2010

Aydınlanma ve İslam dünyası


                                            Roni Margulies-Taraf, 10.07.2010
Tehlikenin farkında mısınız? İlhan Selçuk’un Cumhuriyet gazetesindeki köşesi devam ediyor! İçi boş bir çerçeve olarak yayınlanıyor her gün. Sanki her an yeniden yazmaya başlayabilirmiş gibi.

Ve her gün baş sayfadaki bir reklam İlhan Selçuk’un ses kayıtlarının CD halinde gazeteyle birlikte verileceğini müjdeliyor: “Ümit Zileli soruyor, Aydınlanma Bilgesi anlatıyor.

“Aydınlanma Bilgesi” ifadesine bayıldım doğrusu!

Halit Çelenk, İlhan Selçuk için “ömrünü halkın aydınlanmasına adayan usta kalem” diyor.

Çelenk’in şu sözleri, Cumhuriyet’in “aydınlanma” kavramına ışık tutuyor:

Son yıllarda Türkiye için yaşamsal önem kazanan köktendinciliğe karşı demokrasinin önkoşulu olan laiklik ilkesinin savunulmasında ve Aydınlanma felsefesinin ülkemizde yerleşmesi doğrultusunda verdiği savaşımın önemini belirtmek istiyorum.

Aydınlanma felsefesi acaba dünyada kaç ülkede silahlı kuvvetler tarafından yerleştirilmiştir? Tepeden dayatılan bir şey, dünyanın en iyi şeyi de olsa, zorla dayatıldığında nasıl “demokrasinin önkoşulu” olabilir? Halk aydınlanmak istemiyorsa, asker eliyle aydınlatmak “Aydınlanma felsefesinin” neresine sığar?

Bu soruları bir yana bırakalım. Cennette merhum Genelkurmay Başkanlarıyla kadeh tokuşturmakta olan bir adamın arkasından dalga geçmek doğru olmaz.

Benim sorum başka: İlhan Selçuk ve şürekâsı “aydınlanma” kavramından ne anlıyor?

Sıkıp suyunu çıkarırsak, anladıkları çok basit: Dinin anlamı ‘karanlık’, ‘gericilik’ ve ‘gerilik’; aydınlanma ise ‘dinden kurtulma’, ‘ilerleme’ ve ‘çağdaşlaşma’ anlamına gelir.

Ama bu kadar değil. İlhan Selçuk gibileri için ‘karanlık’ olan genel anlamda din değil, özel olarak İslam dini.

Dünyaya bakıyorlar, Hıristiyan ülkeler gelişmiş, Müslüman ülkeler geri.

Çıkardıkları sonuç kolay: Müslüman ülkelerin ekonomik, teknolojik, askerî açılardan geri olmasının nedeni Müslümanlık. Demek ki, Müslümanlıktan vazgeçmek, aydınlanmak gerek!

Bu görüş Cumhuriyet gazetesine ve Kemalizm’e özgü değil. Özlü bir ifadesini, tarihçi Bernard Lewis’in 2002’de yazdığı ve Oğlak Yayınları’nın 2006’da Hata Neredeydi? 300 yıldır sorulan soru adıyla yayımladığı kitapta bulmak mümkün.

Şöyle başlıyor Lewis: “Hata neredeydi? İslam dünyası.. uzun zamandır bu soruyu soruyor. Aslen Batı’yla karşılaşmalarından doğan bu sorunun içeriği ve soruluş biçimi, karşılaşmanın koşullarına, kapsamına, süresine.. göre değişiyor.”

Ve sonuç bölümünde şöyle bitiriyor: “Batı özgürlüğünün teori ve pratiğini bilen Batılı bir gözlemci için, Müslüman dünyasının pek çok sorununun altında yatan, tam da özgürlüğün yokluğu (aklın sınırlamalardan ve dayatmalardan özgürlüğü, ekonominin yolsuzluktan ve sürekli kötü yönetimden özgürlüğü, kadının erkek baskısından özgürlüğü, vatandaşın istibdattan özgürlüğü).

Usta bir tarihçi olduğu için açıkça söylemiyor Lewis, ama her Batılı ne demek istediğini hemen anlar: Sınırlama, yolsuzluk, kötü yönetim, kadının eşitsizliği, baskı ve istibdat İslam dinine içseldir; İslam ülkeleri bu nedenle geridir.

İki soru geliyor insanın aklına.

Madem gerilik İslam’dan kaynaklanıyor, nasıl olur da Hıristiyan Batı dünyasının ortaçağ karanlıklarında debelendiği dönemde İslam dünyası uygarlığın zirvesini temsil ediyordu?

Madem geriliğin nedeni İslam, o zaman koca Afrika kıtası niye iki yüzyıldır karanlıklar içinde çırpınıyor? Bütün siyahlar Müslüman oldu da biz mi duymadık?

Dünyanın geniş kesimlerinin Batı’ya kıyasla ekonomik, bilimsel, askerî açılardan geri olması İslam’dan değil de, kapitalizmin Avrupa’nın kuzeybatı köşesinde ortaya çıkmış olmasından ve bu köşenin dünyanın her yanına müdahale etmiş olmasından, sömürgecilikten, emperyalizmden kaynaklanıyor olmasın? Bir kere geri düştükten sonra, emperyalizmin bu geriliği sürdürmesinden ve pekiştirmesinden kaynaklanıyor olmasın?

İlhan Selçuk’un aydınlanmadan anladığı, “muasır medeniyet seviyesi”, yani Batı. Müslüman Türkiye’nin ve Hıristiyan Latin Amerika’nın geriliğinin nedeni de aynı Batı. Müslümanlıkla, dinle, aydınlanıp aydınlanmamakla filan alakası yok.

Yorum
DİN; KÖSTEK Mİ, DESTEK Mİ?
Yazar Sanih açık 2010-07-11 22:10:29
DİN; KÖSTEK Mİ, DESTEK Mİ?  
M. Selami Çekmegil  
 
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=6&Itemid=49

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 12-07-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
108919349 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net