16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow ZEUSTAN ATEŞİ ÇALMAK
ZEUSTAN ATEŞİ ÇALMAK PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 6
KötüÇok iyi 
Yazar RACİ DURCAN   
30-05-2010
ZEUS’TAN ATEŞİ ÇALMAK                                                                                                        

                                                           RACİ DURCAN
    Okul bilgilerinin hayatla bağlantısını kurmakta zorlanmayanınız varsa kendini şanslı saymalıdır. Matematikteki havuz problemlerinden tutun, edebiyat derslerinde incelediğimiz mitolojilere kadar birçok konunun bizlere niçin öğretildiğini anlamamışımdır. Sormaya yeltendiğimde, öğreten kişinin benden farksız olduğunu görmüştüm. Niçin öğrenildiği bilinmeyen şeyleri uygulamaya koymak mümkün
olmuyor. Okulların en büyük handikabı; öğrenciyi soyut bilgiyi somutlaştıracak yöntemlerden mahrum bırakmasıdır.

     "Yunan Tanrılarından biri" olan Zeus’tan ateşin çalınmasını anlatan hikâyeyi dinlediğimde aynı şeyleri düşünmüştüm. Destan tarzı edebiyat metni olarak aktarılan bu hikâyenin hayatın en büyük gerçeklerinden birini ifade ettiğinden habersizdim. Mitoloji gerçeküstü anlamına geliyordu. Gerçeküstü olan şey, belli bir oranda gerçeğe dayansa bile gerçeklikten kopmuş demektir. Hadiseye böyle yaklaştığınızda aklınızda kalan tek şey metnin edebi olarak incelenmesi oluyor. Bilgi sahibi olmak isteyen herkesin bu bilgiyi Zeus’tan çalması gerektiğini nereden anlayacaktım!
 
    Makale yazmak benim için önemli bir konuydu. Bunu yapmaya başladığım Üniversite yıllarında, ele aldığım fikirlerin hiçbirinin bana ait olmadığını görmüştüm. Başkalarının tespitlerini okuyor, benimsiyor ve farklı kelimelerle üçüncü şahıslara aktarıyordum. Yazının altında benim ismim oluyordu ve varsa meyvesini ben yiyordum. Kısa süre sonra böyle devam edemeyeceğimi anlamıştım. Eğer bir şey biliyorsam bu benim yani kendi keşfim olmalıydı.  Bunu nasıl yapabileceğimi bilmiyordum. Kimse Zeus’tan çalmam gerektiğini söylemedi.

    Peygamberimize kutsal görevin gelişi ile yaşının bir ilgisi olup olmadığı benim açımdan merak uyandırıcı olmuştur. 40 yaşa şahsen erişip hayatla ilgili yeterince tecrübe sahibi olmadan bu sorunun cevabını bulamazdım. İnsan kendine ait olan şeyleri ancak o zaman buluyor ve kendi oluyor. Çok daha hızlı yaşayıp bu yaşın verdiklerini erken elde eden istisnai kişiler elbette vardır. Bilgi ancak o yaşta sizin oluyor. Ve bildiklerinizi inançla savunabiliyorsunuz. Belli bir yaşa geldikten sonra insan, bütün dünya karşı çıksa bile bir iddianın arkasında durma cesareti ediniyor. Bu sadece bilmenin verdiği bir cesarettir. Bilgi size ait olunca bütün dünyaya karşı durabilirsiniz.

   Hiçbir insan peygamber kadar yüce bir ilmin sahibi olamaz. Bizim peygamberimizin hayatında Hira mağarası özel bir öneme sahiptir. Çünkü İlm'in parlak aydınlığı kendisine orada ulaşmıştır. Bu kutlu hadise niçin Mekke çarşısında dolaşırken değil de Hira mağarasında vuku bulmuştur? Daha sonra evinde yahut mescitte de ayetler gelmiştir fakat ilk irtibat orada kurulmuştur. Bunun tesadüfen olmadığını seziyordum.

    Hangi türden bilgi olursa olsun insanın yapması gereken,  derin bir düşüncedir. Olayı etraflıca düşünmek için yoğunlaşmak, dikkat kesilmek gerekmektedir. En yoğun konsantrasyon, Hira mağarası gibi insanın kendiyle baş başa kalabildiği yerlerde sağlanabilir. Zorlu bir problemle karşılaştığınızda adeta onun içinde boğulduğunuzu hissedersiniz. Her yer kapkaranlıktır ve sizi ışığa götürecek hiçbir yol yok gibidir. İşte o anda sanki bu dünyadan ayrılırsınız. Hiç umut yokken önünüzde küçücük bir ışık görürsünüz. Onun ardına takıldığınızda sanki başka bir dünyaya gitmişsinizdir. Geri döndüğünüzde aydınlığa gark olmuşsunuzdur. Belki bedeniniz buradadır ama ruhunuz apayrı bir dünyaya gidip gelmiş ve ihtiyacı olanı alarak bilgiyle donanmıştır.

     Kur'anda bütün bilgilerin kendisinde kayıtlı olduğu bildirilen Levh-i mahfuzdan bahsedilmektedir. Bu bana bütün bilgilerin Allah katında olduğunu düşündürmektedir. Her gerçeklik Allah katındadır ve onu elde etmek için yeryüzünde dolaşıp inceleme yapmak yeterli değildir. Hira mağarasındaki peygamber efendimiz gibi içimize kapanıp düşünmek gerekmektedir. Ondan sonradır ki bir parçamız her şeyin yazılı olduğu bu kitaba ulaşır, gerçeği elde eder.

    Mitoloji diye öğretilen bir metinde hayatın en önemli sırlarından birinin saklı olacağını, ortaokul çağında bir çocuk olarak nasıl bilebilirdim ki…
                                                                                              

Yorum
gerçekten orijinal
Yazar kubha açık 2010-05-30 12:29:40
Bilgi edinmeyi, "zeus'tan ateş çalmaya" benzetmek gerçekten çok orjinal ve yerine oturmuş bir benzetme. Bir muvaffakiyet olduğunu çok iyi anlatıyor. Yazara tebriklerimi sunuyorum...
ATEŞ
Yazar abeyazlar açık 2010-06-03 09:36:32
a'teş, (teş'ab) durgunluk - dinginlik.... ancak o herşeyin o - herşeyin ondan olduğunu bilir görür yapar... musa dağ'da bir ışık gördü... gidip size ateş'i - ışığı - aşkı getireyim... geldiğinde halkını buzağıya / burağıya tapar gördü (teşup kabartmalarında boğa üzerinde adam sembolleri) hz. peygamber de burağı ile miraç etti, evrensel gerçeğe erdi. nasrettin efendi'nin ciğerini bir karga çalmış.... 'ağız tadı ile yiyemezsin çünkü tarifi bende' demiş. sahipsiz / yersiz ilim ancak kişinin beynini parçalar - hayatı kendine zehir eder, nasrettin efendi'den üzüm istemişler... herkese bir habbe (tane) vermiş.... daha demişler.... 'hepsi bundan' demiş. kırklar meclisinde hepsini birleştirip bir caam etmişler. boşa '40 yaşına gelmeyeni ateşe bile salmazlar' dememişlerdir. 
ateş - ışık, yola - yolcuya ulaşılanın birliğine delildir. selam olsun

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 06-06-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85776940 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net