16-08-2022
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow 123 BİNE 1400
123 BİNE 1400 PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 3
KötüÇok iyi 
Yazar Bahattin BİLHAN   
26-03-2010

123 BİNE 1400

                       Bahattin BİLHAN
2004 Şubat İstanbul gazetelerinden bir manşette,  “Resmi bir kurumun araştırmasına göre memlekette 123 bin kahve, buna mukabil sadece 1400 kütüphane" olduğu yazılmıştı... Bu kapsamda başka farklar da zihnimde yankı yaptı: kütüphanelere gidenlerin sayısı ile kahvehanelere gidenlerin sayısı... Bu iki kuruma devam edenlerin sayısı da ikisinin miktarı gibi çok farklı. Her kahvehanede ortalama 20 kişi olsa, kahve müdavimlerinin sayısı milyonları aşar. Birkaç milyonu bulur. Kahvehane müdavimlerinin durumunu da göz önüne almamız lazım. Bunlar çocuk yaşta değiller; çok ihtiyar,
düşkün de değiller. Bunların çoğu güçlü, kuvvetli çalışabilir bir yapıdadır. Kahve müdavimlerinden günde 10 -12 saat kahvede kalanlar vardır. 15 saat kalanlar vardır. Kahvede geçen saatleri hesaplayamayız. Buna matematiğimiz ve araştırmamız yeterli değildir. Ancak böyle bir araştırma yapılsa halkımızın kaç milyar saatini kahvede geçirdiği ortaya çıkar. Bunu düşünmek ise, akla zararlı olur.

                        Kahvelerin ecdattan kalan adı, “kıraathane”dir. Kıraathane okuma yeri demektir. Demek ki, dedelerimiz de kahvehane açarlardı ama orada oyun ve kumarla vaktini geçirmezlerdi. Kitap okuyacak yerler açarlardı.. Bu gün ülkemizde okuma yeri olan bir tek kahvehane yok gibidir. Hiç birinde hemen hemen kitap bulunmaz, hiç birinde kitap okunmaz. Birkaç dakika gazeteye bakanlar olabilir. Başta çay olmak üzere bazı meşrubatlar kahvehanede içilir. Bir tek kitabın olmadığı bazı kahvelerde oyunun her çeşidi bulunur. Çoğunda yasak kumar da bulunabilir. Bir çok kahvehanede uyuşturucu da bulunabilir. Alanlar satanlar olur. Bazısında kadın ticareti de olabilir. Bazı kadın pazarlamacılar bu işi ustalıkla yapabilirler, yasaklara takılmazlar. Bu arada bu işlere alıştırılanlar da olabilir. Netice olarak sönen hayatlar, yıkılan aileler, dağılan yuvalar, heder olan değerler, ekmeğe muhtaç duruma düşen aileler.Ve çok kez devreye giren korkunç silahlar!...

                        Elbette batakhane durumunda olmayan kahveler de vardır. Hatta oyun ve kumarın hiçbir çeşidinin olmadığı kahvelere de rastlanabilir. Bu tip yerlere halk arasında “sofular kahvesi” denir. Bu yerlerde kumar oynanmaz, oyun bulunmaz, içki bulunmaz. Kitap okumasa da din, iman, kitap çok konuşulur. Bu konuşmalardan faydalı, ciddi ve yararlı olanlar bulunabilir. Samimi dostluk kuranlar olabilir. Ancak dedi kodu, gıybet, karalama, hatta iftira ve yalan da bulunabilir.Özellikle din adına mesnetsiz olarak ahkâm kesmek, ilmi dayanağı olmadan fetva vermek, cennet-cehennem simsarlığı yapmak çok görülür, bol keseden fetva verenler, bol keseden kutup atayanlar, evliyalık payesi dağıtanlar, istemedikleri kişiyi cehennemin ta dibine sokanlar da olabilir.

                        123 bin kahveye mukabil 1400 kütüphane! Bu kütüphanelerin birçoğunda çok yararlı kitaplar bulunur. Buralar parasızdır, gidenlerin hiçbir masrafı olmaz. Belki başka yerlerde bulamayacakları kitaplara ulaşabilirler. Yazık ki buralara halkın rağbeti yok gibidir. Ne zaman bir kütüphaneye gitmişsem orada birkaç öğrenciden başkasını göremedim.

                        İşte toplumumuzun durumu budur, bu hale gelmiştir, bu hale getirilmiştir. Bu toplumun gözünde kahvehane gidilecek yer, kütüphane gidilmesi icap etmeyen yer. İnsanımız, aradığı nesneyi kahvehanede bulabiliyor, kütüphanelerin sunduğu nesnelerden hiç birini almayı gerekli görmüyor, kütüphanedekilere ne görücü çıkıyor, ne de alıcı oluyor. Bu günkü kahvelerde mi yoksa kütüphanelerde mi aydınlık beklenir?! Toplumumuz hangisini tercih etmektedir?!.. Halkımızın vicdanı kahvelerdeki bu “katl-i nefs” e nasıl onay verebilmektedir?

                        Çok Aziz bir “hayır selef’in “hayır halef”i olduğunu görüp mutlu olduğumuz değerli hukukçu M. Selami Çekmegil, anlatmaya çalışıp anlatmaktan aciz kaldığım bu milli sıkıntıyı ne güzel dile getirebilmekte! Böyle soylu duyguları, böyle izzetli vicdanları selamlamak lâzım…

(Bkz: Kendimizi tartışmak. Sa. 122, Başlık: Korkunç katliam)

Bahattin BİLHAN

kriter'in Notu: Yazıyı daktilo ederek sitemize gönderen Tuğba Akmaz hanım kardeşimize teşekkür ederiz.

Yorum
Teşekkür...
Yazar Selami Çekmegil açık 2010-03-27 20:18:53
Saygıdeğer hocama, layık olmaya çalışacağım zarif iltifatları için yürekten teşekkürlerimi arzederim...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 28-03-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
85775276 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net