22-01-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow ZENGİN OLMAYI İSTEMEK
ZENGİN OLMAYI İSTEMEK PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 6
KötüÇok iyi 
Yazar Ferda Kılınç-Nida,Mart-Nisan,2010   
18-03-2010
ZENGİN OLMAYI İSTEMEK 
  
                                               Ferda KILINÇ 
Nedendir bilinmez ama asırlardır Müslümanlara, şükreden zenginlerden de olabileceklerinin öğütlenmesi yerine, sadece sabreden fakirlerden olmaları nasihat edilmiştir. Fakirlik üzerine edebiyat yapılarak atalete, miskinliğe ve zayıflığa sürüklenmiştir Müslümanlar.

Zekât da dâhil infak, karz-ı hasen gibi ibadetlerin yerine getirilmesi için zengin olunması gerektiği düşündürülmemiştir. Hz. Ebubekir gibi zenginleri örnek göstermek yerine, Ebu Zer gibi örnekler ön plana çıkarılmıştır. “Bir lokma, bir hırka” gibi yanlış kanaat telkinleriyle pasif hayata özendirilmiş,
“kimin yoksa cebinde ekmek parası, dostunun yüz karası, düşmanın maskarası” olabileceği unutturulmuştur. Ebu Hanife’nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Evinde unu olmayan kimse ile istişarede bulunma. Çünkü onun fikri dağınık, kalbi meşguldür, kararı doğru olmaz.”
Bir imtihan gereği fakir olmak ayrı bir şey, bir yaşam tarzı olarak fakirliği özendirmek ise bambaşka bir şey. İslam, zenginliği, Allah’ın lütfettiği ve şükrünü istediği bir nimet; fakirliği de, bir zorluk olarak görür, ve ondan Allah’a sığınmayı tavsiye eder.

Allah, “Canlardan, mallardan eksiltmekle imtihan edileceğini” bildirmekle beraber, “seni yoksulken zengin kılmadı mı?” hakikatiyle de, muhtaçlara sahip çıkılmasını, dilencinin azarlanmamasını, yetime kötü muamele de bulunulmamasını emretmiyor mu? (93/8,110)
Toplumları perişan eden fakirlikle mücadele edilmelidir. Bunun için adaletin tesis edilmesi ve çalışkanlık ruhunun canlı tutulması, tabiri caizse “ekmeğini taştan çıkaran” mücadele ruhuna sahip nesillerin yetiştirilmesi gerekir. Namaz kılmak teşvik edildiği gibi zekât verecek zenginliğe ulaşılmak da teşvik edilmelidir. Böylece insanlar çalışmanın erdemliliğini tadabilsinler.

Rızkının ayağına gelmesini bekleyen kuş hikâyesinde olduğu gibi aynı duygu içerisinde bekleyen kişiyi bilge zat: “Niçin başkasının yardımıyla yaşayan kuş gibi olmaya razı oluyorsun da, hem kendisi için çalışan hem de diğer düşkünlere yardıma koşan kuş gibi olmaya razı olmuyorsun?” diye düşünmeye davet etmiştir.

“ …Namaz kılınca yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın ve Allah’ı çokça zikredin; ta ki kurtuluşa eresiniz”(62/10)
Usulüne göre aramak, bir vesileye; tembellik de mahrumiyete yol açar.
“Kişi elinin emeğinden daha hayırlı bir yiyecek yememiştir”, “veren el alan elden daha üstündür” vb. rivayetler çalışmayı teşvik etmiştir.

Şımartmayan, lükse düşürmeyen, Allah’ın yolunda cihaddan uzaklaştırmayan zenginlik ne güzeldir. O zenginlikle, söz bilenir, kılıç kuşanılır. Zekât verilir, infak edilir ve düşmana karşı hazırlıklı bulunulur. Böyle bir zenginlik istenilen bir zenginlik olmalı. S. Kutup: “Zenginlikle imtihan olmak, fakirlikle imtihan olmaktan daha zor” dese de, zoru başararak Hz. Ebubekir’in, Hz. Osman’ın zenginliği gibi zengin olmaya imrenmek gerekir. Haram’a düşeriz kaygısıyla zenginlikten uzak kalmak yerine, ‘onu Hz. Süleyman gibi Allah’a şükretmeye vesile kılabiliriz.

Fikir fukaralığı, fakirliği de beraberinde getirebilir. Fikriyle, zikriyle, duygularıyla, düşünceleriyle zenginleşen kişi ya da toplum maddi yaşamıyla da zenginleşebilir.
Tarih, Ömer b. Abdülaziz döneminde zekât verilecek kimse bulunamadığını rivayet eder.

İyi bir idare ile fakirliğin yerini zenginlik, acizliğin yerini kudret, tembelliğin yerini çalışkanlık alacaktır. Geçim derdi altında ezilmeyen kişiler ya da toplumlar tefekkür ibadetini daha sağlıklı yapacaktır.

Yorum
Yazara katılmakla birlikte...
Yazar kubha açık 2010-03-19 00:53:29
pek çok hali vakti yerinde olduğunu düşündüğümüz dostumuzun olayları değerlendirmede gerekli feraseti arzulanan düzeyde sergileyememekte olduğu nacizane bir kanaatimdir.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 20-03-2010 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
63464008 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net