24-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
DÜNYA HAYATI OYUN VE EĞLENCEDİR PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 25
KötüÇok iyi 
Yazar Raci Durcan   
30-01-2006
 Image

    Bu çok bilinen ayet mealini yanlış mı yorumluyoruz? Bana öyle geldi.

     Bir bayram ziyaretinde karşılaştığım dostum ‘bütün servetimi kaybettim’ dedi gülümseyerek. Görüşmeyeli çok olmamıştı. Bu kısa süre zarfında ne olmuştu da servetini kaybetmişti? Hemen aklıma borsa geldi. Borsa oyuncusu olduğunu, aldığı kağıtların seyrini heyacanla takip ettiğini ve oradaki kazançlarıyla ilgili bizlerle sohbet etmekten hoşlandığını biliyordum. Fakat yüzünde servetini kaybetmiş bir insanın o acınası ve ağlamaklı ifadesi yoktu. Hatta gülüyordu. Ben ‘borsada mı?’ diye sordum. ‘Evet’ dedi keyifle. Sonra borsada bir ara çok kazandığını, evler arabalar aldığını fakat sonunda yaptığı yanlış bir yatırımdan dolayı bütün servetini yitirdiğini anlattı. Böyle büyük bir kaybı bu kayıtsız haliyle anlatması olayın ciddiyetiyle bağdaşmıyordu. Çünkü normal halde harcamalarında ince hesaplı ve çok düşünceli hareket ediyor, mesela senet imzalatmadan ve sağlam kefil göstermeden kimseye borç para vermiyordu. Şimdiki kayıtsızlığı ya artık hayatı fazla ciddiye almadığını yani; önemli bir tavır değişikliğini,  ya da şaka yaptığını gösteriyordu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken içeriden küçük bir çocuk koşarak gelip babasının kucağına atladı: ‘Baba bir kere daha oynayalım ne olur!’ diye yalvarmaya başladı.

   Meğer biz içeride sohbete dalmışken o gidip çocuklarla yeni çıkan ve çocukların çok ilgisini çeken şu borsa oyunu oynamış. Kaybettiğini söylediği serveti de orada yitirmiş. Şimdi hep beraber gülüyorduk. Giden onca servet kimseyi şoka sokmamış hatta bir eğlence konusu dahi olmuştu.

 Geçenlerde elime ulaşan bir e-mail ise Kuranda geçen bazı ayetlere dikkatimizi çekmek istiyordu. Dünya hayatı bir oyun eğlenceden ibarettir diyerek verilen meale atfen; 3/185 6/32  29/64  45/35  47/36 ayetleri referans gösterilmişti.Akabinde gelen ayetler ise eğlenenelerin başına  gelecek acıklı akibet haber verilmek üzere hazırlanmıştı. Bunun üzerine her iki olayı birleştirip konu üzerinde yeniden düşünmeye başladım:
    E-maili gönderen arkadaş, Dünya’nın bir oyun yeri olduğunu bilerek yaşamamızı istiyor aynı gerekçeyle bu oyuna kendini kaptıranları, hiç bitmeyecek sananları kınıyordu. Ona göre Dünyanın’nın bir oyun ve eğlence olduğunu bilmek; çokça düşünmeyi ve üzülmeyi gerektiriyordu. Bu anlayış; yazıya başlarken anlattığım gerçek olayla bir tezad teşkil ediyor göründü bana. Borsada kaybeden kişi, tüm kayıplarına rağmen bu olayı neşesinden hiç bir şey kaybetmeden aktarıyordu bize. Hatta onca şeyin sahibi olup sonra da onu kaybetmek eğlenceli gelmişti kendisine. Bu, gerçek hayatta başına gelseydi aynı şekilde davranabilir miydi? Muhtemelen hayır. Niçin hayatta başımıza gelen şeylere bu kadar çok üzülüyoruz? Benim kanaatim, Dünya her ne kadar insan için kısa bir durak yeri olsa bile insan, hayat akıp giderken onu pek fazla gerçekci buluyor ve kendini kaptırıyor bu akışa. Elimize geçen şeylerin hep bizimle kalacağını düşünüyoruz. Hatta onlara sahip olmanın bizim en tabii hakkımız olduğunu zannediyoruz. Çünkü çaba göstererek ve hatta bazan çok fazla bedel ödeyerek onlara sahip olmuşuzdur. Elde ettiklerimizle çabalarımız ve yeteneklerimiz arasında sebep-sonuç ilşkisini doğrulayacak bir kural bağlantısı dahi vardır. Yani bir anlamda oyunun gerçekçi görünmesi için her şey yapılmış gibidir. Sonra bir gün bu elimizdekiler uçup gider. O zaman insan her şeyin geçici olduğu, sadece ölümün baki ve gerçek olduğunun farkına varır. Dünya hayatına kendilerini fazla kaptıranlar o zaman bocalar, yanıldıklarını anlarlar. Çünkü, gençlik, güzellik, şöhret ve zenginlik bitmiştir. Ölüm anı insanı kendine getirmeye yeter. O andan itibaren geçmiş sorgulanmaya başlanır. Geçici şeyler için bunca bedeli ödemeye değmiş midir?

    Dünya hayatının bir oyun eğlence olduğunu bilmek, kaybedilenler için aşırı üzülmenin gereksizliğini hatırlatır bizlere. Bu zaten böyle anlaşıldığı için olayın bu yönünü hatırlayalım diye söyleniyor. Fakat tam tersi durum; yani Dünya hayatında yaşama sevinci duymadan, sürekli üzüntü ve endişeyle sürdürülen yaşam tarzının eleştirisi yok mu burada? Bu ayet aslında bu yanlışlığa vurgu yapmıyor mu?

   Oyun ve eğlence olan yerde işin neticesi çok ciddiye alınmaz. Tersine davrananlar gülünç duruma düşerler. Çevrenizde karşılaştığınız oyunlardaki yenilgileri ciddiye alıp işi orada bırakmayanları ne kadar kınadığınızı hatırlayınız. Onlar yaptıkları şeyin bir eğlence olduğunun farkında değil gibidirler. Bir futbol maçını, bir masa tenisinin eğlence amaçlı küçük oyunlar olduğunun farkına varmayıp, işi gereğinden fazla ciddiye alanları alaycı bir gülümsemedir bekleyen. Ayet sanki bize bunu hatırlatmak istemektedir. Geçici Dünya hayatında her şeyi gereğinden fazla önemsemek, onun bir oyun yeri olduğunu unuttuğumuz anlamına gelir. Eğlenmenin kınandığı ayetler, Dünyadaki eğlenceyi değil, benim kanaatim Kuranla eğlenmeyi, ahiret yurdunun varlığını untup bu oyuna fazlaca dalmayı hatırlatmak istemektedir.

   Netice itibariyle Dünya hayatının geçiciliğini unutanlar, orada gülüp eğlenenler, hayattan zevk almayı bilenler değildir sadece. Belki bundan da fazla, işi gereksiz ciddiye alıp somurtan, ahireti düşünerek dünyalarını karartanlardır da. Sonucu Cennet olan bir yolculukta bu kısa duraktaki oyunu çok ciddiye alıp hayatımızı cehenneme çevirmek isteyen zihniyete prim vermemelidir. Başımıza gelen iyilik ve  kötülüklerin geçici olduğunu asla unutmamalıyız.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60242879 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net