25-10-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow HACC NOTLARI -3
HACC NOTLARI -3 PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 1
KötüÇok iyi 
Yazar Şefika LEYLA   
22-12-2009

(Allah’ın üzerimizdeki Hakk’ı): HACC NOTLARI -3

                                                                   Şefika LEYLA
11-12-2007                                                                                 
Şu an Mekke’ye giden otobüsteyiz, Mikat yerinde erkekler ihrama girdi. Artık kavga etmek, kötü söz söylemek, ima ile de olsa rencide edici davranışlardan kesinlikle sakınmamızı söylüyor hocamız Nevzat Selli. Faruk benimle kavga etmeden nasıl duracak acaba çok merak ediyorum.

Dün Medine’nin yerleşim yerlerinden birini görelim diye tutturdum. Çok rahatsızım, ağrı kesici aldım. Osmanlı camisinin arka tarafında Türkler de çokmuş, gittik. Mescid-i Nebevi’nin etrafı ne kadar mamursa buralar da o kadar harap, bakımsız. Çok ta büyük bir şehir değil, neden diye sormadan edemiyor insan. Biz binanın önünden geçerken çocuk sesleri duyuyorum, binanın kapısını bulunca medrese olduğunu anlıyorum, içini görmek istiyorum. Görevli iki erkek ‘la’ diyorlar. Yalvarmaklı ısrar ediyorum, bir telefon açıp bana veriyorlar. Arapça konuşan hanıma derdimi anlatamıyorum. Razı olmayacağını anlayınca ‘uridu, please, ene uridu, lütfen’ diyorum. Meğer ne çok dil biliyormuşum… Sonunda ortak bir kelime Meryem’de anlaşıyoruz. Depo kapısı gibi demir bir kapıyı açıyor büyük anahtarlarla adam. İçeri geçiyoruz. Son derece şık, dekolteleri abartılı, makyajlı, bayan diyebileceğim kimseler karşılıyor beni. Sorguluyorlar, niye geldiğimi anlatamıyorum. Nihayet İzmir’li bir Türk öğrenci Meryem geliyor tercümanlık yapmaya. Okuldaki tek Türk, ısrarla buraya neden geldiğimi, kimin gönderdiğini, maksadımın ne olduğunu soruşturuyorlar. İlk kez böyle bir şeyle karşılaşmışlar. Meryem aramızda kalıyor. İyi niyetli olduğuma inandırmakta çok zorlanıyorum. Hiç medrese görmediğim için merak ettiğimi, bir selam vermek istediğime zor inandırıyorum. Beni sınıf sınıf dolaştırıyorlar. Lise 3 öğrencileri, kahverengi uzun üniformaları var, narin Meryem’e çok yakışmış. Kimsede başörtüsü yok. Devlet okulları böyle imiş. Yemen kahvesi teklif ediyorlar “şükran” diyoruz. Derslerini epey kaynattık. Yabancı dilimizin olmayışına güldüler. Oralarda saflığımı ve komikliğimi ispatladıktan sonra çıktık.

Medine’nin çıkışında yol boyu hurma bahçesi ve dağlar görüyorum. Dağları görünce Uhud’daki halim aklıma geliyor. Yine ağlıyorum. Kafileler halinde mükellefler Uhud’da dolaşırken hayal kuruyordum, o kalabalıkları sahabelerin yerine koyacağım aklımca… Sarışın, dalgalı saçlarını sıvazlayan bir genç geliyor kısa mesafede göz hizama. Arkası bana dönük. Sahabeler gitti… Yerine on yıl önceki haliyle kardeşim Ömer Faruk geliyor. Çok ağlıyorum, meşgalelerinden, sıkıntılarından hayırla sıyrılıp kısacık ömrümüzde Allah için ceht etsin diye. Çocuklarına, eşine, Ehadıma Rabbim hidayetini nasip etsin.

Herkes dua istiyordu Malatya’da. “Siz istemeseniz de ben size dua ediyorum. Bu defa hurma isteyin” diyordum, illa dua diyorlardı. İşim ne? Edeyim bari. Öcal gözlerinin iyileşmesi için benim hacc dualarımı bekliyormuş, görme kaybı var. Ediyorum ama en çok kalp gözünün daim açıklığı için.

Büyükbabam, anneannem, babam, annem, Saram kardeşlerim dualarımın her anında. Onları özlüyorum, çocuklarıma sıra geldiğinde dalıp herkesi unutuyorum. Abid olsunlar, takva sahiplerine imam olsunlar, zaaflarına hevalarına esir olmasınlar diye çok yalvarıyorum. Yokluyorum içimi, evimde de yüreğim Kâbe’ye, Rabbime dönükse, aynı içtenlikle dualarımı  yapıyorum, sulu gözümden müştekiyim.

13-12-2007

Mekke’ye geleli iki gün oldu. İstediğim gibi tavaf yapamıyorum. Ya kafile, ya arkadaşımın evhamı vs. kayınvalidem çok hastalandı. Sanırım bel fıtığı var. Otelde yalnız kalmak istemiyor. Kâbe’ye ulaşmak meşakkatli. Tavaftan vazgeçmek istemiyorum. Çok istiyorum. Fakat birbirimizi aramakla öyle vakit geçiriyoruz ki, her sefer işkenceye dönüyor. Birinin canı acıyorken nasıl rahat davranabilirim. Faruk ve annem otele gitti. Burada kalmakta çok ısrar ettim. Bacaklarım öyle ağrıyor ki tavafı yarım bıraktım. Üst kata çıktım. Şimdi serinliği gidiyor. Öğlen namazından sonra inşallah tavafa gireceğim. Dün tavafta Necla ablamla karşılaştım. O da annesi hastalanınca otelde bırakmış. Alt katta Kabeye yaklaşmak isteyince bana destek olup epey benimle tavafta kalıyor. Ona da çok dua ediyorum.

İnsanlar makam-ı İbrahim’e yüz sürebilmek, el sürebilmek için çılgınlıklar yapıyor, aralarına kaç kez sürüklendim. İki kez etrafımdakiler açılıverdi. Sanki benim de seyredip yüz sürmem için yapılmış bir plan. Zaafa düşüyorum şeytan dürtüyor. İmtihanı hatırlıyorum, yanımda fırsattan istifade elindeki tesbihi sürmek isteyen ve çantasından telaşla bir şeyler çıkarmak isteyen Türk’e bid’attan bahsediyorum “peki tamam” diyor. Ben arkamı dönünce yine yöneliyor. Burada tesbih uzatana, çaput bağlayanlara şirkten, bid’atten bahsedince utançla uzaklaşıyorlar yanımdan (bu da bir şey), fakat vazgeçmeden bir başkasına yöneliyorlar.

Burada okunan ezanlar ne kadar başka. Çok özleyeceğimi biliyorum. Her ne kadar haccın bir ibadet olduğunu, ömrümüzün kısa, yapmamız gereken işlerin çok fazla, ikinci bir haccın veya umrenin fantezi olduğu görüşünde isem de, çok meşakkatli olmasına rağmen böylesine zevk aldığım bu ibadete bir kılıf arayabilir miyim acaba ikincisi için? Rabbim, bunu bizden kabul buyur. Arkadaşlarımın tekrar gitme arzularına “duygusallık, isteklerinin ardında koşma, asıl işlerini aksatıp, ibadet mekânında izdihama sebebiyet verme, ilay-ı kelimetullah için harcamadıkları nakdi, zevkleri uğruna sarf etme” mealinde tenkitler getirirken, seni de görürüz Leyla diyorlardı. En iyisi duygusallığımı çok çaktırmadan, yine akılcı takılmak.

Almanya’dan gelen arkadaş, burada değişik bir koku, erkeklerinde Hz. Muhammed’i (a.s.) hatırlatan bir sima aradığını, sükût-u hayale uğradığını söylüyordu. Filiz bu beklentisinde avami bir zihniyeti dile getirse de ona katılıyor bazıları. Onu bilmiyorum amma buradaki çirkin yapılaşma, berbat binalar mide bulandırıyor. Mukaddes beldelerimizi nasıl bu hale getirmişler.

Çok şükür tavaf yapabildim. Namazımı kıldım, ikindiyi bekliyorum. Ağlayarak tavaf eden yaşlılar, genç yaşta vefat eden Fevzi Öz’ün beyaz sakallı babasını getiriyor aklıma. Kar- buz demeden camide kılarmış namazlarını, Efendibabam kalın buz üzerinde iki büklüm bastonuyla camiye gitmeye çalışırken gördüğünde: ‘İbrahim amca, sen evde kılsan, Allah kuluna zorluk dilemez, ya düşersen’ deyince gözyaşları boşalmış amcadan: ‘Sait, ya bu camileri nasılsa kimse gelmiyor diye kapatırlarsa’ diye endişesini, iman asabiyesini ifade etmiş.

         ‘ne çakalsın sen’, ‘tavafta mı kaldırımda mıyız?’, ‘kaç çocuğun var?’, ‘dua edecem sana aslan gibi üç oğlun olsun!’  tavafta kulağıma takılan cümlelerden bir ikisi… Balayı yapar edalı genç çiftler var. Çoğunun yüzünden huzur akıyor, mekânın aksi mi? Yaşlıları tavaf esnasında seyretmeye doyamıyorum, öylesine istekli ve dirençliler ki, kaç tanesinin ayaklarını yaralar içinde görüyorum. Sanki farkında değiller. Türkler çok fazla, arkadaşım övünüyor en terbiyeli, temiz, görgülü Türkler diyor ama onların hurafelerine hiç ses etmiyor. Medine’de mükellefleri bilgilendirirken bir doğruyu üç yanlışla harmanladılar. Mekke’ye gelirken otobüste yeni hocamız o kadar uydurma şeyler söyledi ki, kimseden çıt çıkmıyor, arkadaşıma bakıyorum bir şeyler söyler diye bekliyorum, nafile susuyor. Sonunda öfkem taştı. Hocam bize Resulullah’ın cihadını, ilmini, ashabı, onları sahabe yapan ilim meclislerini anlatın. Onları anlatıyorum işte, bu hac yolculuğu diye mikrofonla sesimi bastırmaya çalıştı. Hurafeleri, menkıbeleri anlatmayın demeye çalışıyorum sesim cılız, mikrofon güçlü. Neyse ki konuşmanın minvalini değiştirdi. Çoğu kez beni zaafa düşüren öfkeme bu kez hamdettim. Zor görünüyor ama elime imkân geçirirsem hocalara sunmak üzere öfkemi saklıyorum. Ömer Şevki Hotar’ın ‘Öfke Kitabı’ var yanımda birkaç tane, okuma fırsatım olmadı ama hediye verdim bazılarına.

Hıra dağına ve Arafat’a bayramdan önce çıkmayı o kadar istiyorum ki! Faruk kafile başkanlarının asla taraftar olmadıklarını onları beklememiz gerektiğini söylüyor. Annemin buradaki sünnetini ihya etmek üzere 75. kapıdan son kata çıkıyorum. Yer bulmakta zorlandım. Anneme duaya durdum, bir elmanın diğer yarısı babam ekleniyor duama. Bu gün en çok ablam için dua etmeyi düşünmüştüm…

Yorum
ablacim...........
Yazar munis açık 2009-12-22 02:18:54
iyiki gitmissin ve yazmissin.seni cok seviyorum
Hac Notları 1:
Yazar admin açık 2009-12-30 07:07:03
Hac Notları 1, 
KONGREDEYİM 
Şefika LEYLA 
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=661&Itemid=48  
 
HACC NOTLARI - 2  
 
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1507&Itemid=52

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 23-12-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
73528855 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net