09-12-2023
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow M. Said Çekmegil arrow BAĞDAT ÇOCUĞUNUN DESTANI
BAĞDAT ÇOCUĞUNUN DESTANI PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar Remzi UYSAL/ Lübeck - Almanya,   
22-07-2009
BAĞDAT ÇOCUĞU´NUN DESTANI

                               Remzi UYSAL                            

Ben kara gözlü,
Ben kara benizli bir Bağdat çocuğuyum,
Yarı çıplak ve yalın ayak,
Başi kabak, sepet elde,
Bağdat sokaklarında
Dolanırım, gündüzleri ben.
Dedem Saddam kurbanı,
Kemikleri toplu mezarda.
Babam mı?
Bin Ladin neferi iken, Üçgen´de kayboldu..
Annem, hasta ve cılız,
Dayım Ebu Gureyb´te çıplak sürünür,
Oğlu da Guantanamo´da tutsak,
Ben se Bushzede, ben kimsesiz.
Kaçırınca hurmanın dibinde,
Viskiyi sıcak matarasından
Biraz fazlaca,
Bush´un askeri;
Köle torunu eski Afrikalı.
Badem gözlü Uzak Asyalı,
Soluk benizli, Eski ve Yeni Avrupalı,
Yeni Dünya´dan -okyanus aşırı, atsız gelen,
Tarihin en güçlü ve son Haçlı sürüsü,
İstila ettiler vatanımı.
Cami köşesinde, tarlada, terasta,
Testisi  ile çeşme başında,
Tak, tak!
Her kurşun bir can,
İşte o kadar.
Şorlayan kan ince derecik olur.
Papucun teki karşı kaldırımda,


Fistani savrulmuş,
Dipçik izinden tanınmaz
Nar çiçeğidir yüzü.
Başında çiffte örgüsü
Kızıla boyanmış.
Ben, kara gözlü bir Bağdat çocuğuyum,
Bombalar patlar bele sarılı.
Savrulur; kol, bacak,
Göz kurşun gibi fırlar.
Dinamit yüklü araçlar,
Ve ölen hep kara benizliler!
Dağılan bedenler görürüm.
Görür, yaşar ,
Ve de büyürüm bir gün.
Elbet bir gün,
Büyürüm ben de bir gün.
Ben Mezapotamya´da,
Aşağıda ve de yukarıda hep ilk olmuşum.
Gilgameş olup destan yazmışım.
Hammurabi olup, kanun koymuşum.
Çamura ilk yazıyı yazan Sümerim ben.
Babil olmuşum, Asur olmuşum.
Asma bahçelerim olmuş.
Eskimiş medeniyetleri yıkıp,
Kuleler kurmuşum.
Sonra da geceleri üstüne çıkıp,
Tanrı´ya kollarımı uzatmış,
Gece vakti çalmışım ayı güneşten,
Okumuşum avucumda.
Ve seyretmişim Mezapotamya´yı
Uçan halıda, bağdaş kurup.
Bağdat´tan çalar saat göndermiş,
Zamanı öğretmişim.
Endülüs´ten ilim ve sağlık saçmışım,


Karanlık Avrupa´ya.
1001 Gece Düşlerimi yaşarken,
Ortadoğu´da, Endülüs´te,
Balkan´da, Kafkas´da ve dün Bosna´da
Kuzular gibi boğazlanmış,
Büyük istilalar görmüşüm.
Hep kıskanmışlar ve
Ateşe verip, Benzin´siz yakmişlar,
Medeniyetlerimi, kitaplarımı.
Sonra halife olup, keyif çatmışım.
Seyretmişim rakkaselerimi tepsi içinde.
Dizime oturtup fal okutmuşum.
Ardından da avunmuş ve avutmuşum.
Dönen başım, mahmur gözlerim,
Cehaletin koynuna girip,
Reddetmişim medeniyeti ve yeniliği.
Bürünmüşüm kara çarşafa
Zevki yaşamışım yitik asırlarda.
Uyumuş ve dipçikle uyanmışım.
Kandilim kör, ışıklarım söndü.
Hesaplarım yanlış dönüyor artık Bağdat´tan.
Dostlarım, kervanlarım da gelmez oldu.
Göçmen kuşlarımı ürküttü Haçlılar.
Akşamları geç dönerim,
Çatısı hurma yapraklı sefil, çardak evime.
Yırtık hasır yatağımda uyurum ben.
Düşer, tökezlenir kardeşlerim karanlıkta.
Bana,kaybettiğim medeniyeti vaat ettiler.
Şimdi karanlıkla cehaleti yaşıyoruz.
Ve de hastalık ile kıtlık.
Ölür bebelerimiz yaşına girmeden.
Biz çok severiz sepette suya batırılmış,
Kuru Amerikan ekmeğini.
Dünya kendi keyfinde.

Falluca yerle bir,
Tipki Cezayir katliamı gibi.
Dünya çağdaş, dünya kör.
Dünya adil, sağır ve de dilsiz.
Anadolu´da doğup, Basra´ya koşanım var.
Hem de coşkun, coşkun.
O´na eşlik ederim tek papucum elimde,
Toprağımı yara yara.
Suyu kah kızıl, kah mürekkep akmış
Tarih içinde Dicle´min.
Bilmem kaç milyon varil
Sağılır günde,
Toprağımın bereketli memelerinden,
Bana ışık vermeyen, beni ısıtmayan,
Islak kara cevherim.
İzbemizde kandilimiz sönmüş.
Kaderimi paylaşmışım,
Halepçe´de, kucakta can veren bebek,
Vietnam´da yanan,
Hiroşima´da kavrulan küçük kız ile.
Ben, güneyde ve batıda Arap,
Hem Sunni ve de Şii.
Kuzeyde Kürt ve de Türkmen,
Doğu´da Acemim.
Ben, vatanı işgal edilmiş,
Mazlum bir dünya çocuğuyum.
Ortadoğu, Ortadoğu!
Küçüğü de büyüğü de zifiri karanlık.
Bekle, bekle ben büyüyorum.
Yarın, belki güneş erken doğacak.
Yitirdiğim medeniyete ulaşıp,
Yine bir gün Bati´ya,
Doğu´dan ışık vereceğim, el vereceğim.

Remzi UYSAL / Lübeck - Almanya

Ben. "93 Harbi / Plevne Savasi" nde (1876-77) cekilen Osmanli Ordusu ile Kuzey Balkanlar´dan Türkiye´ye göc eden bir ailenin Türkiye´de dünya´ya gelmis 3´ cü kusagindanim.
O "Büyük Göc ve Kiyim" lari az da olsa anlatan tek eser, Tercüman gazetesinin "1001 Temel Eser" yayinlarinda "Eski Zagra Müftüsü Recai Efendi´ nin Hatiralari" dir. 
Anemden, nohut, bakla ve burcak tarlalarinda dinledigim bazi "eski yurt" hikayeleri bellegimden silinmiyor. Babamin anne tarafindan dedesi bir komitaci imis. Onu ele geciremiyen düsmanlar, yüksek duvarlarla cevrili kapali avludan sokaga kacan kücük oglunu, annesinin kucaginda kol ve bacaklarini satirla kesip, dogramislar.  
Bir damadini "Ermeni Harbi´nde Van´da" (büyük babam) 3 ogul (biri yüzbasi Hamit) ile bir damadini Canakkale´de sehit veren ve 17 torununa, 2 genc dul kizina ve 3 gelinine sahip cikip, onlari büyüten, aslinda kendi de dul kalmis "Günise Nine" nin direnc yüklü hatiralarini annem ve babamadan dinledikten sonra, ulus olarak ana erkil bir toplum oldugumuza, ben de inananlardanim.  
Galiba, topraklarindan sökülüp atilmis ve Türkiye´de yeniden yurt tutmus insanlar,  Türkiye´nin ülke / sinir ve ulus bütünlügü konusunda, duygularindan arinmis olarak, cok daha hassaslar.
Bu baglamda icten saygi ve selamlarimi sunar, calismalarinizda başarilar dilerim.
Remzi UYSAL
(TÜRGEM YK Baskani)

 

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 22-07-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
106102617 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net