GÖKBAYRAK; SENİ ÖZLER
 Necati ÇAVDAR Gökbayrak; seni, özler Albayrak; seni, gözler Yurduma dikilmiş hain gözler Vahşet ki; anlatamaz, sözler
Nerde güller açan bağı Kan çağlıyor ovası dağı Yad ellerde dağlanır bağrı Silen yok gözünün yaşı
Mecal yok, başlar ezik Mektup yok, teller kesik Turnalardan haber(!) bekler Uçar, geri döner mi ola
Yüzyıllardır yüreği yaralı Altaylar gibi dertleri sıralı Yanar hasretine, garbın Şark içinde yad avcı vuralı
Baş gitmiş, dağılmış kervan Hükümdar yok. Veremez ferman Bekler haber,vermezler aman Yolar tutuk. ,Gitmez kurtarıcı Selam
Düştü yiğitlerim, soldu gülüm Türkü oldun, söyler dilim Çaresiz; insaf, çaresiz; ilim Dayan bahtı karalı yârim Vay benim nazlı, elim Rus elinde esir millet, o dayanmış kapıya Kiril; elinde asa, çıkıyor ta Çankaya’ya Haçlı el sütünde.. Hilal olunca “irtica” Şarkı boş verdik,” batıl”a kapılanınca
Neden Haçlı köyler bile bağımsız, devlet(!) Bizim koca yurtlar işgalde.. Esir! Yüce millet Medeniyetler kuran halk.. Çaresiz, rezil ümmet Dünün teröristi, bu gün devlet!.. Esir; medeniyet inşa eden millet En ufak ilgi, sayılıyor zalime ihanet
Eline taş alana füze ile saldırıyorlar Her bahane ile Müslüman kırdırıyorlar
Seyahatleri bahane Gül ve Devlet Başlıyor katliam, Kopuyor kıyamet
Kafa tutuyor âleme Kimse ses çıkarmıyor zalime Cevap hazır: çünkü; nükleer güç BM’de temsilci yok, zalime sözcü çok
Esir, Kırım Kazan Kafkasya Bütün Türkistan Trakya, Balkan İngiliz ipi ile sağlam bağlanmış. Bütün ciahan çökse, âleme yeten Çilekeş Anadolu(!) hepsine kalkan
Gökbayrak, Albayrak kıskaç da Tümüyle hedef; Hilal Avrupa - Afrika – Asya Kan çağlıyor bizim coğrafya
Dalgalansın, kan kırmızısı Albayrak Birleşsin Yürekler Sönmesin Semalar rengi Gök bayrak Varlığın sende, sırtında ağır yükler Bu gün benim efkârım var Bu gün sokaklarda çağlayan kanım var Babasına ağlayan anne karnında canım var İleriye bakan ümitlerim var Bu gün efganım var, var Yarına bakan ümidim var Serhatlarda dalgalanan Albayrak Gönüllerde Gökbayrak var “Marip maşrık” az gelir Sarsa da Çin ve Maçin Ne gurkalar,haçlılar gördük “Sed” bilen“yecüç mecüç” az gelir Urumçi’de, bilge Kaşgar’da kan İki yüz binlik kızıl orduyu ezen Yiğitlik abidesi; Turfanda “Alev Vakası” var Milyarlara dayansa da Unutmaz.. Yecüç- Mecüç Aktuğ’da “Berin İnkılabı” var Zalim dinsiz, acımasız, pek Sabır dağı sana yük!..Sen; çek Hotan’da kaza ören ipek Mazlum ahı kalmaz. Zaman.. Geçecek Çağ ne getirir, ne gösterir? anlı gelecek Bizim eller yanıyor Bizim yürekler kanıyor Zalim duymuyor, seyrediyor Bir damla petrole, bedel Varillerle Müslüman kanı içiyor Darağacı kuracakmış! Kime kurulur dar ağacı? Kurutuluyor Türkün soy ağacı Sökülüyor; İslam’ın medeniyet tacı Otağı; Saltuk Buğra Han Kan kusuyor, Türk’e Filistin İslam’a aydınlık Bağdad Bu gün; baba yurt Türkistan. Yerkent, Yili, Kaşgar, Aksu.. Hotan Urumçi, sarılmış ondan da beter İnsanlığın derdi, Türkistan Kaleler kapalı, kime ne Ses veren yok, mazlumun sesine Kurarlar güçten yana siyasetini Kimi korkar zalimden Kimi öne alır ticaretini Kan kokusu sarar dünyayı Git turnam. Bu gün çaresizim Hem yaralı, hem öksüzüm Ben çağlara ışık yayan közüm Kurtarıcı güneş, barışı kuracak sözüm İnsanlık; kurtarıcı habere gebe Hak; er-geç galebe çalar zalime Bitmem, dayanırım gitsem de ölüme Sabır, korku ve en büyük ilaç zulüme Yaratan boş mu bırakır alemi Vardır yaralar saran merhemi Sarınca kâinatı, Mevlamın Selam’ı İnşallah kurtarır. “Gül” kokusu, dünyayı
Necati Çavdar 10 Haziran 2009- Cuma Şairin yeri- Emiryaman -Ankara Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0! |