30-10-2020
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Bankalar iyi durumda, peki ya ekonomi?
Bankalar iyi durumda, peki ya ekonomi? PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 6
KötüÇok iyi 
Yazar Cüneyt ARVASİ-29.04.09 T. Vakit   
30-04-2009

Bankalar iyi durumda, peki ya ekonomi?


                                                            Cüneyt ARVASİ-29.04.09 T. Vakit

Bu bakış açısıyla, “eğer bankacılık sektörü iyi ise ekonomi mutlaka iyidir” zehabı aşırı finanslaşmış ekonomi yönetimlerinde baskın fikir haline gelmiştir...
Bu durumda krizin yol açtığı tahribat net olarak gözlenemiyor... Tedbirler de ancak tedbir olmaktan çıktıktan sonra alınabiliyor...
Bankacılık sektörünün net kârı bu yılın ocak-şubat döneminde bir önceki yıla göre yüzde 38 artışla 2 milyar dolar civarında gerçekleşti...
Öz kaynaklar neredeyse 90 milyar TL’ye dayandı... Sermaye yeterlilik oranı da yüzde 18 civarında seyretmeye devam ediyor (ideal kabul edilen değer yüzde 8’dir, Amerika’da şimdilerde bu oran yüzde 6’ların altındadır)... Sermaye kârlılığı ise hiç fena değil; yüzde 20’ler seviyesinde.
Kur riski düşük ve likidite oranları da gayet iyi görünüyor...
Diğer taraftan batı ülkelerindeki bankacılık sistemi topladığı fonların yüzde 65’ini krediye dönüştürebilirken, bu durum bizde hâlâ yüzde 30’lar seviyesinde seyrediyor...
Kısacası batı bankacılık sektörleriyle mukayese edildiğinde bizdeki bankacılık vaziyetinin ifrat derecesinde iyi olduğu rahatlıkla söylenebilir...
Fakat ortada bir çarpıklık var...
Bankaların kârlılığı artarak devam ederken aynı zaman dilimi içinde Türkiye’de genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 21,5’e tırmandı ve en az yarım milyon kişi işini kaybetti... Toptan ve perakende ticaret alanında ciddi bozulmalar yaşandı... 27 bin perakendeci dükkânını kapatmak zorunda kaldı... 16 ayrı sektörde kapanan şirket sayısı 42 bini buldu... Kapasite kullanım oranları ve ihracat rakamları da düştü... Hemen her şey yarı fiyatına spota indi...
Peki, bu nasıl oluyor?
Ekonominin son 10 aylık verileri incelendiğinde kârlılık açısından dünyada yaprak kıpırdamağı bir dönemde bizim mali sektörün neredeyse altın çağını yaşadığı, buna mukabil reel sektörün ciddi bir erozyona uğradığı net olarak gözlenebiliyor...
Bu durumdan hareketle bankaların harika çocuklar, reel sektörün de işini bilmeyen çavuşlar tarafından yönetildiğini peşinen iddia etmek mümkün müdür?
Hayır...
Ortada ağır bir mali piyasa krizi veya serbest rezerv açığı yokken bankaların durduk yere kredi-risk alarmı verip piyasalara orantısız güçle çullanması, krizin etkilerini katlayarak arttırdı...
Eh, bankacılık kârları da o nispette ballı oldu tabii...
Geçen aylarda bankalarla muhatap olanlar ne çektiklerini iyi biliyorlar... Bankaların kredi vermeme, kredileri vadesinden önce geri çağırma, çekini vadesini beklemeden tahsil etme, dehşet temerrüt faizi politikaları karşısında tamamen savunmasız kalan toptancı ve perakendeci yılların gayreti ve emeği ile oluşturduğu sermayesini mecburen yok bahasına tasfiye etti...
Haliyle üretken ekonominin gereksiz yere ezilmesi kredi risklerini abartan bankalara fazladan kâr olarak yansıdı...
Eğer ticaret odaları ayağa kalkmasaydı durum daha da kötüleşecekti kuşkusuz...
Hülasa Türkiye’de malî ve reel sektörler arasındaki ilişkinin çarpıklaştığı bir dönemden geçiyoruz...
Ekonomiye finansal rant gözlükleriyle bakma inadı ve ısrarı krizin doğru yönetilememesinin en mühim sebebi olmuştur...
Bu işleri çalışma ofislerinden yönetmek mümkün olsa da arada bir çıkıp sokakları dolaşmak, esnafın bir bardak çayını içmek ve derdini dinlemek de faydalıdır...
Aksi takdirde o çaylar genel seçime kadar soğuyacaktır...

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 30-04-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
60432163 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net