13-11-2018
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)





































 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa
"ALMAN İSLAMI" DA NE? PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 34
KötüÇok iyi 
Yazar M. Selami ÇEKMEGİL   
05-12-2005
M. Selami ÇEKMEGİL
          Ortaşark'taki bazı din bilmez ilahiyat profesörlerinin İslam'ı parçalamaya yönelik sonuçlar ortaya getirecek cehaletleri artık dünya çapında meyvesini vermeye başladı sayılır. Bu dejenere tavrın, gittiği her yeri bozmasından korktuğu için, bizi Avrupa Birliği Topluluğuna sokmak istemeyen Batılılar bile, nihayet, bu cehaletle selamlaşmaktan etkilenmeye başladılar. Onlar da meselelere bilimsel doğruluk yerine yanlışa şartlandırıcı stratejik perspektiflerden bakmaya temayül ediyorlar artık. 1.11.2000 tarihli ZAMAN gazetesinin manşetten verdiği bir haber bunun en açık belirtisi bir temayülü sergilemiş bulunuyor. Diyor ki, Berlin Senatosu'ndan bir Alman politikacı Barbara John, "Biz de Alman İslam'ının oluşmasını istiyoruz!.."
Çok ilginç bir çıkış: "ALMAN İSLAMI!.."

           Alman Marksizm'i, Alman Astronomisi, Alman Matematiği gibi garip terkipleri akıl ve hayaline dahi getirmeyecek kadar sağlıklı bir fikir ortamında yaşayan ve yeşeren bir Alman siyasetçisinin "Alman İslamı" gibi gayrı ciddi ve müsbet yaklaşıma aykırı bir ibareyi, ancak Ortaşarklı mürekkep yalamış cahil profesörlere yakışan bir benzerlikle kullanabilmesi, artık dünyanın da çivisinin kaydığının; bilimsel tavrı terke yatkın bir atmosfere girdiğinin açık işareti olsa gerek.

            Ne demek "Alman İslamı"; Alman Matematiği, Alman Astronomisi, Alman Marksizm'i? Acaba, 2 X 2'nin dört ettiğini söyleyen Matematik Almanlaşınca 2 X 2 = 5'mi ediyor? Yoksa kasıt Türkiye'den diyelim 700. bin mil uzakta olan Ay'ın dünyaya uzaklığı Alman Astronomisi devreye girince 800.bin Mil'e mi çıkıyor? Yoksa, Marxism de hırsızlık addedilen mülkiyet Alman Marxism'i olunca kutsallık kazanıp yine de Marksizm mi oluyor? "Alman İslamı"nda Allah'ın emri olan zekat, önerisini zekatsız bir sömürü düzenine mi dönüştürecek? Bu nasıl garabet böyle; nasıl???
İslam -ama salt İslam- kendini, doğruyu hedef alma yöntemi, doğruya yönelme ve hurafelerden arınarak gerçeklere ulaşma ideali olarak; İslam dışındaki yaklaşımları da "gerçeklere sırt çevirme", "yanlışa şartlanma", "dogmalara mahkum olma" şeklinde anlatıp uyarı getiriyor. İslamı karakterize eden temel ilke budur ve tanrıyı birlemektir; tevhittir.(bkz. Kendimizi Tartışmak, M. S. Çekmegil, Din Destek mi; Köstek mi başlıklı yazı, Timaş yayınları, 1966, İst.).
             Kur'anın 72. Suresinin 14. Ayetinde "..fe men esleme fe ula'ike taharraw reşeda" (müslümanlar ki, onlar doğruyu ararlar...) diyen Cenab-ı Hak, Bakara suresinin 6. Ayetinde de sanki küfrü, gerçeği örterek bilimsel doğruluklara sırt dönen bir dogmacılık şeklinde ifade ediyor ve "O küfredenler var ya; onları uyarsan da uyarmasan da birdir; yola gelmezler" açıklamasıyla resimlendiriyor. (bkz. Age. "İnellezine Keferu" başlıklı yazı, aynı zamanda bkz. Çoban Tefsiri, Aslolan Etiket değil, Gerçek Hüviyyettir başlıklı kısım).
              İslam bu iken, acaba "Alman İslam'ı"ndan sözeden politikacı Barbara John, ilkelerini tüm insanlığı kuşatacak şekilde deklare eden Kur'anın bu ayetlerini mi değiştirecek; yoksa Kur'anı Almanca'ya çevirtirken, dil ve dürüstlük kurallarını Alman yorumuyla tahrip ederek farklı bir mana mı verecek? Ya da -daha alışılmış bir ifadeyle- Kur'anın öğrettiğinden başka bir İslam mı icad edecek? Yoksa -çok mahdut sayıdaki emir ve yasakları dışında- İslamın herkese tanıdığı "dilediği gibi yaşama ve kendini geliştirme hürriyeti"ni kısıtlayarak İslam bu mu diyecek?..
              Doğrusu, örneklerini çoklukla bilimsel zihniyetten yoksun geri kalmış ülkelerin cahil ilahiyat profesörlerinde görmeye alıştığımız bu garip yaklaşımı, bilimselliği hedef aldığını sandığımız bir ülke politikacısında da görünce hayrete düştük!..
               Yoksa gazete haberi mi yanlış?

M.Selami ÇEKMEGİL

Yorum
tepkiler...
Yazar Sanih açık 2007-03-18 04:12:45
Bu yazi acaip tepki almiş; neden burada gösterilmez anlamak zor.  
bkz: 
http://www.network54.com/Forum/83069/thread/975707224/last-1037484419/Alman+%C3%9Dslam%C3%BD
Bilal Demiroğlu beyden Bir tepki
Yazar Selami Çekmegil açık 2007-03-25 00:10:17
Bilal Demiroglu wrote: 
 
Aklini nefsinin emrine veren aklini ifsat eder. Vahyi aklinin emrine veren Dinini ifsat (bozar) eder. 
 
Ama, Nefsini Aklina, Aklini Vahyin emrine veren Aklini da Dininide korumus olur. 
 
Alman islami konulu yaziya Haci adiyla katilan biri, aklini koruyamayip, ne kendisine, nede insanliga zarardan baska hic bir sey verememis olan bir takim karanliklara takilmis. Bu belli. Haci ismini kullanmaklada karanlikta ki son noktalara geldiginin isaretini veriyor. Cünkü Gecenin en zifiri karanligi, Fecr dogmasina yakin zamandir. Allah uyanis versin. Ancak Firavn da Musaya benzer saldirilarini yapiyordu. Iyi niyyetli olmadigi icin Fecr dogmadan Kizil denizde boguldu. Sürekli karanlikta kalan insan günesi görünce gözleri bulanik görür. Bu arkadasimiza gözlerini biraaz ovalamasini tavsiye ediyorum. Belki gözlerine, hatta gönlüne kur`an Günesinde aydinlik dogacaktir. Selamlarimi sunuyorum 
Sn. Nusret Çiçek te çeşitli Müslümanlığa
Yazar Sanih açık 2007-10-07 00:54:11
Vakit yazarı Nusret Çiçek te sanırım bu yazı paralelinde düşünüyor. 05 ekim 2007 tarihli Vakitteki "Türk Müslümanlığı" yazısı böyle bir izlenim veriyor: 
 
TÜRK MÜSLÜMANLIĞI! 
 
Irkçılık son asrımızın püsküllü belası... 
 
Birileri İmamı Azam gibi bir şahsiyetin ille de Türk olduğunu ispata çalışırken bir başkası da peygamberimizin Arap kavminden olmayıp bu taraflara ait olduğunu iddia edince ortaya birkaç daldan Müslümanlık çıkıyor. 
 
Türk Müslümanlığı içerisinde başta bazı Alevilerin camiden, kıbleden, zekattan, helal ve haramdan uzak bir Müslümanlık icat ettiklerini görüyoruz. 
 
Onun daha hafifi ise; hem kafa çekmek ve hem de cumalar ile bayram namazlarına endeksli bir başka anlayış ortalıkta başıboş dolaşıp duruyor. 
Hoş görü denilen anlamsız ifadeyi de işin içerisine kattığımızda çal oynasın, vur patlasın, hiçbir zararı olmaz. 
 
Bunların cümlesine Türk Müslümanlığı derken milliyetçiliği de ihmal etmemiş oluruz, zira votka yerine rakıyı tercih etmek olayı bu anlayışta milli bir ibadet yerine geçmesin mi?!  
Sol el yerine sağ elle de rakıyı devirmek millilikte bir başka anlam ifade eder. 
Fakülteden arkadaş olduğumuz İmam Mustafa’nın(lakabı öyle) anlayışına göre, benim Vakit Gazetesi’nde makale yazmam Türk Müslümanlığından çıkıp Arap Müslümanlığına iltihak ettiğim anlamına geliyormuş. 
Bu farklılığın nereden kaynaklandığını sorduğumda verdiği cevap ilginç; Türk Müslümanlığında Allah şekle bakmazmış, içimize bakarmış, Arap Müslümanlığı şekilci. 
Bir de örnek veriyordu. 
 
Müvekkilinin alacağını tahsil etmek üzere Hacibayram semtinde eski evlerden birisine haciz için gittiğinde evdeki adam borçlu olan hanımın genelevde çalıştığını söylemiş. 
İmam Mustafa da doğru geneleve. 
Günlerden ramazan, genelevde can cin yok. 
Patroniçeye sorduğunda, borçlu hanım üst katta namaz kılıyormuş. 
 
Kadın dindar, ramazan ayında gündüz çalışmaz(!), orucunu tutar ibadetini yaparmış. 
Olabilir diyerekten beklemeye başlamışlar. 
Biraz sonra aşağıya inen hanıma borçlu olduğu ve de hacze gelindiği söylenince önce verecek bir şeyi olmadığını sonra da: 
“Borcumu ödeyeceğim, bu söz hacı hoca sözü değil orus…u söz” demiş ve zaptı imzalamış.Sonra da hiç aksatmadan borcunu taksit taksit ödemiş… 
 
Bu olaydan çıkarılan ders, kimin ne olduğu belli olmaz mantığı, öyle olabilir ama sen onun içine bak dışına değil, gerekirse evlerde çalışsa da dışı değil, içi önemli! 
Oysa k Müslüman’ın hakemi olan Ku’an’ı azımı şan buyurur ki “ibadetler sizi kötülüklerden alıkoyar.” 
Yanı… 
Kötülüklerden alıkoymuyorsa yaptığınız ibadetler şekilden başka bir şey değil, dışınız gibi içinizde bir işe yaramaz.… 
Anladım ki ulusalcılık denilen saplantı işte öylesi bir maraz ki eğrilerle doğruları sap saman yapıp içerisinden illa da bir ırk kafası çıkarmak için İslamiyet’i de İran’a, Arabistan’a, Türkiye’ye has kurallar şeklinde alıp veriyorlar. 
 
Oysa iki şey var ki evrenselliği sayesinde hiç ama hiç kimsenin mali değildir, birisi Allah’ın sıfatlarından olan adalet, diğeri de vahye dayalı olan dindir… 
 
Değilse, Türk Müslümanlığı’ndan önce en geçerli olanı ABD Müslümanlığıdır! 
 
Bush, Irak ve Afganistan’da binlerce insani çoluk, çocuk demeden katlettikten sonra ramazan ayında kalkıp Müslümanlara hem de Beyaz Saray gibi bir yerde iftar yemeği taktım ediyor. Şekilse şekil!.. 
 
Şekil önemli değil de içe bakılacaksa bu katil Bush da demek ki Türk Müslümanlığı anlayışından esinlenmişe benziyor.  
Birisi ırzını para karşılığı sattığı halde ramazanda oruca, namaza riayet ederek iç temizlikten zevahiri kurtarırken diğeri de katillikten sonra insanları iftar sofrasına davet edip işlediği cinayetlere kılıf bulmaya çalışıyor. 
Oysa ki, Müslüman’ın kitabi olan Kur’an buyuruyor ki Yüce Allah(c.c) insanin hem dışından ve hem de içerisinden haberdardır. 
Şekillere gelince elbetteki önemli. 
 
Asker elbisesi giymeden nasıl ki asker olunamıyorsa İslam’ın emirlerini yerine getirmeden de gerçek Müslüman olunamıyor. 
Bir şey var ki altını çizerek iyice anlamak lazım. 
Türk Müslümanlığı anlayışı bir tarafa, Türk Milleti’nin asırlarca İslam ümmetine yapmış olduğu hizmetler inkar edilemez. Ve de Türkler kıtalardan kıtalara asırlarca at koşturarak İslam’ın emirlerini insanlara anlatan bir kavım olmaları nedeniyle övünmelerinde bir yanlışlık elbetteki yoktur. 
Yine de İslam’ın emrine amade bir milletiz, içimizle dışımız aynıdır 3.10.2007 
Nusret Çiçek 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
36617632 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net