26-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow ÖĞRENCİ GÖZÜYLE, ÜLKELERİN GELECEKLERİNİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER
ÖĞRENCİ GÖZÜYLE, ÜLKELERİN GELECEKLERİNİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 23
KötüÇok iyi 
Yazar Emre TOKDEMİR   
04-02-2009
ÜLKELERİN GELECEKLERİNİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER

                                                                    Emre TOKDEMİR(*)

Televizyon, Gazete, İnternet, Tiyatro, Kitap bu faktörler bence 100 yıl önce de ülkelerin kaderini etkilerdi bugün de etkiler, 100 yıl sonra da etkileyecektir. Çünkü bu faktörlerle bir milletin 7 den 70’e her kesiminin her noktasına hitap edebilirsiniz. Zihinlerinde emin oldukları konularda bile şüphe yaratabilir acaba dedirtebilirsiniz. Hele ki sorunlarla boğuşan ülkelerin, sorunlarının ceremesini çeken halkının kafalarındaki soru işaretlerine cevap almak zorunda kaldıkları tek rehberleridir bu faktörler. İnsanların hepsinin gözüne istediğiniz zaman takabileceğiniz;
hayatının ucu bucağı görülmeyen bir karanlıktan ibaret olduğuna inandıran ya da hayatının toz pembe olduğunu, ya da ona  beyazdan başka renk olmadığını gösterebilen bir gözlüktür bu faktörler çoğu kez. Gelişmemiş, gelişmekte olan, hatalarının bedelini ağır ödeyip yüzlerce yıllık emeğin bir çırpıda yok olduğu ülkeler, ekonomisi çökmüş ülkeler için doğru kullanıldığında eşi bulunmaz bir araçtır da bu faktörler.

Söylemek ve özellikle sormak istediğim, medyanın tarafsız olması gerektiği, işine gelen haberi sorumlu gazetecilik anlayışına dayanarak yapması, işine gelmeyen haberi ise neye dayanarak kararttığı, gazetelerin gayesinin önemli kurum ve kuruluşlarda çalışanların üzerine giderek baskı yapmasının, yıpratmaya çalışmasının yanlış olduğu, internetin şantaja, tehdide ya da ülkelerin hassas dengelerine ve kahramanlarına saldırıcı harekette bulunmaması gerektiği, okuduğumuz kitapların belgeli, ispatlanabilir kaynaklardan yola çıkarak hazırlanması gerektiği DEĞİL.. Bunların doğruluğu tartışma götürür bir konudur; doğrudur veya değildir bilemiyorum. Ancak benim geçmişte pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de kısmen uygulanan; insanları bilinçlendirme, düşünmeye sevk etme, cesaretlendirme, psikolojik rahatlatma.. faaliyetlerinin iyi bir şekilde uygulanması gerektiğidir…

Bu faaliyetler pek çok milletin geleceğini belirlemiştir. Almanya, Japonya...gibi ülkelerin çok büyük bir savaştan çıktıktan sonra, ülkelerindeki yıkıma rağmen, birçok insanı öldükten sonra, ekonomisi çökmüşken, sanayisi durmuşken 50 yıl içinde tekrar dirilip Almanya’nın Avrupa’nın en büyük 5 ekonomisinden birisi olması;  Japonyanın,  ülkesinde demir olmamasına rağmen hammaddesi demir olan ürünler sektörünün (araba vs.)zirvesinde olması, teknolojide 1. ligde olmaları biraz da bu faaliyetleri iyi bir şekilde yürütmelerinin bir sonucudur. Yine Finlandiya’nın ödenmez denen borçlarını  ödenmesi, 2.dünya savaşı yıllarında Avrupa ve hatta dünyadaki pek çok ülkeyi etkileyen Rusya’nın -çeşitli şekillerde uygulanmasını zorunlu kıldığı Sosyalizm sistemine rağmen- demokrasisini sağlam bir şekilde koruması, bu yoldaki faaliyetleri etkili bir şekilde rasyonalize etmelerine borçludur.Yine ülkemizin Kurtuluş savaşı yıllarında milli bilincin oluşması için ulu önder Atatürk’ün direktifleriyle 14 EYLÜL 1919'da çıkarılan İrade-i Milliye gazetesi de bu faaliyetlerin iyi şekilde yürütülmesine güzel bir örnektir

Yani bir milleti yok olmaktan kurtaran,  olmaz denileni mümkün kılmasını sağlayan -hatta Dünyadaki bu düzenin mimarı olan- bu faaliyetlerin önemini öncelikle kavramalıyız. Ancak bu şekilde iyi bir gelecek elde edebilir; örnek alan değil örnek alınan, medet uman değil medet umulan, sürekli konuşan değil son sözü söyleyen bir millet olabiliriz.Yıllarını bir Alman otomobiline,.Amerikan ayakkabısına, İtalyan pantolonuna, İngiliz gömleğine, İsviçre’nin saatine harcayan değil, diğer halkların yıllarını harcasalar bile almakta zorlanacakları otomobilleri, ayakkabılari, pantolonlari, gömlekleri, saatleri yapan bir halk olmak istiyorsak sabredip bencil olmayıp (-ki bunlar bizim halkımızda fazlasıyla var) bu faaliyetlerin farkında olarak yanlış varsa düzeltip, doğru varsa güçlendirip, eksik varsa tamamlayıp sonunda herkesin beklediği -inşallah da yakın olan- gelecek güzel günleri düşünmeye başlayabiliriz.

(*) Anadolu Lisesi öğrencisi.

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 14-02-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64848529 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net