25-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow ATIN ŞARKISI -I-
ATIN ŞARKISI -I- PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 3
KötüÇok iyi 
Yazar Emin Mesut PEKKAYA(*)   
10-01-2009
TARİH BOYUNCA AT VE İNSAN   
                                   
                                 Emin Mesut PEKKAYA(*)
Hayvanlar dünyasında İnsana ilk dost olanların başında atlar gelir.
                                         
Bu vefa binlerce yıldır koruna gelmiştir.

Dünyanın her yerinde, insanın ayak bastığı her toprakta, at  bazen bir savaşçının rüzgar kanatları, bazen bir çiftçinin ekmek teknesi, kimi zamanda sonu gelmez yollarda kervanların gözbebeği olmuştur.

Tarihte öyle atlar vardır ki sahipleriyle birlikte anılmış, isimlerini bir kahraman gibi tarih kitaplarına yazdırmıştır.

Hazreti Ali'nin Düldül'ü,
Battal Gazi'nin "Benekli"si Aşkar,

Köroğlu'nun Kır atı "Küheylan",

Büyük İskender'in "Boukephalos" isimli efsane atı,

III. Osman’ın Sislikır isimli atı, ve bu at için saray bahçesine yaptığı gömüt.

Bu gömütün  şiirsel yazıtı.

       TÜRKLER AT ÜSTÜNDE DOĞAR

Ve Türkler

Kimi tarihçilerin "at üstünde doğar at üstünde ölür" dediği Türkler için at,   hızlı koşan bir hayvan olmanın çok ötesindedir.

Atların anavatanının tıpkı Türkler gibi Orta Asya stepleri olduğuna inanılır.

Aynı topraktan fışkıran ve kabına sığmayan iki filiz gibidir, Türkler ve atlar.

Orta Asya'daki Türk boylarında, delikanlıya yavuklusundan önce at verilir. Delikanlılar yavukluya ilk nazarını at üstünden gönderir.

Obadaki genç kızın hayalinde, tepelerde şaha kalkmış bir atın üstündeki delikanlının silueti vardır.

Yüzyıllar boyu, Türklerin vazgeçemediği üç kutsal; At, avrat ve silahtır..

Ergenekon'a sığmayan Türkleri, Anadolu’ya atlar taşır.

Dokuz Eylül 1922'de İzmir'e girerek, Kadifekale'ye Türk Bayrağını çeken Türk süvarilerinin atları, belki de 1071'de Malazgirt'te Romen Diojen'in ordusunu yarıp geçen ateş yeleli kısrakların torunlarıydı.

Orta Asya'dan günümüze Türk insanı, ata dayanıklılık ve hızın yanında sadık kimliğini, dik duran kişiliğini vermek için çaba harcamıştır.

       OSMANLI'NIN YİĞİT ATLARI

Osmanlı Devleti at yetiştiriciliğine büyük bir önem verir; ıslah çalışmaları ile halkın temin edemeyeceği çeşitli damızlıkları yetiştiricilere sunar ve memleket hayvancılığını kontrol altında tutar, halkı yetiştiricilik hususunda bilgilendirir ve teşvik ederdi.

Osmanlı -Türk orduları  yiğit atların bulunduğu büyük süvari kuvvetlerine sahipti.

Zaferlerde süvarilerin çok büyük katkıları vardı.

Niğbolu Savaşı’nda 40 bin civarında olan atlı kuvvetlerimiz, Birinci Viyana kuşatması sırasında 170 bini bulmuştur.

1900 yılında, o dönemde dünyada bir örneği bulunmayan Kağıthane Harası kurulmuştur.

Paris’te açılan uluslararası büyük sergide birinciliği ve ikinciliği Osmanlı İmparatorluğu’ndan gönderilen safkan Arap Atları kazanmıştır.

         SAFKAN ARAP ATI

Arap atı morfolojik olarak vücut yapısındaki harmoni ile dikkatleri üzerinde toplar. Başı küçük ve kuru, gözleri iri, bakışları canlıdır. Arap atının ruh asaleti ile güzelliği, bilhassa gözlerinde ve bakışlarında ortaya çıkar. Burun delikleri geniştir, sıcak ve kuvvetli solunum esnasında açıldığı zaman dört köşe bir şekil alır.  Kulakları küçük, sivri ve hareketlidir. Alnı geniş, profili genel olarak düzgün, bazen hafif bir içbükeylik  görünür. Cidago yüksekliği 145-160 cm. arasındadır. Derisi ince, yumuşak olup tüyleri parlak ve kısadır. Damarlar derinin altında görülür. Bel kısa ve sağlamdır. Sağrı düz çoğunlukla yuvarlak kuyruk bağlantısı yukardandır. Yürüyüş esnasında kuyruk kalkar ve havada güzel bir kavis yapar ki  bu, kuyruk tutma diye tabir edilir. Bacaklar kuru, kemikler sağlam, mafsallar geniş, bağ ve tendolar belirgin, tırnaklar küçük ve sağlamdır. En çok al, kır ve doru donlara rastlanır. Yağız don az görülür. Kula, İzabel ve Alaca don görülmez.

Arap atı çeki, binek ve yarış kabiliyeti olan sağlam bir konstitüsyona, canlı bir temparamente ve yüksek bir kalıtsal güce sahiptir. Gelişmesini 4 yaşına kadar tamamlar.

Eski bir Türk eserinde Arap atlarında aranan vasıflar şu şekilde anlatılmaktadır. (Arap kavmince atın alakası: oldur ki başı kuru ola, kalem kulaklı ola, burun delikleri büyük ola, boynu uzun ola, yani dal boyunlu, karnı ziyade geniş ola, ve yürüdükçe iki adımı beyni altı züra ola)

Arap atı , açlığa susuzluğa hastalıklara ve bir çok mahrumiyetlere karşı fevkalade dayanıklı bir hayvandır. Üç dört ay her gün seksen km. gitmek şartı ile yürüyen ve tahammül eden Arap atları görülmüştür. Böyle bir hayvan dinlenmek şartı ile bir günde 240 Km. kat etmiştir.

Üstat Necip Fazıl Kısakürek Arap atını edebi olarak, Safkan Arap atının  ifadesi, çarpıcı bir zarafet... Bu zarafeti doğuran, uzuv ölçüleri, baş, boyun, bel, sağrı, ayak, bilek ve tırnaklarda toplanıyor. Harikulade vücut ölçüleri içinde küçük, bazen hafif bir içbükeylik gösteren efsanevi bir baş... Açık alnı, her an hareketli ve kıvrımlı, ince, küçük kulaklar, gurur dolu büyük ve enfes gözler, hassas ve hareketli burun delikleri... İnce uzun; ve şahane tavrın karakteristiği olarak umumiyetle dik ve bükük bir boyun... İpek gibi ince, yumuşak deri, kılları parlak ve dalgalı yeleler... Düz karın, kısa bel, yuvarlak ve ahenkli sağrılar... Üzerlerinde adaleler tam uyumlu... Yerine kuvvetle perçinli, gür ve zengin, aksiyon halinde daima kalkık ve kavisli kuyruk... Uzunluğu  vücuda nispetle uyumlu ayaklar, bilekler, ve büyükçe, hafif yatık, kuvvetli tırnaklar... Cidago yüksekliği 145-160 cm. yüksekliğinde... Donu, yağız, doru, al, kır ve bunların değişik tonları... Sekili ayaklar, alında akıtma ve kartopu, sık rastlanan hususiyetlerden...

Arap atının...

Üç yeri ince uzun olacak: Kulakları, boynu ve art ayakları...

Üç yeri kısa olacak: Sırtı, kuyruk koçanı ve ön ayakları...

Üç yeri geniş olacak: Alnı, göğsü ve sağrıları...

Üç yeri parlak olacak: Tüyleri, gözleri ve tırnakları...

Böyle olursa at iyi...

Arap atı zeki ve ahlaklıdır. Vakar içinde heyecanlı, çok sıcak kanlı ve uzun ömürlü... En ileri yaşlarda bile verimli, yorulmak bilmez derecede hamarat ve çalışkan, her türlü zora tahammüllü ve dayanıklı... tarif etmektedir.

(*)TİGEM Atçılık Daire Başkanı
                                                                               devamı var...

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 11-01-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64820059 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net