18-04-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow Çekmegil Kriter(ler)i ve Bu Ülkenin Ruhu
Çekmegil Kriter(ler)i ve Bu Ülkenin Ruhu PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar Asım Öz / Hatıra Defteri, HAKSÖZHABER sitesinden...   
30-12-2008

Çekmegil Kriter(ler)i ve Bu Ülke’nin ‘Ruhu’

                                                  
                         Asım Öz / Hatıra Defteri    
Şafak Bakkalbaşıoğlu'nun yönettiği proje danışmanlığını Dücane Cündioğlu'nun yaptığı 120 dakikadan oluşan Cemil Meriç'in hayatının anlatıldığı ''Türkiye'nin Ruhu Cemil Meriç'' belgeseli TRT-2'de 26 Aralık'ta yayınlandı. Belgeselin kendisiyle ilgili farklı beklenti ve beğeni ufuklarından hareketle kuşbakışı yaklaşımları dinledim yakın çevremden.

Belgeselin adının oldukça iddialı ve abartılı olduğunu belirtmek gerekir her şeyden önce. Türkiye’nin Ruhu ifadesini Cemil Meriç için sanırım Oğuz Atay kullanıyor. Mağdurluğun, adına 'edebiyat' dediğimiz anlatma deneyimini nasıl biçimlendirdiğini, ama edebiyatın da adına 'mağdurluk' dediğimiz duruma nasıl bir ışık düşürdüğünü anlamaya çalışan Gürbilek’in iki yazarı da Mağdurun Dili’nde ele almış olması da anımsanmalı burada. Dostoyevski'nin Türkçe edebiyattaki ruh akrabalarından ikisini; yaşamlarında dışlanan iki aydını yad ediyor belki bu adlandırmayla belgesel…


Kendisini “Türk irfanına adamış bir fikir işçisi” olarak tanımlayan Cemil Meriç’in Bu Ülke kitabı özelinde yapılan ve İslamcılık bağlamında yapılmış ilk ilmî Cemil Meriç eleştirisi diyebileceğimiz bir yazıdan söz etmek istiyorum burada: Kriter dergisinde M.S adıyla Said Çekmegil’in yaptığı bir eleştiridir bu. Mayıs 1976 tarihinde aylık olarak çıkmaya başlayan Kriter dergisinin dördüncü sayısında yayımlanan yazı Cemil Meriç’in 1974'te ilk baskısı yapılan Bu Ülke adlı eserini merkeze alarak yapar eleştirisini/geliştirisini. Ardından -seksenli yılların sonuna doğru sanırım- Mustafa İslamoğlu’nun ilk olarak Aylık Dergi’de yayınlanan ve Bahtımca kitabının sonunda yer alan yazı gelir. Said Çekmegil’in yaptığı eleştiri şu bakımdan da önemlidir: Çekmegil Bu Ülke odaklı olarak Cemil Meriç eleştirisi yapar. Bu şu açıdan önemlidir: Kırk Ambar, Ümrandan Uygarlığa, Işık Doğudan Gelir, Mağaradakiler, Bir Dünyanın Eşiğinde (Hint Edebiyatı), Kültürden İrfana gibi eserleri arasında Bu Ülke Cemil Meriç külliyatının özünü neredeyse tek başına  ortaya koyar. Dinçer Eşitgin bu konuda şunu ifade eder: “Bu yönüyle Bu Ülke, bütün bu eserlerin hem içinden çıktığı hem de bu eserlerin toplanarak öz hâline geldiği bir kılavuz kitap hüviyetindedir. Dolayısıyla Bu Ülke, Cemil Meriç düşüncesiyle tanışmak isteyen okuyucu için en kestirme ve ilk kaynaktır.”


Cemil Meriç Hint Edebiyatı’nda Mağaradakiler'de ya da Kırk Ambar'da olgunlaştırdığı düşüncelerinin kırıntılarını gözler önüne serer Bu Ülke'de. Kendisi de bu eseri için  şu tespitleri yapar:


"Bu Ülke, yarım asırlık bir tetebbuun, bir sanatçı mizacından süzülen usaresi. Bir mesaj, daha doğrusu bir çığlık... keşif, dertli, derbeder..."
"Bu sayfalarda, hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim: etimin eti, kemiğimin kemiği."  
"Ümrandan Uygarlığa, Bu Ülke'nin devamı, zamanla çiçekleşen tomurcuk düşünceler..." Bu Ülke tohum, Mağaradakiler ağaç. Bu Ülke'deki tohumların henüz hepsi ağaçlaşmadı..."
Sihâm -ı Kaza ( Bâbil ve Mütağripler ), Biz ve Onlar, Münzevi Yıldızlar, Fildişi Kuleden, Baki Kalan ve Kanaviçe olmak üzere altı bölümden oluşan Bu Ülke kitabının eşik sözü olarak 1985 baskısından itibaren oğlu Mahmut Ali Meriç'in Entelektüel Bir Otobiyografi ve ayrıntılı bir Cemil Meriç Kronolojisi eklenmiştir. Meriç’in bu kitabı ve diğer eserleri dönemin dindar gençliğinin zihnini de meşgul etmiş ve özellikle milliyetçi-mukaddesatçı kesim tarafından adeta kutsanmıştır. Adını andığımız belgeselde Ali Bulaç’ın adının altında “talebesi” ifadesinin yer almış olması bu etkiyi kanıtlar sanırım. Bu Ülke üzerine derleyici toparlayıcı bir yargıyı milliyetçi edebiyatın ilk akla gelen isimlerinden Ahmet Kabaklı ortaya koyar:"Hocamın." diyor Ahmet Kabaklı "Bu Ülke'sini, ülkemizi İrfan ve yorumla tamamlayan ışıklar olarak okumak yetmez, kabilse ezberlemeli." Ömer Öztürkmen ise "Bu kitap yüz elli yıl sonra da olsa Türk düşüncesinin haysiyetini kurtarmıştır" diyerek eserin hem Cemil Meriç külliyatı bakımından hem de o zamana değin söylenilenlerden farklılığını ortaya koymayı dener. Oysa bütün bu abartılı ifadeler metotsuzluktan beslenen ve fikri cehd içermeyen yargılardır. Elbette bu eserin ve Cemil Meriç’in de doğruları vardır. Peki yanlışlarına ne demeli? Üstelik de en temel noktalardaki yanlışlıklardır bunlar. İşte bunun için Said Çekmegil’in "Bu Ülke" eleştirisinin öncü önemi üzerinde mutlaka durulmalıdır. Bu eleştiriden bir bölümü Hamza Türkmen’in Haksöz’de yayımlanan Kriter dergisini irdelediği yazısından aktarmak istiyorum:
"Bu Ülke yazarı mevcut batıcı kültüre hayli aşina. Ancak ve maalesef, eserinde gördüğümüz mühim aksamalar, onun İslam esprisine ne kadar yabancı olduğunu gösteriyor.
Mesela; Türk'ün Allah lafza-ı Celali yerine kullandığı 'Tanrı' kelimesini hiçbir fikri ızdırap duymadan, bakınız nasıl da rastgele kullanıyor. Ve Cemil Meriç diyor ki: S. 109: 'Tanrı yıldızlarla oynayan çocuk.' Bununla da yetinmiyor, doğulu batılı birçok gayrı müslim gibi ilahı çoğaltıyor: S.155: 'Arya çobanları Tanrılara bu sesle yalvarmışlardı...' S.165: 'Tanrılar bile rolünü bitiren aktörler gibi!..' S.123: '...Büyükler de kıskanç tanrılar gibi...' Dahası var: S.128: 'İnsan, hayalleriyle tanrı...' diye sıçramalar yaparken '...Münevver Cemil Meriç...' Bu Ülkesi'nin 141. sayfasında UPANİŞAD adlı, bir nevi panteist bozmasının safsatalarını alıyor. Bu ku'dil (çetin) ve mudille (doğru yoldan saptıran) ifadeler şöyle bitiyor: Tanrı nedir diye soruyorsun, Tanrı sensin.' Haşa. Teberri ederiz bu münkir saptırıcı sözlerden.
Dedik ya, adam, İslamı anlamaktan uzak, bu konularda kültür yetersizliğine kurban edilmiş. Kitabı yayanlar da mı bunların farkında olmadı acaba?
Cemil Meriç peygamberlik müessesesi hakkında da entelektüel çalışmalarla atıp tutuyor. Bakınız müslümanların yüce peygamberlerinden biri hakkındaki ifadelerine: S. 96: 'Peki ama, çağdaş uygarlık düzeyi'nde İsa efendimizin yeri ne? Tarihçilerin iddiasına göre, nerede olduğu ne zaman doğduğu, hatta doğup doğmadığı meçhul olan bu insana..' derken sadece tarihçi dediklerini Kur'an'la yalanlamaz. S.51: 'Havarilerini yaratamayan İsa'nın yeri tımarhanedir tarih değil.' Diyebilen Cemil Meriç sade bu kitabında değil, diğer bir eserinde de peygamberliğin ne olduğunu bilmez gözüküyor. Kuran kültürü de yok adamda. Allah Teala son Nebinin Muhammed (s) olduğunu bildiriyor. Bu tebliği duymamış mıdır nedir? (Çünkü böyle bir ayetten haberi olsaydı ona ters düşen zanlarını tesbit ederdi, diye hüsnü zan ediyoruz. Zira eser ve makalelerinde şahit olduğumuz kadarıyla söyleyelim ki Cemil Meriç Bey İslam'a hürmetkardır.) Fakat her nedense Kur'an'ın nüzulünden sonra yaşamış bir Hint filozofuna rahatça 'Yeni bir peygamber R. M. Roy' deyip çıkıvermiş: hem de 'tek tanrılı bir din kurmuştu' diyerek.
İşte, Bu Ülke, ve işte bu ülkenin, maalesef 'Sahici münevver Cemil Meriç'leri."


 Meriç'in denemeyi seçmesinde de Gürbilek’in sözünü ettiği aynı anda mağdur ve mağrur olma duygusunun etkisi olduğunu düşünüyorum. Neredeyse bütün yazılarını deneme türünde yazmış olması da anımsanmalı Meriç’in:  Deneme kanıt gerektirmiyor; ucu açık bir tür çünkü. Tohumu yani Bu Ülke’si sağlam olmayan bilinçten çıkan ağaçların da ne kadar sahih olduğu da tartışılmalıdır. Hakkı teslim etmeli; ama allayıp pullamaya gelince durup, düşünmeli. Bu bakımdan Çekmegil’in vahye teslim olmakla donanımlı kıldığı ve rüşde ulaşan insana söyleyecek hak sözü olmadığında susan bilincinden oldukça farklı bir bilince sahip Cemil Meriç. İşte bu farklılığı anlamamıza olanak sunan M.S imzalı Bu Ülke eleştirisi dilimizde kaleme alınmış, Meriç odağında düşünce ve eleştiri üreten kanımca en önemli yaratılardan biri. Eleştirinin harcı olan bilgiyi, yani vahiy ve kıvrak zekanın nasıl olup da söyleme dönüştüğünü gösteriyor. Yazının kapsamı doğal ki bu kadarla kalmıyor; Çekmegil, incelediği yazarın, giderek 'yazar'ın ruh durumu üstüne hiç yabana atılamayacak ipuçları sunduktan sonra, 'yazar'la/yapıtla ilgili kavrayışını dört dörtlük bir çözümlemeye ulaştırıyor. Doğrusu, bu yazıyı -elimde kalem, cümlelerin altını çizerek- okumak, beni kitabın ve yazının ötesinde düşünmeye sevk eden, zenginleştiğimi duyumsatan, müthiş zevkli bir zihinsel etkinlik süreci oldu.

Yorum
Sait Abi'nin Cemil Meriç hakkındaki görü
Yazar bilal sürgeç açık 2008-12-30 21:19:32
Sait Abi, Cemil Meriç'in Yukarıda verilen görüşlerini tenkit ederken bize ders olarak şunu anlatırdı. "Dikkatli okuyun." Misal olarak Batılı yazar Mr.Carly, Kahramanlar ismili eserini de gösterirdi. Bu eserde Peygamberimiz övülüyor ama bazı Batılı yazarlar ondan üstün tutuluyor. Bu hali ile bu kitap müslüman için tavsiye edilemezdi. 
 
Halbuki şu anda bile bu Mr.Carly kitabı internette bazı müslümanlar tarafında övücü bir kaynak olarak gösteriliyor. 
 
Acaba Sait Abi'nin tenkitleri Cemil Meriç'e ulaştırıldı mı? Sanmıyorum. Çünkü 70'li yılların sağ'da müslüman kesim dergilerinde Cemil Meriç ortak yazardı.Tenkit ise oyıllarda ulaştırılsaydı ona çok büyük bir iyilik olurdu. 
 
Meric'i okuyun ama gercekten okuyun
Yazar eminearslaner açık 2009-01-02 16:04:54
Kitap yazarsiniz ve yazar olursunuz... Ayni zamanda siir yazip sair de olabilirsiniz. Bunlarla ugrasirken cesitli sanat dallariyla istigal edip sanatci da olabilirsiniz lakin hepsini ayni zamanda en mükemmel surette icra edemezsiniz. Bunlardan biri digerlerini galebe calip sizi o sectiginiz dalda cok daha basarili kilacaktir. Eger siirleriniz, yazilariniz ve sanat calismalarinizdan daha cok begenilirse size sair diyeceklerdir. Said Cekmegil yazardir, sairdir ancak bunlardan da öte, o iyi bir münekkiddir. Cekmegil münekkidligi ile, yani Islami camiadaki muhalif durusuyla, getirdigi tenkidlerle taninmisdir.  
 
Sunu dogru tesbit edelim ve lutfen iyi idrak edelim artik: 
 
CEMIL MERIC ILAHIYATCI DEGILDIR 
 
CEMIL MERIC ISLAM MÜNEVVERI DEGILDIR 
 
CEMIL MERIC MÜMIN, MÜTEDEYYIN BIR MÜSLÜMAN DA DEGILDIR 
 
 
Cemil Meric yazardir, düsünürdür, mütercimdir ama bunlarin ötesinde o cok iyi bir oksidentalisttir. Yani Avrupa'yi irfanimizla kucaklastirmaya calisan bir seyyahdir.  
 
Bir müslümanin bir yazari, sairi veya düsünürü okumasi icin, ondan istifade etmesi icin o yazarin, sairin veya düsünürün mükemmel bir müslüman olmasi sart degildir. Islam'da böyle bir hüküm yokdur. Ne gariptir ki bizim muhafazakar yazarlarimiz, düsünce erbabimiz makalelerini, arastirmalarini, ivir zivir müsveddelerini ecnebi isimlerle mühürlemekten hic imtina etmezler lakin konu bir Türk düsünürü oldugu zaman paranoyakligin zirvesinde oksijen kaybi yasarlar.  
 
Acaba bu adam müslüman midir, ya degilse...  
Va-esefa! Bakin ya adama ne demis!  
Ne demis?  
Tanri demis! 
 
Yapma ya... Biz de bunu adam sanirdik... 
 
Bu komedi böyle devam eder gider... Izah edersiniz ve cesitli vesilelerle durumu dile getirir, nicin Cemil Meric'i sevdiginizi fuzuli bir gayretkeslikle anlatmaya calisirsiniz. Ne yaparsaniz yapin bu zevatin vicahinda siz de artik zindiksinizdir. Dünyadaki sifatiniz alniniza yapistirilmis, ahiretteki mekaniniz ayarlanmistir: cehennem... 
 
 
Said Cekmegil Cemil Meric konusunda iki hata yapmistir. 
 
1) Bir kitabin önsözünü okuyup yazarini elestiremezsiniz. "Bu Ülke" Meric külliyatinin önsözüdür. Münekkid tenkid edecegi adamin en azindan belli basli birkac eserini okumus olmalidir. Bu da yetmez, münekkid o yazarin yakin gecmisini, ugras alanini, mesgalelerini ve kullandigi argumanlari iyi tahlil etmelidir. Tenkidin ruhu samimiyet ve dürüstlük. Bunlar olmadigi zaman silah ters teper. Catilan adamin meziyetlerini de zikretmediginiz takdirde yaptiginiz sey ne tenkid ne de polemik huviyetini kazanamaz. Darbelerinizin bir nedeni, mantikli bir nedeni olmali. Ayri kulvarlarda carpistiginiz bir adama nicin sizinle ayni kulvarda olmadigini soramazsiniz. Nicin sizin gibi mücadele etmediginin hesabini soramazsiniz. Bunun mantigi yoktur... 
 
Meric'e neden Islami argumanlari kullanmamis diye yükleniyorsunuz. Bu tam bir komedidir. Bir ingilizi Türkce konusamadigi icin tartaklamaya benzer. Meric'in kullandigi dil, onu süsleyen muhtesem uslupla birlikte Türk edebiyatinda bir kilometre tasi olmustur. Cemil Meric ne Dogulu ne de Batilidir. Kitaperest degil, hakikatperesttir. Müslümandir ancak her iki dünyayi da dolasan, arayan ve aratan bir müslüman. Dolayisi ile Islami lafizlari kullanmaz. Kendine ait bir dili vardir. Said Cekmegil Cemil Meric'i tanimaz. Bu Ülke'ye söyle bir bakmis ve notunu vermistir. Yanlis yapmistir... Büyük bir ihtimalle Cemil Meric'in, müslümanlarin evlerinin basildigi, tevkif edildigi bir dönemde büyük bir cesaretle onlarin haklarini savunan bir marksist oldugunu bilmiyordu. Bir adamin hem Marksist hem de müslüman degerlerin savunucusu olabilecegine asla ihtimal vermiyordu. Müslüman aydinlarin nicin onu sevdiklerini de bu yüzden anlayamadi. Kirmizi cizgileri vardi ve Meric'e sadece bu kirmizi cizgileri tanimadigi icin öfkelendi.  
 
2) Cemil Meric oksidentalisttir dedik. Bir Oryantalist nasil bizi tetkik ederken kendi zihniyetini arka planda muhafaza ederse, bazi hassasiyetlerinden ödün vermezse, Cemil Meric'de sarkli gözlüklerle Avrupa'yi temasa etmis, onun degerlerini yermistir. Bu degerlerden biri Isa tasavvurudur. cemil Meric Hz. Isa peygamberi degil, Bati'nin kiliselerinin duvarlarina tersim ettigi jesus silüetini elestirmistir. Bir remizden hareketle, noeli, yeni yili, miladi takvimi, Avrupa'nin bize dayattigi bütün deger yargilarini agir bir dille telin etmistir. Cekmegil buradaki inceligi anlamamistir. 
 
Cekmegil'in elestirisi kendisine ulastirilmistir. Biz bu yazidan ve ona yapilan yorumdan, Cekmegil gibi, Cekmegil'in izinden gidenlerin de Meric'i tam olarak okumadiklarini anliyoruz. Okumus olsalardi, bu elestiriler kendisine ulastirildigi zaman Mehmet Cinarli'ya yazdigi cevabi mektubu da okuma ve degerlendirme imkanlari olacakti. Mehmet Cinarli, Isa ile ilgili makaleyi yayinlamak istemez ve Meric'e geri ulastirir. Meric makalede bazi düzenlemeler yaparak iade eder. Jurnal 1, 183. sayfada ilgili mektup okunabilir... Üsenenler icin iki üc satir naklediyorum: 
 
 
"Isa peygambere bir müslüman olarak saygim sonsuzdur. Yalniz veladetini tes'is ettigimiz "Tanri-Insan" Kur'an-i Kerim'de adi gecen yirmi bes peygamberden biri olmayip , karanlik bir cagin istiyaklarini dile getiren bir remizdir. Yani bir "muhayyel" dir." 
 
Cemil Meric'i Islam'i iyi bilmedigi veya kendileri gibi bir müslüman olmadigi icin elestirmeye kalkisanlarin cok acil olarak Meric'i okumaya ihtiyaclari vardir. Sizin kelimelerinizle konusamayan bu insandan ögreneceginiz cok sey var. Düsünmeyi, sorgulamayi ögreneceksiniz. Müslümanlarin Bati medeniyetine, kültürüne bigane kalmalarinin nedeni iste bu Meric elestirilerinde gizlidir. Dogru dürüst garbiyatci yetistirilemiyor. Var olan garbiyatcilarimiz ise Islami camiadaki rehber niteligini haiz isimlerin elestirilerinden dolayi okunmuyor.  
 
Meric'i okuyun, korkmayin... Elestirecekseniz eger, ondan sonra elestirin...  
Tebrikler
Yazar Nuri Birtek açık 2009-01-03 05:55:46
Değerli bir tenkit.
Düzeltme
Yazar bülent sayın açık 2009-01-04 12:37:23
Jurnal 1, 183. sayfada ilgili mektup okunabilir... Üsenenler icin iki üc satir naklediyorum: " diyorsunuz yanlış Jurnal 2 olacak
Bir Yanıt
Yazar admin açık 2009-01-04 12:45:41
Sitemize üye olmadığı anlaşılan Selçuk Bilal isimli bir okuyucumuzun yukarıdaki yazıya ilişkin olarak editörlüğümüze gönderdiği bir cevabı aşağıya dercediyorum. (Bu değerli okuyucumuza teşekkür ediyor; üye olmasını öneriyorum. Saygıyla...)  
Admin... 
 
Diyor ki Selçuk BİLAL: 
 
Çekmegil kriterleri yazısına yorum yazan Emine Arslaner'e yanıtlarımı, yazının altına yerleştirilmesi ricasıyla, takdirinize arz ediyorum. Selamlarımla...  
 
Sait Çekmegil her yazıyı dikkatli okuyun, diye etrafında kendini dinleyenlere tembihte bulunurdu. Ben de bu anlayışla Emine Hanımı okuyorum. Başta yanlışı işe başlayalım: 
Emine hanım diyor ki: 
" 1) Bir kitabin önsözünü okuyup yazarini eleştiremezsiniz. "Bu Ülke" Meric külliyatının önsözüdür. Münekkid tenkid edecegi adamin en azindan belli başlı birkaç eserini okumuş olmalıdır."  
 
Cevabım- Eğer Külliyatla işe başlarsak Cemil Meriç`in ilk yazısı Hatay`da Yeni Gün Gazetesi`nde çıktı (192ff8). Cemil Meriç'in İslam'a ilgi duyan dergi ve gazetelerde ilk yazıları. 1970'lerde yayınlanmaya başlamıştır. 
 
Sayın Arslaner diyor ki "Münekkid tenkid edecegi adamin en azindan belli basli birkac eserini okumus olmalidir."  
 
C- Anadoluda bir söz var bir yaşına daha girdik. Sakın bu ifadeyi kale almayın bırakın bir kitabı bir afarizmayı, bir ata sözünü, bir cümleyi bile tenkit edb,ilirsiniz. Bir yazıyı tenkit için yazanın birkaç kitabını okumanın gerekli olduğu hangi bilimsel kanunlarda yazıyor? 
 
Emine Hanım diyor ki "Tenkidin ruhu samimiyet ve dürüstlük". Diyor;  
C- Doğru. Bu cümleye Sait Abi'nin Cemil Meriç tenkitini misal gösterebilirdi. O bu tenkitten neden alınmış, Sait Abi o tenkit yazısında Cemil Meriç'in vurucu ifadelerinden misaller de vermiştir. Malatya'da çevresindekileri o yıllarda Cemil Meriç,Ali Şeriati İslam âlimi değildir,ilginç vurucu tespitleri olan yazarlardır diye okumalarını tavsiye ederdi diye şifahi olarak da uyarırdı. 
, Arslaner diyor kié Meric'e neden Islami argumanlari kullanmamis diye yükleniyorsunuz. Bu tam bir komedidir. Bir ingilizi Türkce konusamadigi icin tartaklamaya benzer.” 
 
Arslaner’in bu benzetmesi başta Cemil Meriç’e haksızlık.1970’li yıllarda Meriç ilmi akademik dergilerde değil biraz slogan vari yazılar yayınlayan, hisli, heyecanlı, ülkücülerin, akıncıların, mücadelecilerin, gazeteleri ve dergilerinde yazıyordu. Onu nasıl bir İngilize benzetebilirsiniz?  
 
Emine Hanım Cemil Meriç’i okuduğunu söylüyor. Ancak bir Müslüman olarak dikkatli tenkit süzgecinden geçirerek sürekli okuduğunu sanmıyorum. Knedisi Meriç’in Juranl 1 kitabından alıntı yaptığını söylüyor. Ben de o kitaptan beni bir Müslüman olarak rahatsız eden İkinci baskıda Quınze-Vıngt Geceleri IV yazısını okumasını tavsiye ederim. Bir Müslüman olarak o yazının birinci paragrafını için rahat ederek okuyabilirimsin? 
 
Arslaner Sait Abi’yi anlamamış. Anlamadığı şundan belli Cemil Meriç ilahiyatçı değil, İslam münevveri değil Cemil Meriç mütedeyin bir Müslüman değildir. Sait Abi, ne dedi peki? “Arkadaşlar Cemil Meriç İslam âlimi değil, İslam müneveri değil, İslam’ın ruhunu kavramış değil. Sait Abi’nin tenkitini direk kendisinden okumalı alıntılardan değil. 
 
Arslaner, Sait Abi’yi bu anlayışla tenkit edeceğine “Bir Mabet İşçisi” ismiyle kitap yazan bir ilahiyatçıyı eleştirmeli. 
 
Her insan tenkit edilir. Cemil Meriç de bir insandır. İsmet sıfatına sahip, günahtan ari değildir. 
:)
Yazar eminearslaner açık 2009-01-04 20:03:08
Sayin Bülent Sayin foruma üye olmus, ilk iletisini iletmis ama sonra ne hikmetse vazgecip, admine yollamis ikinci iletisini... Cok ilginc bir davet sayin admin. Üye birini foruma üye olmaya cagirmak da ne anlama gelir ki...  
 
Neyse, biz Sayin Sayin'a cevap verelim. 
 
Güya bizi düzeltmis Sayin... Verdigim alinti Jurnal 2. cilttedir, 1. ciltte degil. Dikkat edelim.. Hosumuza gitmeyen seyler söyleyen bir yaziyi sirf kusur aramak icin okumak bizi gülünc durumlara sokabilir. Sonra özür dilemek durumunda kalabiliriz. Sekil a'da oldugu gibi. Tabi, sizin özürdileyeceginizi hic sanmiyorum. 
 
Cevaplara toplu cevap: 
 
Bülent bey en azindan Meric sitesine girip, kimdir sayfasini okumus, tebrik ediyorum. Iyi bir gelismeye isaret.  
 
Cemil Meric'in ilk yazisi Hatay'da yeni gün gazetesinde cikti evet. Bunun konuyla ilgisini kuramadim. Meric'in iletisim yayinlarindan cikan "bütün eserleri" serisi su an ulasabileceginiz yegane kaynaktir. Varislerinin eserlere "sadelestirme" adi altinda mudahale etmelerine ragmen, okunmalarinda fayda vardir. Zaten baska sansiniz da yoktur, zira Meric'in orjinal eserlerine ulasmaniz cok zordur. Meric'in cevirileri ve kitaplarinin bazilari ölümünden beri basilmamaktadir ama, bu ayri bir konudur.  
 
 
Bir yaziyi, bir argumani, bir ifadeyi, bir kelimeyi dahi elestirebilirsiniz tabi ama bir yazari, kitaplarinin özeti sayilan bir kitabini okuyup zindik ilan edemezsiniz, elestiremezsiniz, karalayamazsiniz. Bir yazara ait herhangi bir yaziyi da elestirebilirsiniz ama yazarini elestiremezsiniz. Bu yazar "söyle ve söyledir" diyebilmeniz icin o yazarin eserlerini okumus olmalisiniz. Cekmegil, sadece bir yazisini elestirmemistir Ustadin... Ona ait bir kitaptan cümleler alintilayarak onu "müslüman olmamakla" itham etmistir yani, kafir demistir. 
 
 
Sayin, sayin yazimi iyi okumamis. Meric'i nicin bir ingilize benzeteyim yahu! Bir yazi bu kadar mi tersten okunur. O'nun dilini anlamiyorsunuz ve bu yüzden onu elestiriyorsunuz dedim. Yani karsinizda bir yabanci var, bu insan bir arap da olabilir, mühim degil. Siz onun dilinin cahilisiniz... 
 
Meric Islam'i iyi bilmez. Meric mükemmel bir müslüman degildir. Iste bu mesafeden okuyorum Ustadi. Ondan Islam'i ögrenmeye kalkismiyorum. Ondan Avrupa'yi ögreniyorum ve Avrupali'nin lugatini ögreniyorum. Batili düsünürlerin kelimelere yükledikleri misyonu ögreniyorum. Meric benim icin türkce konusan Balzac'dir, Stendhal'dir, Saint Simon'dur, Machiavelli'dir... Hatta bazen bu dilden Ibn Haldun'u dinlersiniz ve büyülenirsiniz. Gercekten muhtesem bir sentezdir, tavsiye ederim... 
 
 
Okudugum yazarlarin iyi birer müslüman olmasi beklentisine sahip degilim, o yüzden Meric'in ifadelerinden rahatsizlik duymuyorum. Yanlislari tabi ki vardir. Özel yasaminda büyük yanlislar yapmistir örnegin ama müslüman sifatinin hakkini ne kadar verdigi sorusuyla birlikte, bu hatalarinin hesabini da Allah'a verecektir, bize degil. Üstelik, kimin yanlisi yok ki... Asil burda benim size Cekmegil'i elestirdigim icin nicin rahatsiz oldugunuzu sormam gerekiyor. Meric yanlis yapar da, Cekmegil yapmaz mi? 
 
 
Merak buyurmayin efendim, Emine Arslaner o bahsettiginiz sahsin kitabini da okumus, tahlil etmis ve görevini yapmistir... Asagida bu elestiri okunabilir. Burada bir ilavede bulunayim, Emine Arslaner Dücane Cündioglu'nun kitaplarinin büyük bir yekununu okumus ve elestirmistir. Bir ilave daha, Emine Arslaner Cemil Meric hayrani degildir sadece, onu iyi taniyan, iyi okuyan, ömrünün bir kismini onu tanitmaya adayan ve eserlerinin basilmasi icin mücadele eden bir isimdir. Bilahere www.cemilmeric.net bu fakirin eseridir... 
 
Dücane Cündioglu'nun kitabiyla ilgili elestirim asagidaki linkden okunabilir: 
 
 
http://web.archive.org/web/20071025093733/www.cemilmeric.net/index.php?ind=reviews&op=entry_view&iden=6
yanlış bir kanaat
Yazar admin açık 2009-01-04 20:17:04
Değerli eleştirmen Emine hanım,  
Mail bana Bülent Sayından gelmedi; mail adresi de farklı isimde. Ben sadece gelen maili rica üzerine aktardım okadar. Hem önemli olan fikrin ve eleştirinin doğru olup olmadığı. Bence ona önem vermeli. İlginize yürekten teşekkürler; selam ve sevgiyle... 
Admin.
Yazar bülent sayın açık 2009-01-04 21:51:45
Sayın Kriter yöneticileri 
Sayın Emine Arslaner’in yazılarından rahatsız olmaya başladım. Ben Sait Çekmegil’i ve onun okulunu çok iyi tanırım. Bu okulun özelliği akla, vahye dayan delilsiz konuşma. Şimdi bu hanımefendiyi size şikâyet ediyorum. Bu kadar bariz hataları yapan bir bayan nasıl üye yapılabilir rahatsızlığımı beyan ediyorum. 
 
1. Ben Bülent Sayınım. Emin’e hanıma cevap da yazmadım. Bir düzeltme yaptım. Emine hanım Cemil Meriç’e ait kaynak verirken Jurnal 1, 183 “ ben ne demişim “Jurnal 2 olacak” demişim basit bir düzeltme nezaket sahibi her insan teşekür eder.Tarihe karşı sorumlu değil miyiz? 
2. Bilal Selçuk’la Bülent Sayın aynı kişi değildir. 
3. Şimdi rahatsız olduğum cümle “Cekmegil, sadece bir yazisini eleştirmemiştir Üstadın... Ona ait bir kitaptan cümleler alıntılayarak onu "Müslüman olmamakla" itham etmistir yani, kafir demistir. “ Sait Çekmegil hangi kitabında hangi konuşmasında “Kafir”kelimesini kullanmıştır. Cemil Meriç’in vefatından saniyeler önce ağzından dökülen kelime” Muhammed Sevgilim” olmuştur. Sait Abi ona tenkit ettiği her insana dua etmiştir. 
Yazar bülent sayın açık 2009-01-04 21:57:32
Sayın Kriter yöneticileri 
Sayın Emine Arslaner’in yazılarından rahatsız olmaya başladım. Ben Sait Çekmegil’i ve onun okulunu çok iyi tanırım. Bu okulun özelliği:” akla, vahye dayan, delilsiz konuşma.” Şimdi bu hanımefendiyi size şikâyet ediyorum. Bu kadar bariz hataları yapan bir bayan nasıl üye yapılabilir rahatsızlığımı beyan ediyorum. 
 
1. Ben Bülent Sayınım. Emin’e hanıma cevap da yazmadım. Bir düzeltme yaptım. Emine hanım Cemil Meriç’e ait kaynak verirken bakın üste Emine Hanım'a ait ilk yazıda :Jurnal 1, 183 “ diye yazmış ilk yazısı bu .yukarıda ben ne demişim “Jurnal 2 olacak” demişim basit bir düzeltme nezaket sahibi her insan teşekür eder. Tarihe karşı sorumlu değil miyiz? 
2. Bilal Selçuk’la Bülent Sayın aynı kişi değildir. 
3. Şimdi rahatsız olduğum cümle “Cekmegil, sadece bir yazisini eleştirmemiştir Üstadın... Ona ait bir kitaptan cümleler alıntılayarak onu "Müslüman olmamakla" itham etmistir yani, kâfir demistir. “ Sait Çekmegil hangi kitabında hangi konuşmasında “Kafir”kelimesini kullanmıştır. Cemil Meriç’in vefatından saniyeler önce ağzından dökülen kelime” Muhammed Sevgilim” olmuştur. Sait Abi ona, tenkit ettiği her insana yaptığı gibi dua etmiştir.Hatadan döner inşaallah demiştir. 
 
4.Ben bir yıldır Kriter'e üyeyim. 
Cok ayip
Yazar eminearslaner açık 2009-01-04 23:20:48
Ilk yazimda "Jurnal 2" yazdigima eminim. Bülent Sayin'in ilk elestirisinde "Jurnal 1" seklinde, güya bir yanlisimi düzelttigine de eminim. Ikinci yorumun sahibinin adinin bugün, yukaridaki yaziyi yazmadan önce "Bülent Sayin" olduguna da eminim. Burada biri yorumlarin icerikleriyle oynayarak kendini hakli cikarmaya, bizi aptal konumuna düsürmeye calisiyor. Bu kisi her kimse, kendisiyle mahkeme-i kübrada yüzlesecegimizi hatirlatarak ayriliyorum forumdan. Bir daha buraya ugramayi veya yazmayi düsünmüyorum. Lutfen cevap yazilmasin...
Tartışılan yazının kendisi yayınlanmalı.
Yazar Melitenli açık 2009-01-04 23:49:14
 
Kırgınlık ve fikri tartışmadan yılgınlık böylesine canlı tartışmaların yer aldığı bu düşünsel ekole hiç yakışmıyor. En iyisi tartışılan yazının kendisi yayınlanmalı ve tartışma mümkünse onun üzerinden daha da sürdürülmeli.  
Sanırım kaçmaktansa bu daha makul bir öneri olmalı... 
İ. Melitenli 
????????????
Yazar kubha açık 2009-01-05 00:44:03
Neyi paylaşamıyorsunuz anlayamadım?
teşekkür
Yazar Selami Çekmegil açık 2009-01-06 00:38:55
Kanaatimce: 
Müdekkik ve mümin yazar Sayın Asım ÖZ beyefendinin “Haksöz” canibinden M. Said ÇEKMEGİL – Cemil MERİÇ fikir farkına dikkatleri çekmesi üzerine, değerli yazar Emine ARSLANER’in bu farkı -üzerinde derinlemesine giderek- eleştiri odağına çekmesi oldukça yararlı olmuştur. Kendisine şahsım adına müteşekkirim. Çalışan beyinlerin duragan beyinlere üstünlüğünü hatırlattı bize Emine hanım.  
Fakat muhterem Bilal SÜRGEÇ, Bülent SAYIN ve Yusuf BİLAL beyefendilere, Merhum M. Said ÇEKMEGİL’in hatırasına asil bir tavırla sahip çıkmaları ve onun kamu oyunda gerçek değeri unutularak yanlış anlaşılmasını engelleme hassasiyetleri, asil bir dostluk ve vefa örneği olmuştur.  
Şahsım adına bu tartışmayı başlatan Asım ÖZ beyefendiye, ve özellikle yorum ve katkılarıyla ÇEKMEGİL hatırasını canlandırarak renklendiren yukarıda özellikle not ettiğim beyefendilere, yürek dolusu teşekkürler sunuyorum. Belli ki ÇEKMEGİL tarzıyla canlı ve yaşıyor…  
Bu tarzı yaşatan ve fikre önem veren tüm kriter izleyicilerimize ve bize bu sayfayı bu güzel niteliğiyle hediye eden değerli kardeşlerimize teşekkür, selam, sevgi… 
M. Selami ÇEKMEGİL  
Re:Eksiklik
Yazar girisim açık 2009-01-06 11:47:23
Tartışmada eksik olan şey şu kanaatimce; Cemil Meriç'in ne kadar önemli biri olduğunu ifade etmek isteyen Aslaner hanımefendi, bu büyüklüğün ifadesi olarak somut birşey göstermesi gerekirdi. Yani Cemil Meriç'ten ne öğrendiğini açıklasa, buna bakarak şahsım adına bir değerlendirmede bulunmam mümkün olurdu. 
Raci D.
Raci Bey'e
Yazar bilal sürgeç açık 2009-01-06 12:55:24
 
Raci Bey sakın yanlış anlama katkı olsun diye söylüyorum. Tenkit yok. 
Türkiye'de kalabalıklar sağ sol diye birbirini keserken Cemil Meriç bu terimlerin yeni yeni girdiği ülkemizde ne kadar yersiz olduğunu hatırlatmıştı. Avusturya başbakanı Prens Maternih’in mektubunu, Ali Paşa’nın vasiyetini, Batılılaşmanın ne olduğunu çok etkili bir dille anlattı. Sadi Nursi hakkında çok ifadelerin sahibidir o. Kırk Ambar okuyun göreceksiniz ki Cemil Meriç bir tenkit ustası. Yaşar Kemal tenkitini okumanızı tavsiye ederim. Yazarlar okulunda onun yazım üslubunu ders diye okutmak lazım. 
 
Sait Çekmegil’le Cemil Meriç farklıdır. Cemil Meriç hayatı –kendi ifadesidir.- Marksizm’den milletinin değerlerine doğru bir geçişi yaşamıştır. Hassasiyet sahibidir. Bu hasasiyet’te bir anda olmamış zamanla kazanılmıştır. İslam’ı tanımak için çeşitli ilim dalları vardır. Akaid,Tefsie,Hadis, vs bunlar bir günde öğrenilmez. Asım Öz’ün adını belirttiği Bu Ülke’nin yayınında sonra Cemil Meriç 12 yıl daha yaşamıştır. Son dönemdeki İslam’a yönelik hassasiyetine bakmak lazımdır. Hatta siyasi olarak İslam’i söylemlere sahip Milli Selamet Partisine oy vermiştir. Bu o yıllar için önemlidir. Birçok cemaat o yıllarda Demirel’in yanındaydı. Şimdi onun bazı eserlerini hayatında geçişi yaşayan biri olarak okumak lazım. Cemil Meriç’in “Bu ülke” eserinde çok daha değerli gördüğüm “Kültür’den İrfan’a” isimli kitabı neden gündeme girmemiş hiç anlamış değilim. Üstelik son eseridir. 
 
Sait Çekmegil’e gelince onun hayat yürüyüşü hep İslami çizgide kalmıştır. Onun hayatında kırılma yoktur. Değişim yoktur. Onun hayatında sağcılık da yoktur solculuk da. O Müslüman ifadesini yegâne sıfat olarak kabul etmiştir. Tenkiti ibadet bilmiştir. O kendisini sürekli Kuran’a muhatap etmiştir. İki yazar arasındaki bu farkı görmek lazım. Sait Abi bir yazarı abartılı övmeye kızardı, niye okuyorsunuz demezdi, okuduğunuzu tenkit ederek okuyun derdi; zaten ilmin gelişmesinde bu şarttır. Bir insanı idealize ettiğiniz zaman yanlışını da kabul etmiş olursunuz. Özellikle İslam dünyasının düştüğü hata da bu değil mi, bir tenkit anlayışı olsaydı Bâtınilik, Hurufilik vs günümüze kadar gelebilir miydi? 
Cemil Meriç'ten Esintiler
Yazar bilal sürgeç açık 2009-01-07 13:47:49
 
 
Cemil Meriç’ten esintiler 
 
Tanımamız kendimizi. Başkalarını nasıl tanıyabilirdik? Avrupa’yı Avrupa’nın istediği kadar tanıdık. Tanımıyoruz kendimizi, tanımak da istemiyoruz. Yaşamak istiyorsak, dünyadaki yerimizi bilmek zorundayız. 
 
İslamiyeti gerçekten tanımak için onu bütün icaplarıyla yaşamak yani Müslüman olmak şart.Avrupalılar böyle bir mazhariyetten mahrum oldukları için İslam dinini bütün derinliği ile kavrayamazlar. 
 
Mithat (Paşa) Cevdet (Paşa)y “senin aklın bu işlere ermez çünkü sen Fransızca bilmezsin” diye çatar. Cevdet de ”Fransa’da herhangi bir kundura tamircisi kendi dilini senden çok iyi bilir.”diyue hak ettiği cevabı vermekten çekinmez. 
 
Bilgi kâfi gelseydi oryantalistlerin hepsi İslamiyeti kabul ederdi.  
 
 
 
Ben Akif’i Fikrettten çok severim.Ama her iki şair de ülkemizin barındırdığı miliyonlarca “escad” arasında ihtişamla parlayan temiz birer nasiyedir.Akif, Fikret aleyhindeki yazılarını “safahata” almamak efendiliğini göstermiş.Keşke Sultan Abdülhamit’le ilgili hicviyesine de o güzel eserde yer vermemiş olsa idi. 
 
Japonya’nın maddi fetihlerini, refahını, bir kelimeyle şevket ve ikbalini gıptaya şayan bulmuyorum. Üç kıtaya hakim olmuş bir memleketin dünyaya adalet ve kardeşlik dağıtmış bir ülkenin zıpçıktı “uygarlığı” taklide ihtiyacı yoktur.Türkiye’nin kendi kalması, insanlığın bütün keşiflerinden, bütün fetihlerinden faydalanarak ihtişamlı mazisine layık bir ,istikbal inşa etmesi başlıca muradım. 
 
Sevgi düşünmenin ilk vazgeçilmez şartıdır.Batı tarihindeki her kepazeliği yüceltirken , kendi geçmişimizde karşımıza çıkan minacık kusurlara takılıp kalıyoruz. 
Kaynak Cemil Meriç Kültür'den İrfan'a
imla hatalarını düzeltiyorum
Yazar bilal sürgeç açık 2009-01-07 20:28:21
Cemil Meriç’ten esintiler  
 
Tanımamız kendimizi. Başkalarını nasıl tanıyabilirdik? Avrupa’yı Avrupa’nın istediği kadar tanıdık. Tanımıyoruz kendimizi, tanımak da istemiyoruz. Yaşamak istiyorsak, dünyadaki yerimizi bilmek zorundayız.  
 
İslamiyeti gerçekten tanımak için onu bütün icaplarıyla yaşamak yani Müslüman olmak şart.Avrupalılar böyle bir mazhariyetten mahrum oldukları için İslam dinini bütün derinliği ile kavrayamazlar.  
 
Mithat (Paşa) Cevdet (Paşa)y “senin aklın bu işlere ermez çünkü sen Fransızca bilmezsin” diye çatar. Cevdet de ”Fransa’da herhangi bir kundura tamircisi kendi dilini senden çok iyi bilir.”diyue hak ettiği cevabı vermekten çekinmez.  
 
Bilgi kâfi gelseydi oryantalistlerin hepsi İslamiyeti kabul ederdi.  
 
 
 
Ben Akif’i Fikrettten çok severim.Ama her iki şair de ülkemizin barındırdığı miliyonlarca “escad” arasında ihtişamla parlayan temiz birer nasiyedir.Akif, Fikret aleyhindeki yazılarını “safahata” almamak efendiliğini göstermiş.Keşke Sultan Abdülhamit’le ilgili hicviyesine de o güzel eserde yer vermemiş olsa idi.  
 
Japonya’nın maddi fetihlerini, refahını, bir kelimeyle şevket ve ikbalini gıptaya şayan bulmuyorum. Üç kıtaya hakim olmuş bir memleketin dünyaya adalet ve kardeşlik dağıtmış bir ülkenin zıpçıktı “uygarlığı” taklide ihtiyacı yoktur.Türkiye’nin kendi kalması, insanlığın bütün keşiflerinden, bütün fetihlerinden faydalanarak ihtişamlı mazisine layık bir ,istikbal inşa etmesi başlıca muradım.  
 
Sevgi düşünmenin ilk vazgeçilmez şartıdır.Batı tarihindeki her kepazeliği yüceltirken , kendi geçmişimizde karşımıza çıkan minacık kusurlara takılıp kalıyoruz.  
Kaynak Cemil Meriç Kültür'den İrfan'a
Eleştiri faydalıdır.
Yazar Nuri Birtek açık 2009-01-08 15:16:11
Rahmet-i Rahmana kavuşmuş iki yazarı takdirle anarak başlamak istiyorum. Usulüne uygun eleştirinin yanlıştan döndürme, doğruyu teşvik etme gibi faydaları olduğu yaygın kabul gören bir husustur ve insanlar en çok sevdiklerini eleştirmelidirler. 
 
M.Said Çekmegil’in 32 yıl önce – bu satırları okuyanların pek çoğunun henüz dünyaya gelmediği bir zamanda - Cemil Meriç hakkında yapmış olduğu bir eleştiri kısa bir süre önce TRT 1 de yayınlandığını öğrendiğimiz ‘Türkiye’nin Ruhu Cemil Meriç’ belgeseli münasebetiyle Asım Öz tarafından Haks Söz Haber sitesinde gündeme getirilmiş ve M.Said Çekmegil muhibbi Kriter.org bunun okuyucuları ile paylaşmıştır. 
 
Cemil Meriç muhibbi olan (ve bu sahadaki çalışmalarını www.cemilmeric.net web sitesi ile taçlandırdığını takdirle öğrendiğimiz) Emine Arslaner de bu eleştiriyi eleştirmiştir. Eleştirisinin ana unsurları, Cemil Meriç’in pek çok eserinden sadece biri olan ‘Bu Ülke’yi okuyup onu eleştirmenin yanlış olduğu, İslami bir iddiası olmayan Cemil Meriç’in İslami kavramlara yabancı olması nedeniyle eleştirilemeyeceği, bu nedenle onun Müslüman olmadığının iddia edilemeyeceği, genelde de İslami kavramlarla barışık olmayan yazarların İslami kesim tarafından okunmayışının yanlış olduğudur. 
 
Oysa M.Said Çekmegil’in Ekim 1976’da yazdığı bir eleştirinin 32 yıl sonra güncelliğini koruması ve ilmi bir tenkit olarak ele alınması başlı başına bir değer ifade ediyor. Bu değerlendirmeyi yapan Asım Öz beyefendiye teşekkür ediyorum. 
 
Öncelikle Cemil Meriç’in sadece bir kitabının okunarak tenkid edilmesinin tenkidine bakacak olursak, Cemil Meriç, Asım Bey’den öğrendiğimize göre, Bu Ülke kitabını şöyle değerlendirmiştir: 
"Bu Ülke, yarım asırlık bir tetebbuun, bir sanatçı mizacından süzülen usaresi. Bir mesaj, daha doğrusu bir çığlık... keşif, dertli, derbeder..."  
 
"Bu sayfalarda, hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim: etimin eti, kemiğimin kemiği."  
 
Demek ki Cemil Meriç hakkında bir fikir edinmek isteyen birinin bu kitabı okuması yeterli olabilir. Kendisi onu (Emine Arslaner gibi) sadece bir ‘önsöz’ olarak değerlendirmemiştir. Kaldı ki alıntı yapılan eleştirisinde Çekmegil ‘Zira eser ve makalelerinden şahit olduğumuz kadarıyla söyleyelim ki Cemil Meriç Bey İslam’a hürmetkardır’ diyor. Buradan anlaşılıyor ki M.Said Çekmegil sadece ‘Bu Ülke’ kitabını okumakla da yetinmemiştir. 
 
M.Said Çekmegil bence esas itibarıyla, Emine Arslaner’in ifadesiyle ‘Oksidentalist’ olan Cemil Meriç’in İslam’ın temel kavramlarına yabancı olmasını (belki 70’lerde yadırganmayan ancak günümüzde sert olarak nitelendirilecek bir üslupla ) eleştirmiştir. Kriter’i İslam olan Çekmegil’in başka bir açıdan eleştirmesi beklenemezdi. Cemil Meriç kendi ifadesiyle ‘Türk irfanına adamış bir fikir işçisi’ veya Emine Arslaner’in ifadesiyle ‘Avrupa'yı irfanımızla kucaklaştırmaya çalışan bir seyyah’ ise, Çekmegil onun İslam’ın temel kavramlarına hakim olmasını beklemiştir ve aksini yadırgamıştır. Belki de Türk kültürüne – şimdilerde Türkiye’nin Ruhu denecek kadar – yakın bir yazarın, örnekleri özellikle 70’li yıllarda yaygın olan, halkına yabancı klasik Türk aydınları gibi, bu kavramlara yabancı olmasına hayıflanmıştır.  
 
Emine Arslaner’in ‘Ona ait bir kitaptan cümleler alıntılayarak onu "Müslüman olmamakla" itham etmiştir yani, kafir demiştir’ değerlendirmesi üzülerek söyleyelim ki mesnetsiz, haksız ve insafsızdır. Yazıda böyle bir ibare olmadığı açık. Kastı bu olsaydı açıkça ifade ederdi. Ayrıca M. Said Çekmegil’i tanıyanlar bu iddianın ona yakıştırılmasının mümkün olmadığını bilirler. Ben bu konuda şahadet edebilecek pek çok kişiden birisiyim. Ona ‘demediğini’ dedi demek zulüm olmaz mı?  
 
Umuyorum Emine Arslaner bazı yazarların “...makalelerini, araştırmalarını, ıvır zıvır müsvettelerini ecnebi isimlerle mühürlemekten hiç imtina” etmediğini “....lakin bir Türk düşünürü olduğu zaman paranoyaklığın zirvesinde oksijen kaybı” yaşadığını söylerken genel bir değerlendirme yapmış ve M.Said Çekmegil’i ima etmemiştir. Zira bu da onun asla hak etmeyeceği bir eleştiri, daha doğrusu, suçlama olurdu. 
 
Emine Arslaner’in M.Said Çekmegil’in 'Büyük bir ihtimalle Cemil Meriç’in, Müslümanların evlerinin basıldığı, tevkif edildiği bir dönemde büyük bir cesaretle onların haklarını savunan bir Marksist olduğunu’ bilmediğini belirtiyor. (Cemil Meriç de M.Said Çekmegil’in ‘evi basılan Müslümanlardan’ olduğunu bilmeyebilir.) Olabilir. O halde hatalarına göz mü yummalıydı. 
 
Emine Arslaner’ın dediği gibi ‘ Tenkidin ruhu samimiyet ve dürüstlük’ ise bu konularda M.Said Çekmegil örnek gösterilecek bir şahsiyet idi. 
 
Emine Arslaner’ın ‘Said Çekmegil Cemil Meriç'i tanımaz.’ Hükmüne gelince; Emine Arslaner diyor ki: Cemil Meriç “... ne Doğulu ne Batılıdır.” ....” Müslüman’dır ancak her iki dünyayı da dolaşan, arayan ve aratan bir Müslüman. Dolayısı ile İslami Lafızları kullanmaz.” İşte M.Said Çekmegil de aynen böyle demiyor mu? Öyleyse Emine Arslaner M.Said Çekmegil’in Cemil Meriç’i tanımadığını neden iddia ediyor.  
 
(Bu yazımı postalamadan önce Bilal Sürgeç’in son katkılarını okudum. Acaba dedim, bu eleştirinin Cemil Meriç’in hayatında yaptığı değişiklikte payı olmuş mudur? Allah –ü Alem.)  
 
Son söz: Eleştirmenlerin kendileri de eleştiriye açık olmalı.  
 
nullnullnullnull
Cemil Meriç'ten esintiler
Yazar bilal sürgeç açık 2009-01-09 15:08:37
“Türkoloji” kelimesinden daha yüz kızartıcı bir kelime yoktur. Ruslar çıkarmıştır bu kelimeyi, ölü milletler için. Sümeroloji gibi. Bu kelime Türk medeniyetini paranteze almak demektir. Bu müthiş yalanı bize de kabul ettirdiler. “Türkoloji” Osmanlı’yı paranteze alan, atıl bir kelimedir. Neden bir Frankoloji yok da Türkoloji var. Biz ölü müyüz? Ruslar ve Batılılar sırf bizi, yani Osmanlı’yı dikkatlerden uzaklaştırmak için bu kelimeyi icat etmişler. 
 
 
Tenkidin olması için ortak ölçülerin olması lazım Tenkitçi belli ölçülere dayanarak konuşur. Cemiyette ölçü yoksa tenkitte yapılmaz. Tenkit güzele doğruya davettir. 
 
Osmanlı medeniyeti fedakârlığa dayanan bir medeniyettir. Yobazlığa karşıdır. Kendi dini dışındakileri bile kanadı altına almıştır. Osmanlı’da toprak mülkiyeti yoktur. Mülk Allah’ındır. 
 
Rusya’dan gelen Türkçülerin hepsi Osmanlı’yı yıkmak için çalışan misyonerdir. 
 
Ecevit şair adam, Katiyen komünist olamaz. 
 
Batan veya kapanan her dergi içimde açılan bir yaradır. 
 
Teknik ve Üniversite yan yana gelemeyecek iki kelime. Üniversite düşünmenin yeridir. Edebiyat, felsefe, sosyoloji, tarih coğrafya, matematik okutulur. Eskiden Mühendis mektebi idi Teknik üniversitenin adı. dünyanın hiç bir yerinde teknik üniversite yoktur. 
 
II Mahmut yeniçeriyi topa tutarak kaldırdı. Ulema dayanak noktasını kaybetti. Şeyhülislamlar da tayin edilir. Ve azledilir oldular II Mahmud hırıstiyan mürebiyeler tarafından tam bir Katolik gibi büyütülmüştür. Kendisi deli bir adamdı. Askere Frenk elbisesi giydirdi. Kendisi de Napolyon çizmelerini geçirdi ayağına Osmanlı II Mahmut’da ölmüştür. II. Abdülhamit bu ölüyü diriltmiş ve 33 sene ayakta tutmuş yegâne adamdır. II Abdülhamid son Osmanlı padişahıdır. Osmanlı II Abdülhamid’le biter. 
 
Türkiye’nin en vahim hadisesi yeniçeriliğin ilgasıdır. II Abdülhamid II Mahmud’un pisliğini örtmeye çalışır. Onun için Cevdet Paşa’ya tarih yazdırır. Fakat Cevdet Paşa dürüst değildir. Kurnaz ve akıllıdır. Yeniçerilik ilga edilmeliydi der. Tarihini de 1826’ya kadar yazar.Ondan sonrası yoktur sebep ? Açık. Osmanlı da yok artık. II Abdülhamitde II Mahmut’un soyundan gelmektedir. Elbette ceddinin günahlarını yüklenecekti. 
 
II Mahmut’un ordusu da milli değildi. Tıbbiye ve harbiye Fransızların elindedir. Hariciye de İngilizlerin eline geçmiştir.  
 
 
Kaynak Halil Açıkgöz-Cemil Meriç’le Sohbetler 
Cemil Meriç'ten Esintiler
Yazar bilal sürgeç açık 2009-01-10 12:36:42
Ben hiçbir hizbe dahil değilim, hakikate mensubum. 
 
ben neyim? Ben kendimim 
 
Yaptığım hatalar hudutsuzdur. Hayatım hatalarla dolu, ama Arapça öğrenmeme hatamı hiç affetmiyorum.  
Altınlarını cam karşılığı dağıtan Kızılderiliyi hiçbir zaman gülünç bulmadım. Cam, altından çok daha asil. İsrail peygamberlerinden beri lânetlenmiş bir maden, altın. Adı, tarihin bütün cinayetlerine karışmış. Pıhtılaşmış kan, insan kanı. Cam güzel, çünkü kirli bir mazisi yok. Cam güzel, çünkü kalbi var, kırılıveriyor. 
 
Deli İbrahim, Osmanoğulları'nın en akıllısı. İnci balıklara atılmak için yaratılmış olmasaydı, denizlerde ne işi vardı? 
 
Kamus, bir milletin hafızası, yani kendisi; heyecanıyla, hassasiyetiyle, şuuruyla. 
 
Slogan, ilkelin ideolojisi. 
 
İdeolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri. 
 

 
Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız. 
 

 
Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk: kültür. 
 

 
Kitap, istikbale yollanan mektup… smokin giyen heyecan, mumyalanan tefekkür. 
 
 
Duygunun asaleti, kuvvet ve isabetindedir. 
 

 
Yığın düşünmez, maruz kalır. 
 

Bayağı, hissetmeyendir. 
 

 
Gerçek hükümdarlar, ebedi hükümrandırlar. Hazineleri yağma edildikçe zenginleşirler. 
 

Meçhule açılan bir kapıdır kitap. Meçhule, yani masala, esrara, sonsuza. 
 

 
Mütercim, mutlak’ı arayan bir çılgın, “felsefe taşı”nı bulmaya çalışan bir simyagerdir. 
 

 
Şiir ne bir teşrih masasıdır, ne bir teşhir çarmıhı. 
 

 
Polemik zekaların savaşıymış. Zekalar birbiriyle savaşmaz. Kinlerin, peşin hükümlerin, gizli çıkarların savaşı, polemik. Eski bir  
inancı yok etmek isteyen yeni bir düşüncenin savaşı. Ve her mübariz kendi cephesinde muzaffer. 
 

Yaşayanları yöneten ölülerdir. Demek ki öldürülmesi gereken ölüler de var. 
 

 
Gitmek, kaderin hatalarını düzeltmektir. 
 

 
Kahramanlık, hatada ısrar etmemektir. 
 

 
 
 
 
SELAM İLE
Yazar selahaddin açık 2009-01-10 20:19:00
ff:) Son günlerin moda lafı ''Söyleyene bakarım kadın mı diye'' diyecek daha çok şeyim var bekleyeyeim biraz
Nuri Birtek'in Eleştiri Faydalıdır Yazıs
Yazar suphi açık 2009-01-11 15:34:43
Okumaya değer kalite bir yazı.İstifade ettim teşekkürler... SUPHİ
Bir alıntı...
Yazar admin açık 2009-01-15 23:49:44
Erzurumlu Emrah30 Aralık 2008 Salı 21:21 
Araftakiler, Mağaradakiler ve C. Meriç Portresi: 
 
Cemil Meriç, İslâm'a hürmetkârdır. Doğru. Fakat çoklarının sandığı gibi referans gösterilecek bir Müslüman düşünür değildir. Aslında kendisinin de böyle bir iddiası yoktur. Çırpınan bir adamdır Cemil Meriç. Kafasını, yüreğini, kalemini, sözünü sağa sola vuran; fakat bunu da büyük bir etkiyle, cerbezeyle yapan bir adamdır. Sosyalist kökenlidir. Sonra milliyetçilere yanaşmış, onların eline bakmak zorunda kalmıştır. İslâm'ı ona temel kaynaklardan hareketle, vahiy bilinci eşliğinde öğretebilecek, aktarabilecek, tartışabilecek kişiler de olmamıştır uzun süre etrafında. Geldiği nokta yine de önemsenmesi gereken bir sıçramayı işaret eder. Çünkü ulaşabildiği, anlayabildiği zaman iyi şeyler söyleyebilen, işin künhüne de varabilen bir adamdır Cemil Meriç. Ali Şeriati ile ilgili uzun ve kapsamlı yazısı bu bağlamda da okunabilir. Bir de görmediği için, onu çevreleyen, ona okuyan, onu olup bitenden haberdar eden, ona kitap getiren insanların etkisini de göz ardı etmemek lazım. Sezgisi ve bilgisiyle cenneti aramış fakat Araf'tan çıkamamıştır sonuçta. Onu okumak gerekir, ancak bu perspektifi, bu mayınlı düşünce alanını gözden ırak tutmadan. Carlyl, Necip Fazıl, Şeriati, Karakoç için de aynı şeyler söylenebilir. Okumaktan, üzerinde düşünmekten korkmamak lazım son çözümlemede. Kaldı ki "İslam'ı öğrenmek" için düşünüre, filozofa, aydınlara da ihtiyaç yoktur.  
 
Asım Öz'e dikkati, araştırmacı titizliği ve yorumları için teşekkür ediyoruz.
garip
Yazar Sanih açık 2009-01-17 05:38:25
Bir büyük harfle başlayan Admin bir de küçük; ikisi de düzeyli ikisi de usturuplu... 
acaba hangisi gerçek admin?  
ff:?

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 03-01-2009 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
66630161 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net