26-02-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Daha Nice güzel 
                       bayramlara 
ermemiz dileklerimizle 
                       Selam Size...
 
Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                karde?imizin
(facebook sayfas?ndan 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Güncel Yazılar arrow *Kapitalizm evvela, kendine uygun bir ortam hazırlar
*Kapitalizm evvela, kendine uygun bir ortam hazırlar PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 4
KötüÇok iyi 
Yazar Ramazan TOPRAKLI   
20-11-2008
*Kapitalizm evvela, kendine uygun bir ortam hazırlar


                                                                    Ramazan TOPRAKLI 
Kapitalizm evvela insanların düşüncelerini etkileyerek, kendi ürettiği malların rahat, rahat satılması için bir ortam hazırlar. Hatta daha da ileri giderek ihtiyacın olmayan şeyleri de satmak için reklâm ve çeşitli yollara başvurur. Yaş Günü, Doğum Günü, Analar Günü, Babalar Günü gibi birçok icatlar yaparlar. Daha olmadı Moda diye bir şey çıkarır.


Kurt veya canavar bir sürüye girdiği zaman, karnını doyurmak için tek bir koyun yetip arttığı halde onlarca koyunu boğar atar. Kapitalistler, Allahın bütün varlıklara ve insanlara bir hesap üzerine verdiği nimetlerini veya tabiatı canavarlar gibi talan ve tahrip eden canavar ruhlu adamlardır. Her şeyin bir hesap üzerine olduğu, bu günün bir de yarını var, şuuruyla hareket edip, ona göre iktisadi bir düzen ve işletmeler kuracakları yerde gece gündüz üretim yapmayı hedeflediler. Nihayet dünyayı bir buhranın daha içine soktular. İlahi uyarılara kulak tıkandığı müddetçe dünyayı daha çok buhranlar beklemektedir. Canlılar güçleri nispetinde tabiatı tahrip ettiği halde insanoğlu yapmış olduğu makineler ile gücünün kat be kat üzerinde tahrip gücünü elinde bulundurmaya başlamıştır. Bu makineler canavar ruhluların elinde dünya için bir felaket aracı haline gelmektedir.

  
Kapitalizme karşı en büyük direncin Müslümanlardan geldiğini görüp, onları bertaraf ettiler.  
"İnsanın çalışmasından başka eline geçecek başka bir şey yoktur" deyen Allah kelamına iman eden ve israfın her türlüsüne karşı olan Müslümanları halkımızın gözünde küçültmek veya küçük düşürmek için "bir lokma bir hırka" taraftarı olmakla aslında, Müslümanların çalışmaz ve tembel oldukları fikrini yaydılar.


Birçok ilmin atasının Müslümanlar olduğunu, Hz. Muhammed (sav) in "İlim Müslüman'ın yitik malıdır, onu nerede bulursa alır" veya "İlim Çin'de de olsa alınız" buyruğunu bildikleri halde, Müslümanları ilme ve fenne karşıymış gibi göstermek için "gâvur malı" sözünü "gâvur icadı" olarak değiştirip onların arasında yaydılar.


Ülkesindeki imalathanelerin ve az da olsa yerli sanayinin kapanmasının önüne geçmek ve ahilere arka çıkmak için ecnebi mallarına boykot ilan eden imam ve hocalarımızı ilme, fenne ve ilerlemeye karşı gösterdiler. Kendilerine dikensiz gül bahçesi oluşturmaya çalıştılar ve sonunda gayelerine ulaştılar.


İsraf ve tüketim çılgınlığının önüne geçmek için ihtiyacın kadar yemelisin, ihtiyacın kadar giymelisin veya her şeyden ihtiyacın kadarını almalısın fikrini, bir özlü söz olarak "bir lokma bir hırka" şeklinde söyleyen Müslümanlara olmadık iftiralar attılar.  


Kendi ihtiyacının üstünde tüketenler, başka insanların ihtiyaçlarını veya haklarını ellerinden almış olduklarının farkında olmalıdırlar. İhtiyacının üstünde gıda tüketenler başkalarının veya gelecek nesillerin hatta kendi torunlarının haklarını gasp edenler, gasp ederek aldıkları fazla ağırlıklarını atabilmek için evlerine idman aletleri yerleştiriyorlar.


3- 4 kişilik bir aile için 300 metrelik evler inşa edip hesapsız miktarda mermer kullanıyorlar.  
Hükümet 45 metrelik evler yapacağını söylerken aslında, küçük bir ailenin ihtiyacı olan ev büyüklüğünü de söylemiş olmuyor mu? 


Bizim kültürümüzde diğerkâmlık mevhumu yani başkalarını düşünme diye bir söz vardır.  
Bir Müslüman'ın ihtiyacı kadar tüketip, nefsinin aşırı isteklerine karşı, yemiş kabul et deyerek, yemediği halde yemiş kabul ettiklerinin bedellerini biriktirerek İstanbul'da "sanki yedim camii" diye de bir camii yaptırdığını bu ülkede çoğumuz biliriz.  


Uzun süren mücadeleden kapitalistler galip çıktılar. Müslümanların çocukları bile atalarına savaş açtılar. Kapitalistlerin topluma şırınga ettikleri zehir etkisini gösteriyor olmalı ki aynı onlar gibi üretiyor, onların istediği gibi tüketiyor ve bir tüketim cihazı gibi hareket ediyoruz.  
Ülkemizin televizyonları ha bire, her çeşit malın reklâmını yaparak insanların iştahını kabartıyor ve insanın ihtiyacı olmayan şeyleri dahi satın alır hale getiriyorlar.


İbadethanelerimizi yaparken dahi israf ve lüks içindeyiz. Bir mahalle camisine bir minare ve bir şerefe yeterliyken üçer şerefeli iki minare, sırf atalarımızın cami tezyinatı olmasından dolayı az bir çini tezyini yerine bütün duvarların çiniyle kaplanması, bazen her tarafının mermerle kaplanması sıra dışı olmaktan çıkmış vaziyettedir. Küçük bir cami veya bir mescit yeterliyken Balkanların veya Akdeniz Bölgesinin en büyük camisi gibi sözlerle, hiçbir mimari özelliği olmayan, başka bir caminin kötü taklidi olan büyük ve hantal yapılarla kendimizi avutmaktayız. Bu sözleri söylerken Koca Sinan ve Sultanlarımıza karşı bir nevi hadsizlik yaptığımızın farkına varmıyoruz. Ülkenin dış borcunun 500 milyar doları aşmasına bakmadan yani içmeye ayranımız yokken, kenefe tahterevalli ile gidiyoruz. 


Şairin "Bazen geriden gelen fersah, fersah ilerde" dediği gibi Müslümanların çok, çok önce söyledikleri bir lokma bir hırka sözünün günümüzde karşılığı olan "Çevre ve Çevrecilik" fikrini batılılar uygulamaya başladıkları gibi, artık yavaş yavaş bizim de gündemimize iyi ki sokmuş bulunuyorlar.  


İnsanların aç ve açıkta kalmaması,
Tabiatın tahrip edilmemesi,  
Başkalarının haklarına tecavüz etmemek,  
Tüm canlılara veya dünyamıza saygılı olmak için,  
Ölsün kapitalizm,  
Yaşasın çevrecilik,  
Yaşasın bir lokma bir hırka.
                                                          Ramazan TOPRAKLI

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
64848444 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net