18-04-2021
 
 
 
  :: Ana Menü
 
 
 
Duyurular
AKIL IÇIN YOL BIRDIR

(THERE IS but
ONE WAY for REASON)
       
(linkleri SAG TIKLAYIN
                                 lütfen)

Sn.Soner YALÇIN'dan 
dikkate değer bir yazı: 
Edebiyatla 
               Ahmaklaştırma
https://www.sozcu.com.tr/
2021/yazarlar/soner-yalcin
/edebiyatla-ahmaklastirma
-6335565/
 


Önerdigimiz sayfalar:
M. SAID ÇEKMEG?L 
anisina
https://www.facebook.com/
groups/35152852543/?mul
ti_permalinks=1015385
0899667544&notif_t=grou
p_highlights&notif_id=147
2405452361090




Nuri BiRTEK
                kardeşimizin
(facebook sayfasından 
              ilginç tespitler)
https://www.facebook.
com/nuri.birtek




Raci DURCAN
                  kardeşimizin
(facebook sayfasından
             ilginç tahliller)
https://www.facebook.com
/raci.durcan?fref=ts



Mesut TORAMAN
                   karde?imizin
(facebook sayfas?ndan
dikkate de?er görüntüler)
https://www.facebook.
com/mesut.toraman.52









M. Selami Çekmegil 
                          kimdir!









    ____________________
BU SITE
    Selami ÇEKMEG?L’in
Yegenleri:
    Melike TANBERK ve 
    Fatih ZEYVELI'nin
 beyaz.net ekibi ile birlikte
      M.Said ÇEKMEGIL 
  an?sina ARMAGANIDIR!  


   Anasayfa arrow Medyadan Seçmeler arrow 68 Kuşağı
68 Kuşağı PDF Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 1
KötüÇok iyi 
Yazar Mümtaz'er Türköne - Zaman   
09-11-2008

68 Kuşağı

                                         Mümtaz'er Türköne - Zaman (*)
TÜYAP Kitap Fuarı'nın bu yılki teması 68. 40. yılında, 68 hakkında epeyce kitap yayımlandı. 68 üzerine konuşmak ve yazmak, nostaljik gezintilere çıkmak anlamına gelmiyor.

68'den bahsetmek, tersine canımızı yakan yakın tarihle hesaplaşmak demek. 68 görülmemiş hesaplarımızdan biri. Geçmişin hesabını görmeyenlerin geleceğe dönük hesapları olamayacağını hatırlayalım.

Bu yayınlara ben de Nesil Yayınları'ndan çıkan bir kitapla katıldım. Bir yazarın köşesinde kendi kitabından bahsetmesini doğru bulmam. Ama bu kitabı, bir kitaptan çok bir hesaplaşma olarak kaleme aldım. Bu hesabın yeni kuşaklar eliyle mutlaka görülmesini ve böylece defterin kapanmasını umuyorum. Çabam, bu hesaba dair.

"Darbe peşinde koşan bir nesil: 68 Kuşağı" başlığı savunduğum temel tezi özetliyor. "68 neydi?" sorusunu, onu bir kategorinin içine yerleştirmek için soranlara verilecek kesin cevap şu olmalı: "Bir darbe serüveni idi". O zaman 68'i "darbeler tarihi" içinde bir yere yerleştirmek lâzım. 27 Mayıs'ın açtığı taşlı ve tozlu yolda cuntalar yeni darbeler planladılar. Tam o esnada Avrupa'da tarih sahnesine hiç savaş görmemiş bir nesil girdi. Daha özgür bir dünya için ayağa kalktılar.

Avrupa'da başlayan gençlik olayları, bizim cuntacılara ilham kaynağı oldu. Bizim 68'liler ile Sorbonne'daki 68'liler arasında, aynı yılın içinde sokağa çıkmak dışında hiçbir ortak nokta yoktur. Avrupa'da gençlik politik bir aktördü. Bizde de olmalıydı. Ne için? Darbeye etkileyici bir fon oluşturmak için.

68 kuşağını, büyük hayallerle evden kaçıp kötü yola düşen genç kızlara benzetiyorum. Mahzenlerde gördükleri pırıltıları ışık zannettiler. Cuntacılara yem oldular. Cuntacılığa sol müşteriler bulmak için icat edilen Baasçı Millî Demokratik Devrim tezini, ezilenlerin kurtuluş reçetesi olarak anladılar.

"İnsanlık tarihi, keskin dönemeçlerde toplumların savrulmalarına dair çok sayıda örneği bize naklediyor. İnsanlar yalnızlaşıyor, yabancılaşıyor; toplumların canı yanıyor. 19 yüzyılın özellikle ikinci yarısında Avrupa toplumlarının geçirdiği sancılı dönüşüm tam da böyle bir dönüşümdü. Sanayileşme, hızlı şehirleşme yeni toplumsal nirengi noktalarını henüz oluşturamayan insanlar vahşi siyasî rekabetin nesnelerine dönüşüyor. Siyaset bu içinden çıkılması güç karmaşayı çözmek için değil, sömürmek ve iktidar aracına dönüştürmek için çaba harcıyor. Sancılı toplumları siyasetin acımasızlığına terk edince ortalığı şiddet ve öfke kaplıyor.

Türkiye 1960'lı yılların sonundan itibaren başdöndürücü bir değişim yaşadı. Birdenbire insanlar yaşadıkları küçücük ve sıcacık köylerinden şehirlere sürüldüler. Hiç bitmeyecek bir gurbet hayatına başladılar. Bütün hayat alışkanlıkları çöktü, bütün referans sistemleri yerle bir oldu. 68 aslında bu pusulasını kaybeden neslin kurda kuşa, yani cuntacılara yem olmasının hikâyesi. Türkiye sancılı bir dönüşüm yaşadı. Her şey altüst oldu."

Benim kuşağıma 78'liler deniyor. Bu nitelemeyi çok anlamlı bulmuyorum, çünkü 78 tarihinin hiçbir karşılığı yok. Bizleri de 68'e eklemek gerekir. Çünkü saban toprağa 68'de girdi. Bizler toprağı, bize gösterilen istikamette sürmeye devam ettik. 78, aslında 68'in ikinci evresi. Ama daha acılı bir evre. Benim kuşağım, ilk neslin edebiyatını yaptığı acıları demir bir cenderenin içinde çekiçle örs arasında şekillenerek yaşadı. Bu yüzden bizler daha gerçekçiyiz. Üzerimizden 68'in ilk kuşağının hantal yükü kalktıktan sonra kendimizi daha iyi ifade edebiliyor, hesaplarımızı daha eksiksiz görebiliyoruz.

Tarihteki yekpare bütünlüğü takip etmek isteyenler 68'in kırkıncı yılında görülmeye başlanan Ergenekon Davası'nı da 40 yıl gecikmiş bir dava olarak görmeliler. Ateşi ışık zannedip yanıp tükenen neslin sorumluları bugün Ergenekoncu sıfatıyla yargılanıyorlar.



Yorum
68 kafası
Yazar Sanih açık 2008-11-09 19:23:24
68 kafası için bkz. 
 
http://www.kriter.org/index.php?option=com_content&task=view&id=785&Itemid=52 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Son Güncelleme ( 09-11-2008 )
< Önceki   Sonraki >


Advertisement

Kullanıcı Girişi
Ziyaretçi Sayısı
66626853 Ziyaretçi
 
www.beyaz.net